Mahmure

Yazarlar

Blogcu Anne Elif Doğan

Dâhiyane: Dahi Anne

Dâhiyane: Dahi Anne

Çocuk bakmak, çocuk büyütmek zor iş şekerim. Yorucu, fiziksel olarak. Ama en çok da manevi olarak.

dahiyaneanne

“Acaba doğru mu yapıyorum, yanlış mı?” düşünceleri sürekli annelerin aklını yer durur. “Yeterli yiyor mu? Uykusunu aldı mı? Bakıcı mı baksın, okula mı vereyim?” soruları biz annelerin kafasını kurcalayıp duruyor.

İşin kötüsü bu soruların kesin yanıtı yok. Evet, bir çocuğun kilosunun düzenli artıyor oluşu, ya da uykusundan mutlu uyanıyor olması doğru yolda gittiğimizi gösteriyor belki, ancak çocuklarımız için yaptığımız birçok davranışın somut bir sağlaması yok. Doğru yaptığımızı ümit edip, devam ediyoruz yolumuza.

Bu yüzden de bazı yatırımlarımızın bize olumlu davranışlar olarak geri dönmesi bizi mutlu hissettiriyor. Doğru yolda olduğumuzu düşündürtüyor. Ve hatta bazen, çok nadir de olsa, mükemmel bir iş çıkardığımızı bile inanmamıza sebep oluyor.

Mesela ben bazen öyle şeyler yapıyor ve istediğim sonuçlar alıyorum ki, kendimi DAHİ bir ANNE gibi hissediyorum. Dâhiyane.

Somut bir örnek vereyim: 2 yaşını geçen hafta tamamlayan Derin oğlum gündüz uykularını teke indireli çok oldu. Uzun zamandır öğlene doğru uyuyor, uyanıyor, yemeğini yiyor ve gününe devam ediyor.

Ve fakat son zamanlarda üst üste gelen seyahatlerden midir, bahar yorgunluğundan mıdır, yoksa paşa gönlünün keyfinden midir, neyse artık, sabahları uyandıktan kısa süre sonra huysuzlanmaya başlar oldu. Uyutsam uyumuyor, uyutmasam ayrı dert, ne yapacağımı şaşırdım.

Yine bir “bu çocuğu yemek yedirip de mi uyutsak yoksa yedirmeyip de mi uyutsak” ikileminden sonra güç bela yatırdığım Derin oğlan yaklaşık 45 dakika sonra uykusundan ağlayarak uyandığında zorlu bir süreçle (!) karşı karşıya olduğumun farkındaydım. Nitekim, “Anne Özlü Sözleri”mden de (/yazarlar/elif-dogan/Erken-yatan-ge%C3%A7-kalkar/821815) bildiğim gibi “Çocuk gündüz uykusundan ağlayarak uyanıyorsa uykusunu alamamış demektir. Öyle bir durumda sana kolay gelsin ve hayatta başarılar”dı.

Ancak dâhice bir fikir geldi aklıma: Acaba ben bu çocuğu geri uyutabilir miydim? Perdeleri açtığımda çığlığı bastığına göre, belki de uykuya direnmeyecek, tekrar uyumak isteyecekti… Ama başarabilecek miydim? Yoksa kucağımda mızıldanıp duracak, ne kucağımdan inmek isteyecek, ne yatağına gitmek isteyecek, beni iki arada bir derede mi bırakacaktı?

Kaybedecek bir şeyim yoktu. Denemeye değerdi. Sakin sakin şarkı söylemeye başladım. Ve sonunda ne oldu biliyor musun sevgili Mahmure okuru? Derin oğlum yatağına doğru davrandı. Onu yatırmamı istedi, dahası bana “Den dit anne” dedi, ve bir buçuk saat daha uyumaya devam etti.

Başarmıştım. Çocuğumun ihtiyacı olan şeyi tahmin edebilen, dahası onu anında verebilen, harika, mükemmel DAHİ bir ANNEydim ben!

Tabii ki her güzel şey gibi bu his de kısa sürdü. Derin oğlum o günün geri kalanında, ve sonrasında beni yaptığım şeylerin doğruluğunu sorguladığım durumlara düşürmeye devam etti, ediyor.

« tüm yazıları
5532
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.