Mahmure

Yazarlar

Blogcu Anne Elif Doğan

Çalışmak ya da çalışmamak. Bütün mesele bu değil.

Çalışmak ya da çalışmamak. Bütün mesele bu değil.

Annelere yönelik reklamlar, belirli ürünler, gazetelerde, web sitelerinde, dergilerdeki makaleler genellikle “çalışan” anneler için: Çalışan anneler için pratik yemek çözümleri. Çalışan anneler için çocuğunuzla kaliteli vakit geçirmenin yolları. Çalışan anneler için şu. Çalışan anneler için bu.

çalışmak ya da

İyi de, “çalışmayan” anne var mı ki?

Bence yok. Çalışmayan anne yok. Hatta şöyle söyleyeyim:

Çalışmayan anne yoktur. Evde çalışan anne vardır. Bir de hem evde, hem dışarıda çalışan anne var.

Geçenlerde “Ev hanımları haftada 40 saat iş yapıyor. Çalışan anneler haftada 40 saat ofiste çalışıp 20 saat mesai de ev işlerine harcıyorlar.
”diyen bir yazı okudum. Ev hanımları? Haftada 40 saat mesai? Tabii, ne demezsiniz? Ben sabah 8’e kadar yatağımdan çıkmıyorum. O sırada çocuklar kendileri uyanıp kahvaltılarını koyuyorlar. Büyük olan okula gitmeye hazırlanıyor, küçük olan altını kendi değiştiriyor. Ben bu sırada “mesaim başlamadığı” için çayımı içiyor, gazetemi okuyorum. Saat 9 oldu mu mesaim başlıyor. Evi topluyor, yemek yapıyorum, çocuklarla ilgileniyorum. Saat 5 dedin oldu mu da paydos ediyorum. Ondan sonra çocuklar yine kendi işlerini kendileri hallediyorlar. Ev de sihirli bir değnek yardımıyla toplanıyor. Ne de olsa benim mesaim bitmiş oluyor!

Böyle bir şey var mı, Allah aşkına? “Ev hanımı” ne demek? Bunu söyleyenler, “çalışmayan” annelerin bütün gün evde hanım hanımcık oturduğunu mu sanıyorlar?

Annelik her daim zor. Evde de çalışsan, dışarıda da çalışsan zor. “Evde çalışan anneler daha fazla yoruluyorlar”, ya da “dışarıda çalışan anneler daha çok tükeniyorlar” gibi genel kıyaslamalara gitmek doğru değil. Herkesin iş yükü farklı.

Ancak “çalışmayan” yani evde çalışan annelere yönelik düzeltmek istediğim bir genelleme var. Sanılıyor ki “çalışmayan anne” olmak, bütün günü çocuğuyla beraber çizgi film seyretmek, çocuklarını parka götürüp eve geldiklerinde de blokları üst üste dizerek oyun oynamak, “uzmanların önerdiği gibi” çocuk uyuduğu zaman uyumak, geri kalan zamanlarda da “kaliteli zaman geçirmek” demek.

Hayır, efendim, öyle değil. Çalışsan da çalışmasan da anne olmak demek, evin hademeci başı olmak demek. Temizliği üstlenen bir yardımcı varsa temizlik malzemelerinin eksiksiz ve çalışır durumda olduğundan sorumlu olmak, yardımcı yoksa temizliği de yapan kişi olmak demek.

Anne olmak demek, evin getir-götürcüsü olmak demek. Kahvaltıda taze ekmek, o günkü yemek için domates-soğan, kirli çamaşırlar için deterjanı eksik etmemek demek.

Anne olmak demek, evin terzisi olmak demek. Sökük çorap, dizi yırtık pantolonların üstesinden gelmek, şahsen gelemiyorsan da gelinmesini sağlamak demek.

Aşçı, bakıcı, öğretmen, oyun ablası, animatör, psikolojik danışman, arabulucu, şoför, temizlikçi olmak demek.

Tabii bütün bunları yaparken, evden yürütmeye çalıştığın başka bir işin varsa onun da hakkını vermeye çalışmak demek.

Görüldüğü gibi mesele çalışmak ya da çalışmamak değil. Anne kişisi evde olsun, dışarıda olsun çalışmadan durmuyor, “hanım hanımcık” oturmuyor. Bu da böyle biline.

« tüm yazıları
1760
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.