Mahmure

Yazarlar

Blogcu Anne Elif Doğan

Antitezler arasında tezlere tutunmak

Antitezler arasında tezlere tutunmak

İnternet bilgi çağı... İyi, süper. Her türlü bilgiye ulaşabiliyoruz. Harika. Ama bazen fazla geliyor bana bildiklerim. Kaldıramıyorum.

Güncellenme tarihi: 28.04.2014
Antitezler arasında tezlere tutunmak

Anne olarak çocuk bakımı olsun, sağlık olsun, beslenme olsun, birçok konuda internete yöneliyorum. Ama bazen pişman oluyorum! Çünkü her tezin bir antitezi var. Her iddianın bir karşı iddiası var. Öyle olunca bazen yaptıklarımın doğruluğundan şüphe duyuyorum. Ne yapacağımı şaşırıyorum.

En basiti, son zamanlardaki süt tartışması... "İnek sütü inekler içindir" diye bir tez var. Daha doğrusu, her hayvanın sütünün kendi yavrusu için olduğu, bu durumda insan yavrularının da sadece anne sütüyle beslenmesi gerektiğini söyleyen bir tez bu. Bu görüşü benimseyen uzmanlar, sütün alerjik bir gıda olmasından ve ileri yaşlarda sorun yaşanmasına sebep olmasından hareketle çocukların süt yerine yoğurt, peynir, kefir gibi yan ürünlerle beslenmeleri gerektiğini söylüyorlar.

Ben çocuklarıma süt içiriyorum. Her ikisine de bir yaşındayken başladık. Hala yatmadan önce birer bardak içerler. Ayrıca gün içinde de bazen, örneğin kek falan yiyorlarsa, yanında götürürler sütü de... Çok seviyorlar.

"Çocuklara süt içirmeyin" iddiası beni düşündürtmüyor değil. Bir yandan "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" demiyor değilim. Ancak henüz "inek sütü inekler içindir"e yüzde yüz ikna olabilmiş değilim. Sanırım biraz daha geniş çaplı ve uzun süreli araştırmaların olması gerekecek bunun için.

Ve fakat bu her-tezin-bir-antitezi olayı bir anne olarak beni ürkütmüyor değil. Sık sık "Onu yedirmeyin, bunu içirmeyin... Peki, nasıl beslenelim?" diye isyan etmek isterken buluyorum kendimi. Bir seferinde "Su ile beslenmek istiyorum!" dedim, ta ki onun da türlü türlüsü var olduğunu hatırlayana kadar.

Aşağıda mutfak prensiplerimi paylaştım. Bunları öneriden ziyade kafası karışık bir annenin bilgi dünyasında tutunabilme çabaları olarak görmenizdir dileğim.

Haberin devamı için tıklayın!

« tüm yazıları
2133
YORUMLAR

Merhaba Elif, Ben seni blogundan da takip ediyorum, benim de 7 yaşında 1 kızım var ve 2 yaşından itibaren tanıştığımız doktorumuz sayesinde biz de daha titizlikle beslenen, sorgulayan bir aile olduk, senin uygulamalarının hemen hemen aynısı bizim evdeki, yalnız değilsin, bilmeni istedim :) Doğru beslenme ve doğru ruh durumları, mutlu olmaya yönelik olumlu davranışlarla hastalıklardan oldukça uzak durulabileceği fikrindeyiz, sevgilerimle...

Aylin Öztürk 19.12.2011 15:22:25

plastiklerden suya geçen kimyasallar, başka bir hayvanın sütünden daha korkunç bence. benim çocuklarım dil peyniri dışında peynir yemezler, çorbanın dışında da yoğurt yemezler, kefiri de ayran diye güç bela içirebiliyorum. sütü de çok seviyorlar, ben de çok severim en az onlar kadar. günde 2-3 bardak içiyorum. ben süt içilmemesi fikrini saçma buluyorum. yüzyıllardır ineklerin üstünü içiyor insanlar... bana kalırsa asıl tehlike suda. biz tezgah altı reverse osmosis sistemli bir arıtma cihazı kullanıyoruz.kanserin en büyük sorumlusu o kaliteli sandığımız pet şişeler aslında.

mehtap 19.12.2011 14:42:28
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.