Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Sevgiyi satın alamayız!

Sevgiyi satın alamayız!

Hayatınızda gerçekten bir şeyi istediniz mi? Elde etmek için bütün kalbinizi ortaya koyduğunuz bir şeyi? Sonunda onu elde ettiğinizde ne oldu? Bir adrenalin yükselmesi mi ortaya çıktı? Bir zafer duygusu mu? Tamam. Sonra ne oldu? Büyük ihtimalle yeni bir amaç doğrultusunda çalışmaya başladınız, belki daha zorlayıcı bir amaç doğrultusunda.

Ne başarırsak başaralım, hiçbir zaman yeterli görünmüyor. Her zaman daha fazlası var. Hayallerinizdeki arabaya mı sahip oldunuz? Şimdi ikinciye ihtiyacınız var. Neden her zaman daha fazlasını bekliyoruz?

Çoğumuz bütün hayatımızı bekleyerek harcarız. Bu öyle bir alışkanlık haline gelmiştir ki beklediğimiz şeyler (terfi, evlilik, çocuklar) sonunda gerçekleştiğinde onların kendi bütünlükleri içinde tadını çıkarmaktan acizizdir—başka bir şeyi (emeklilik, tatil, boşanma) beklemekle meşgulüzdür. Bu aslında ne istediğimizi bilmediğimizdendir. Bir şeyleri istediğimizi düşünürüz ama gerçekte tatmin olmak istiyoruzdur. Gelecekten bir şey istediğimizi düşünürüz ama gerçekte sadece kendi gerçeğimizle yüzleşmekten ve içinde bulunduğumuz anı kucaklamaktan kaçınıyoruzdur. 'Şu an,' 'şimdi' sahip olabileceğimiz tek şeydir. Gerisi tahmin ve hayaldir ama hayatın gerçekten yaşandığı yer burası ve bu andır. Bu anın mükemmeliyetini kucaklamaktan acizsek, hayatın tadına varmaktan acizizdir. Aslında maddi olarak ne kadar başarılı olduğumuz önemli değildir; zenginsek ama 'an'da olmayı beceremiyorsak sadece daha pahalı bir çaresizlik formuna ulaşmışız demektir.

Ruhsal öğretmenlik yolculuğumda milyarderlere, artistlere, işadamlarına ve jet sosyeteden kişilere bir şeyler öğrettim. Bu kişilerin tabii ki maddi özgürlükleri var ama tatmin olmuş değiller. Maddi zenginliğin mutluluk getirmediğini görmek için sadece ünlülere bakmamız yeterli—sayısız depresyon, madde kullanımı ve ayrılıkla sonuçlanan ilişki vakası hepimiz tarafından biliniyor.

Memnuniyetsilikle yüzleşmenin dayanılmazlığı

Maddi zenginliğe gereğinden fazla önem veriliyor. Ben bunda yanlış bir şey olduğunu söylemiyorum; sadece hiçbir zaman yeterli değildir. Hayatımızı atasözünde adı geçen havucu sonsuza dek kovalayarak bir yarıştaymışız gibi yaşıyoruz. Her zaman bir yere ulaşmaya çalışıyoruz; fiziksel bir yere değilse de duygusal veya zihinsel bir yere; tüm bunların altında ise 'burada' olmak dışında herhangi bir yerde olma isteği var.
« tüm yazıları
2050
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.