Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Kişisel imaja sahip misiniz?

Kişisel imaja sahip misiniz?

Profesyonel yaşamda başarılı bir kişisel imaja sahip olmanın ilk adımı kendimizi tanımak ve görüntümüzle, tavrımızla vermek istediğimiz mesajları belirlemek. Ancak bu şekilde kişilerin bizimle ilgili fikirlerini kontrol edebiliriz.

Biliyoruz ki iletişimde ilk izlenimlerin yeri çok büyük. Başkaları üzerinde bıraktığımız izlenimlerin nerdeyse % 90'a yakını ne söylediğimizden çok neyi nasıl söylediğimiz ve hareketlerimizle ilgili. Çünkü insanlar gördüklerine inanıyor. Örneğin işinizde uzman bir yönetici olduğunuzu söylüyorsunuz ancak görüntünüzle de bunu desteklemeniz gerekiyor. Ya da bir imaj danışmanı işiyle ilgili sahip olduğu teorik bilgileri kıyafetleriyle, kişisel bakımıyla, duruşuyla da desteklemeli ki izleyici için inandırıcı olabilsin. Bunun için görüntünüzle verdiğiniz mesajları iyi gözlemlemelisiniz. İmajınızla yansıttığınız mesaj sizin için ne diyor? Güvenilir, bilgili, işini ciddiye alan ve sorumluluk sahibi bir profesyonel. Aynı zamanda özgüveni sağlam, kendinden emin, çalışma arkadaşları tarafından sevilen ve saygı duyulan bir kişi mi?

Kişisel imaj yönetimi taktikleri ile içerdeki sizi doğru ve etkili bir şekilde dışarı yansıtarak profesyonel ve sosyal yaşamdaki rollerinize uygun ve aynı zamanda tutarlı bir profesyonel imaj çizilmelidir.

Tutarlılık burada anahtar kelime. Tıpkı markaların pazarlama stratejilerinde olduğu gibi kendinizi yani kişisel markanızı pazarlama stratejiniz de tutarlılık gerektirir. Tutarlı bir kişisel imaj baştan ayağa her an tutarlı, olumlu ve profesyonel kimliğe uygun mesajlar verebilmektir. Tutarsız bir profesyonel sadece üstleriniz için değil bu arada sizi modellemeye çalışan sizinle çalışan astlarınızın da kafasını karıştıran sinyaller gönderir. Bir gün yurtdışından yöneticiler geliyor diye takımlarını giymiş, şık ve bakımlı iş kadını, bir diğer gün markete sebze alışverişine çıkmış ev kadını kimliğinde işyerinde tezat bir imaj sergilemenin kimseye faydası yok.

Örneğin işyerinde itibarınızı güçlendirmek istiyorsanız ya da otorite problemi yaşıyorsanız klasik kesimlerde koyu renk takımlarınızla yüze yakın bölgede kontrast yapacak daha açık renk bluzları ve uygun aksesuarları kombinleyerek daha otoriter bir izlenim bırakabilirsiniz. Takım elbiseler renkleri, çizgileri ve kumaşları ile en otoriter mesajı veren kıyafetlerdir. Ya da sevilen bir kişi olmak, iş arkadaşlarınıza ve müşterilerinize yaklaşılabilir mesajlar vermek sizin için daha gerekliyse tweed gibi farklı dokuları ya da profesyonel yaşama uygun klasik desenlerde kumaşları ya da daha açık renkleri seçebilir, birbiriyle uyumlu alt ve üstleri kombinleyebilirsiniz. Bu tarz giyim diğerine göre daha samimi bir hava yaratacaktır. Çünkü sadece çizgiler, stiller değil elbette renk seçimleriniz kişiler üzerinde bıraktığınız izlenimlerde belirleyici rol oynar. Kıyafetlerinizin renkleri profesyonel kimliğinizle uyumlu olduğu kadar ortama da uygun olmalıdır.

Bir diğer önemli noktayı da unutmamak lazım, siz kendinize nasıl davranırsanız çevrenizdekiler de size öyle davranır. Yani sadece dışardan içeri değil, içerden de dışarı imajınızı güçlendiren yine sizsiniz. Siz kendinize güvenirseniz ve bunu yansıtırsanız başkaları da size güvenecektir. Kişinin kendisiyle iç konuşmaları yapıcı olduğu sürece özgüveni sağlamlaştırmada çok güçlü bir araç. Aksi takdirde olumsuz düşüncelerimizle kendimize olumsuz mesajlar vermeyi sürdürürsek, ne kadar profesyonel bir giyim tarzımız olursa olsun hal ve tavırlarımız olumsuz düşüncelerimizin gölgesinde kalacaktır.

Suna Kabadayı
İmaj Danışmanı
Sekizinci Renk

« tüm yazıları
1071
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.