Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Hayatınızda tutku var mı?

Hayatınızda tutku var mı?

Yaşamla ilgili danışmanlık ve destek hizmetleri ne kadar popüler ve önemli hale geldi farkında mısınız? Adeta her köşe başında bir uzman bulunmaya başladı. Neden dersiniz?

Görülen o ki insanlar nasıl daha güzel yaşayabileceklerine dair ne kadar çok alternatif geliştirirlerse "güzel bir yaşamdan" bir o kadar uzağa düşer oldular. Unutulan, eksik ve hatta fazla yapılan bir şeyler var sanki...

Doğduğumuz andan itibaren bir sürü bilgiyle karşılaşır, bunları öğrenir, depolar ve kullanır, kullanmadıklarımızı atarız. Temiz bir defterin sayfalarının birer birer cümlelerle dolması gibidir bu süreç. Öğrenmenin bir kısmı bilinçli, bir kısmı bilinçsizce biz farkına bile varmadan gerçekleşir. Olaylar karşısında takınacağımız tavırlar, tutumlarımız, alışkanlıklarımız daha biz çocukken birer birer şekillenir. Geçen yıllarla büyürüz, kendimize özgü bir duruşumuz olur.

Yetişkin insanlar olarak hedefler koyar, istekler duyar bunlara kah ulaşır kah ulaşamayız. İsteklere ulaşmak önemlidir tabi ancak bunun ilk adımı gerçekten ne istediğinin farkına varmak, bunun bilincinde olmaktır. Gerçek istekler kişinin kendi değerleri ile örtüşen onun için anlam ifade edenlerdir. Bir de gerçekte bize ait olmayan, duyup, görüp ön kabulle peşine düştüğümüz tanımlar vardır ki bunların kendi sesimizi bastırmasına izin verirsek kendimizden uzakta bir yaşam süreriz. Mesela büyük bir şirketin tepe yöneticisi olabilir ama başarılı olduğumuzu hissetmeyebiliriz. Hem de her şey yolunda olsa bile. Çünkü başarıyı genel kurallara göre tanımlamışızdır ve kendi tanımımızı oluşturmamışızdır. Hiç herhangi bir şeyi çok isteyip, o gerçekleştiğinde hayal ettiğiniz duyguyu yaşamadığınız oldu mu?

Bilgimiz ve fikrimiz var da kendimizi yeterince tanıyor, yeterince seviyor muyuz acaba? Yaşamımıza gerçekten açık yüreklilikle bakabiliyor muyuz? Ne istediğimiz, ne istemediğimiz konusunda düşüncelerimiz net mi? Yaşamımızı isteklerimiz ekseninde döndürme cesaretini sahip miyiz? Kendimiz için hangi adımları atıyoruz, isteklerimizi gerçekleştirmek için neleri riske ediyoruz? Yaşamımızda tutku ve coşkuyu nereye konumlandırıyoruz ve ne kadar yaşıyoruz?

Yaşamların öyle ya da böyle yeniden şekillendiği yıllardan geçiyoruz. Bir sürü değişikliğe uyum sağlamamız, ekonomik çalkantılar, gelecek kaygısı gibi bize engel olabilecek şeyler arasından sıyrılıp yaşamımızın bize özgü çizgilerini oluşturmamız lazım. Bir yönüyle kendi defterimizde nelerin anlatılacağını kurgulamak ve nasıl bir öykümüz olacağına karar vermek anlamına geliyor bu. Öykünün ana kahramanı nasıl bir hayat yaşamalı? Nasıl bir hayat yaşarsa "yaşamının anlamına" hizmet etmiş olur.

Bu cevabı o kadar kişisel düzeyde verilecek bir sorudur ki... Hatta gelin bunu biraz daha kolaylaştıralım sizin için. Düşünün ki 100 yaşındasınız, son derece sağlıklısınız. Sevdiklerinizle, arkadaşlarınızla kutlayacağınız doğum gününüz bu akşam. Evde sizden gizli olarak bir doğum günü partisi hazırlığı devam ediyor. Tabi siz her şeyin farkındasınız. Kapının ardına gizlendiniz. Tam da sizin hakkınızda konuşuyorlar. Onları dinlemeye başladınız. Sizinle ve yaşamınızla ilgili neler söylüyor olabilirler? Hadi düşünün, cevabınızı not edin bir yere. Çünkü çok önemli. Yazdığınız kelime ve cümlelerle anılmak, tanımlanmak için bugün neler yapıyorsunuz? Sizin tutku dolu yaşam öykünüzü anlatan o sadece size özel defterde yazdığınız satırlar neler söylüyor?

Sevgiyle kalın...

Tülin Kahvecioğlu
İş ve Yaşam Koçu

tulin@tulinkahvecioglu.com
www.tulinkahvecioglu.com

Not: Bu yazı Statüs Dergisinde yayınlanmıştır!
« tüm yazıları
1199
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.