Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Geçmişin gölgesinde yaşamak

Geçmişin gölgesinde yaşamak

Hangi zaman diliminde yaşıyorsunuz? Geçmiş? Bugün? Gelecek? Kolaycılığa kaçıp hemen tabi ki bugün demek yok...

Yaşamınızda sizi etkileyen ve şu an bulunduğunuz noktadan baktığınızda farklı şekilde davranmış olmayı istediğiniz durumlar var mı? Vardır diyenleri bir an düşünmeye davet ediyorum, kendinizi yargıladığınız, hatırladıkça kötü olduğunuz o durumu başarısızlık değil sadece bir geri bildirim olarak değerlendirseniz ne olurdu?

NLP ile ilgilenenler bilirler. Başarısızlık diye bir şey yoktur, sadece geri bildirim vardır. Ulaştığınız sonucu iki şekilde yorumlayabilirsiniz.

Bunlardan biri başarısızlık çerçevesidir. Eğer kendinize şu soruları soruyorsanız;

o Yanlış nedir?
o Bu kimin suçu?
o Bu niye oldu?
o Bu sizi nasıl sınırlandırıyor?

Bu tür bir irdeleme sizi genelde 'bir daha asla'ya götürür. Oysa ki sonucu geri bildirim çerçevesinde irdelemek de mümkündür:

o Ne istiyorum?
o Nasıl öğrenebilirim?
o Bu nasıl oluştu?
o Bunun ardında ne tür bir fırsat olabilir?

İşte bu tür irdeleme sizi karşılaştığınız sonucun ötesinde bir noktaya götürür ve "bir daha asla" genellemesinin dışına taşır. Bundan da önemlisi yıllar boyu hissedeceğiniz sıkıntı ve ağırlıklardan kurtarır. Farkında olmadığımız davranış ya da düşünce şekillerimiz bizi özel hayatımızda ve iş hayatımızda kendini tekrarlayan türde olayların dolayısı ile sonuçların gerçekleşmesine sebep olurlar. Neden hep aynı şey geliyor başıma dediğiniz bir durum varsa o durumu alıp yukarıdaki basit ama etkili çerçeve nezdinde irdelemenizi öneririm.

Kurumsal hayatta daha ziyade başarısızlık çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapıldığına şahit oluyoruz. Burada en önemli görev takım liderlerine, yöneticilere düşüyor tabi ki. Geri bildirim çerçevesinde bir değerlendirme durumu suç ve suçlu ekseninden çıkartır ve sorunların ötesinde cevaplara ulaşılmasını sağlar.

Yaşamın içinde küçüklü büyüklü biriktirdiğimiz "bir daha asla"larımız bizim kendimizi gerçekleştirmemizin önündeki en hassas engellerdendir. Kendimizi geçmişin deneyimlerinde cezalandırarak, cezayı bugüne ve hatta geleceğe de kesmeye devam ederiz. Durumla ya da olayla en önemlisi merkezindeki kendimizle barışmadığımız noktada kaybedilen yıllarla beraber öz güven hesabımızdan harcanmaya devam eden kredimizdir... Oradan, o durumdan alacaklarımızı almamış ve defterin o sayfasını kapatmamış oluruz.

Geçmişi değiştirmek mümkün değil. Geçmişi değiştiremeyiz ama bugünümüzü nasıl yaşayacağımıza kendimiz karar verebiliriz. Geçmişte öyle ya da böyle davrandığınız, yapmanız gerekirken yapmadığınız herhangi bir şey için hala canınızı acıtıyorsanız geçmişte yaşıyorsunuz demektir. Bu can acısından korkarak geleceğinizin bir parçası olmasını arzu ettiğiniz şeylerin önüne bir set çekiyorsanız hem bugününüzü hem geleceğinizi ipotekliyorsunuz demektir.

Kendinizi ellerinizi uzatmak isteyip uzatamaz, isteme cesaretini gösteremez, isteme hakkınızın farkında olmaz bir durumda bulursanız sahneyi bir an dondurun. Bir adım geri çekilin ve kendinize sorun, bu nasıl oldu? Bunu nasıl değiştirebilirim? Geçmişteki başarısızlık diye nitelendirdiğiniz durumlar bugününüzün sınırları olmasın. Yaşadığımız her şey bizi bugüne getirdi, siz başınıza gelenlerin, onlara nasıl tepki verdiğinizin, karşılaştığınız sonuçların bir bütünüsünüz ve bundan çok çok daha fazlasısınız. Kendinizin davranışlarınızdan daha fazlası olduğunuzu fark ediyor musunuz? Bir insanı oluşturan unsurlar o kadar zengin ve farklıdır ki ve en özeli de o unsurların merkezindeki kimseye benzemeyen eşsiz benliğinizdir. Bu eşsiz benliğin yaşamda kendini ifade etmesi için neler yapıyorsunuz?

İnsanın sahip olduğu tek şey gerçekte bugün. Çünkü dün zaten yaşandı, geçmişte kaldı, zihnimizden başka bir yerde ona dokunmak mümkün değil. Yarın bir umut, olmasını temenni ettiğimiz... Bugün ise gerçekten sahip olduğumuz şeydir. Bugünü hakkını vererek mutlulukla yaşarsak yarını da mutlulukla oluştururuz. Geçmişimizi kabul etmek, yaşamımızın sorumluluğunu üstlenmek başlangıçta cesaret gerektirebilir. Ancak bu cesareti gösterenler diledikleri gibi bir hayatı oluşturabilirler.

Kendi önünüzde engel değil, kendinizin en büyük destekçisi olduğunuz günler diliyorum...

Sevgiyle kalın.

Tülin Kahvecioğlu
İş ve Yaşam Koçu

tulin@tulinkahvecioglu.com
www.tulinkahvecioglu.com
« tüm yazıları
1453
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.