Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Fedakarlık! Ama nereye kadar?

Fedakarlık! Ama nereye kadar?

Gönül Derman sizlerden gelen soruları cevaplıyor.

Fedakârlık! ama nereye kadar?

Merhaba Gönül Hanım,
Maalesef yine çok kötüyüm. Dün çok kötü şeyler oldu, eşim ile ben ailesinin yanında çok büyük bir kavga ettik. Ama ben artık susamıyorum, buradakiler yani Türkiyedekiler kadının hep susmasını bekliyorlar. Kadın hep susacak, ama elimde değil ben artık susamıyorum. İsterdim ki sabırlı olayım, insanları bazen daha hoş göreyim, ama yapamıyorum, sanki her şey herkes üzerime geliyor.
Dün ben terbiyesizlik yapmışım, kayınvalideme "sen araya girme anne" dediğim için. Bunu da öbürlerinin ne dediğini duymak için dedim. Sonra görümcem annemin üzerine gitti, işte bak sen hep böyle yapıyorsun, sana demedim mi birileri konuşunca sus diye filan, bunu ama sanki ben söylemişim gibi benim üzerime kaldı.
Eşim beni sık sık suçlar, yaptığım söylediğim her şeyi, beni eleştirir, hâlbuki birçok insan benim ne kadar terbiyeli ve saygılı cana yakın filan olduğumu söyler. Ve eşim bunun bilincin de hoşuna da gider ama ailesinin yanında sanki ağzıma bakıyor, bir şey çıksın da söyleneyim diye. Dün olduğu gibi. Ben orda çıldırdım maalesef, birden bağırdım ve dedim ki söyleyin artık benim ne terbiyesizliğim var diye, varsa bileyim diye. Çünkü eşim bu konu da beni sürekli uyarıyor. Yani artık gerçekten bilmek istedim, çünkü inanın Kayınvalidemi kendi annemden daha çok seviyorum. Ona ve eşimin bütün ailesine nasıl daha fazla hürmet göstereceğim diye uğraşıyorum. Eşimin eski eşi, bunlarla hemen hemen hiç görüşmezmiş bile, ama konuşmadan sürekli onlara kendinden alt olduklarını gösterirmiş. Ve onun gerçekten çok terbiyesizlikleri olmuş, herkesin o bayandan korktuğunu biliyorum, eşimin arkadaşları akrabaları evine uğramazmış arkadaşlarımızın hepsi anlatıyor bunu. Ama eşim ona hiçbir şey söyleyemiyormuş. Despot bir kadınmış. Hatta aman bu kadın oğlumuzu daha fazla üzmesin diye, herkes ona hizmet ediyormuş. Bende anlamıyorum eşim benden ailesine karşı bu kadar hürmet ve sevgi görüyor, ama sanki ben ben değilim de eski eşinin yaptıklarını yapıyorum gibi yine üzerime geliyor. Hata ben onları evime çağırırım yemekler yaparım, hani siz önermiştiniz ya, inanın hiç durmuyorum, çalışıyorum, yemek yapıyorum, her hafta en az bir defa yatılı misafirim olur, birde eşim sık sık sen insanları sevmiyorsun der nedense ki ben çok sosyalimdir. ama bazen kitap okumayı spor yapmayı da severim, bazen de o kadar yorulurum ki mesela 3 hafta yoğun geçtikten sonra bu pazar ilk defa kimseye gitmedim ve bir şey yapmadım televizyonun önüne büründüm, o zaman sevgili eşim "sen insanları sevmiyorsun dedi" (tabi evin temizliğini ve yemeği yaptım)...
Neyse sorduğumda annem "hayır kızım bir terbiyesizliğin yok dedi" sonra ama eşimle devam ettik kavgaya. Ben burada hatta ettim ve herkesin içinde eşimin üzerine gittim. Belki de susmalıydım. Sonra işime dönmek zorunda kaldım, işyeri çok soğuk olduğu için, bir şeyler giymek için evime döndüm, bir baktım ki eşim kıyafetlerini evden almış bile. Bende bak dedim annem benim hareketlerimde terbiyesizlik yok dedi dedim, ya öylemi diye o zaman gel dedi. Sonra annesini, görümcemi ve halasını çağırdı ve annesi gerçekten benim hareketimin terbiyesizlik olduğunu söyledi ve hatta ben "sus konuşma" demişim. Ve orda eşim beni acayip ailesine kötüledi ve ailesi de sanki ben eşimi kötülüyormuşum gibi acayip bir kavga çıktı ve eşimde beni orada bitirdi ama biliyorum aslında amacı bu değil, amacı sadece baskı, artık ben buna inanıyorum, son sözü zaten buydu ailem var arkadaşlarım var. bence sevse beni bak ailemiz var der ve beni düşman olarak görmez, bana güç gösterisinde bulunuyor sanki...
Aslında Gönül Hanım, kısacası iş çığırından çıktı. Biliyorum bu kadar detaya gerek yok.
Aslında ben de bu ilişkiyi kurtarmak için bir şey yapmak istemiyorum artık, hem eşimin düzeleceğine hem kendimin düzeleceğine inanmıyorum ve ona karşıda güvenim de fazla değil, ben ömrüm boyunca eski eşinin yaptığı hatalarının cezasını mı çekeceğim? Ama bazen de eşim normal bana değer veriyor, bir dediğimi 2 etmiyor, bilmiyorum, bilemiyorum, hayat çok garip, birde bütün bu kavgaların sonunda yinede evde kaldı ve benden "ben hata yaptım, kavgayı ben başlattım dememi bekliyormuş" çok ilginç.
Kendimi çok mutsuz ve değersiz hissetmeye başladım. Saygılarımla...

Merhaba,
Benim iyi niyetli kızım. Seni yine çok üzmüşler. Önceki maillerinden biliyorum. Bu kadar eğitimli fedakâr bir genç hanımın bu kadar eleştirilmesi ve incitilmesi akıl alır gibi değil. İş yerinde de hepsin den daha eğitimli olduğun için seni değersiz göstermek için türlü yollar denediklerini de yazmıştın. Evde de bu sorunlar. Ama bu nereye kadar devam edebilir artık bir düşünmelisin. Sürekli verici taraf sen olmuşsun. Verdikçe de taleplerin ardı arkası kesilmemiş. Geçmişin bedelini ödeyecek kişi sen değilsin. Anladığım kadarıyla elinden gelen ne varsa fazlasıyla yapmışsın ve yapmaya devam ediyorsun. Sürekli özür dilemen alttan alman bekleniyor senden. Belki artık bunlara dur demenin zamanı gelmiş. Biraz da sevgi saygı karşılık görmeli ki devamı gelebilsin. Fakat seninki tamamen tek taraflı. Biraz da rolleriniz karışmış sen erkek ve sürekli sevgili eşini nazlandıran şımartan taraf olmuş ve bunun neticesin de genç bir kadın olduğun gerçeğini geriye atmışsın. Biliyorsun ne olursa olsun evliliğiniz için çabalayın derim ama sürekli bir tarafın çabalamasıyla bu gemi karaya oturur.

Kaldı ki eşin tartışmalarınız da ailesini çağırıp seni onların eleştirilerine maruz bırakması onların da taraf olması beni çok üzdü. Seni kim bilir nasıl rencide etmiştir. Annesinin hayır saygısızlığın yok demesinden sonra! Eşinin aile mahkemesi kurup sen suçlusun kararın da seni mahkûm ettirmesi ise beni dehşete düşürdü.

Bunlar normal davranışlar değildir. Zaten senin sinirlerin bu yüzden bozulmuş ve kafan karışmış. Sen değerli birisin. Hem de çok değerli. Bunca eğitim almış kendini yetiştirmiş ayaklarının üzerinde durmasını öğrenmişsin. Ama yaşadığın durumlar neticesin de kendini değersiz hissettirmişler sana. Bunu kendine yapma yaptırma.
Kalk artık silkelen toparlan bir danışmandan yardım al ve yine kendine saygı duyan başarılı bir genç kadın olarak hayatına yeni bir yön ver. Bunları başaracağına inanıyorum çünkü aldığın eğitimlerle bunu yapmak hiçte zor olamaz senin için. Cahil ve seni kıskandıkların dan hasır altı ettikleri o eski kızı ortaya çıkar. Kimseye bir açıklama yapmadan kendini değerli ve özel hissederek yavaş yavaş. Asla ben mutsuz ve değersizim deme. Mutluyum değerliyim kimsenin beni alt etmesine izin vermeyeceğim dersen hiçbir şeyin çokta zor olmadığını göreceksin. Ben sana inanıyorsam sen daha çok inan.
Sevgiyle ve gücünle yoluna devam et.

Gönül Derman

>>>>>>
« tüm yazıları
13120
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.