Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Eski dönemlerde annelik daha mı kolaydı?

Eski dönemlerde annelik daha mı kolaydı?

Eskiden annelik daha mı kolay yoksa daha mı zor bunu belirleyebilmek için önce kadının eski ve şimdiki dönemde toplumdaki rolüyle ilgili açıklamalar yapmak daha doğru gibi geliyor bana.

Eski dönemlerde kadınların çoğu ilkokuldan sonra okuldan alınır, onlardan ev işlerine ve kardeşlerine bakması istenirdi. O yaşlardan itibaren kardeşlerinin bakımını da üstlendiği için, bir çocuğun bakımıyla ilgili pek çok şey öğrenmiş olurlardı. Ayrıca şimdiki gibi çekirdek aileler yerine daha geniş aile ortamları mevcuttu. Herkesin birbirine yardımcı ve destek olduğu ortamlar.
Göçlerle şehirler mega kentlere dönüştü, kırsal yaşam tarzından şehir hayatına geçen kadının eskiden eğitimine önem verilmez iken, bu geçiş ile birlikte kız çocuklarının da okuması teşvik edildi ve kadın sanayide kısacası her türlü iş ortamında çalışmaya başladı. Yoğun çalışma saatleri, ulaşım güçlükleri kadının büyük bir zamanını ev dışında geçirmesine sebep oldu. Dolayısıyla aile içinde çocuğuna ayırdığı hem süre azaldı hem de yoğun çalışma şartlarının getirdiği gerilim ve ekonomik mücadeleler kadının enerjisinin azalmasına yol açtı.
Eskiden kadın ev işleri yapar, eve gelen eşini karşılar, çocuğu ile birebir ilgilenirdi. O dönemde anne evde olduğu için her dakika çocuğunun yanındaydı. Tüm enerjisini evine ve çocuklarına yöneltiyordu. Ama tabii bunun da zararları vardı. Neden mi? Çocuğun her türlü ihtiyacını karşılamaya çalışıyor, çocuk anneye bağımlı hale dönüşüyor ve çocuğun özgüven kazanmasını engelliyordu.

İki görev birden

Şimdiki dönemde anneler ise özellikle büyük şehirlerde hem dışarıda işte hem de evde çalışıyor. İş stresi, trafik sorunu derken eve gergin bir şekilde dönüyor. İşinde patronu ya da personeli ile yaşadığı sorunların gerginliğini evindeki kişilerden çıkarıyor. Bir yandan da çocuğu ile zaman geçirememiş olmanın verdiği suçluluk duygusu onun geriliminin artmasına sebep oluyor. Evde de ona destek olan birileri olmayınca kızgınlığı artıyor. 'Çocuk da yaparım, kariyer de' derken çok fazla sorumluluk yükleniyor. İki durumda da yaptıklarından memnun olmamaya ya da yeterli olmadığını düşünmeye başlıyor. Çoğu zamanda çocuğuna yönelik suçluluk duygularından kurtulmak için çocuğunun tüm isteklerini yerine getirmeye çalışıyor. Engellenmeyen çocuk ilerde hiçbir şeyden mutlu olmayan tatminsiz bir birey oluyor.
Bu konuyu yazarken, aklıma çocukluk yıllarım geldi. Çocuğun anneyi nerde görmek istediğini düşündüm. 'Evin içinde çocukları için emek veren ve onları mutlu etmeye çalışan bir kadın olan annem. Okuldan geldiğimde zili çaldığımda kapıyı onun açması nasıl da mutlu ederdi. Yemeğimi hazırlayan, güzel kurabiyeler ve pastalar yapan, kazaklar ören, elbiseler diken, ders çalışırken yanımda oturmasını istediğim annem. Ne kadar bencilce ama ders çalışırken, onun komşuya bile gitmesini istemezdim. Benimle birlikte oturur ve onun yanımda olmasından duyduğum güvenle çok daha iyi çalışırdım'. O ne hissederdi bilmiyorum ama o da mutluydu çocuklarıyla zaman geçirmekten. En azından daha az endişeli, daha az gergin. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Annemde kendi adına çalışsaydı maddi açıdan bizim isteklerimizi daha kolaylıkla karşılamış olmaktan mutlu olacağını çok sık dile getirirdi.
« tüm yazıları
2303
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.