Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

BAMBAŞKA BİR SEVGİ

BAMBAŞKA BİR SEVGİ

Seni özlüyorum... Gömlek dolabını açıp kokluyorum... Kazaklarına dokunuyorum... Dün sokağa senin montlarından birini giyerek çıktım. Seninle kucaklaşır gibi...

Babam artık yok...
Artik "Babacığım" diyeceğim bir babam yok...
Ona sarılamayacağım artık...
Öpemeyeceğim yaşına göre
çok fazla kırışmamış yanacıklarını...

Yanından geçerken,
ya da o benim yanımdan geçerken
mutlaka bana elini uzatır, sırtımı okşardı.

Hastanede yatarken de
elini uzatmıştı kaç kez bana...
Yoğun bakıma yatmadan bir gün önce
yine elini uzattı...
Bu defa "Hakkını helal et" diyerek...
İçim cızzz etmişti o an.
Ağlamak istemiştim.
Ama ağlama isteğim
düğümlenivermişti boğazıma...
"Tabii helal olsun babacım.
Sen de bana helal et" diyebilmiştim sadece.
Hemşire ile onu tekerlekli sandalyeye oturtmuş,
koridorlarda dolaştırmıştım.
Bunun son dolaşmamız olduğunu bilmiyordum...
Sanırım bilmek istemiyordum...

O gün babacığımı, refakatçisi olan annemle
hastanedeki özel odasında bırakıp eve dönerken
duygularım karmakarışıktı.

"Atlatacak" diyordu beynimin bir yanı...
Diğer yanıysa umutsuzdu...
"Ya onu bir daha göremezsem" deyip duruyordu...

Öyle de oldu.
Babacığımı bir sonraki gün gördüğümde
uyuyordu ama
sanki tuhaf bir uykuydu bu seferki...
İyice yanına yaklaşıp nefesini dinledim.
Nefes alıyordu da,
her zamanki gibi değildi solukları

Doktor ve erkek hastabakıcılar gelip
babacığımı sedyeye aldılar.
Annemi ağlama krizine tutulmuş halde
kuzenine bırakıp,
babacığımın sedyesinin peşinden
yürümeye başladım.
İçimden hep dua ediyordum
canı yanmasın, acı çekmesin diye...

Bu onun son yolculuğuydu...
"Tekerlekli sedye" ile
hastane koridorlarındaki son yolculuk...

Asansörde başını okşadım.
"Yanındayım babacım" deyip duruyordum.

Yoğun bakıma geldiğimizde
götürüverdiler onu içeri...
Sanki bana bir şey söyleyecekmiş gibi geldi
ama "Girilmez" yazan kapı açılıp kapanmış,
babacığım diğer kısma geçivermişti.
Ve biz konuşamamıştık bile :(

İçim kaskatı olmuştu.
Boğazım düğüm düğümdü.
Ağlamak istiyordum ama
gözyaşlarım donmuştu sanki.
İnemiyordu bir türlü yanaklarımdan aşağı...
Kalakalmıştım öyle...

Bir ara adımın söylendiğini fark ettim.
Beni önce babamın
yoğun bakım doktorunun yanına aldılar.
Ne kadar güler yüzlüydü Dr.Oktay Demirkan...
Evet... Doktorlar kesin güler yüzlü olmalı.
İnsana korku değil, güç vermeli,
güven vermeli, inanç vermeli...

Sonra beni babamın yanına götürdüler.
Oturur gibi yatıyordu
ağzında oksijen maskesiyle...
Elini tuttum, saçlarını okşadım.
Konuştum onunla:
"Burası neresi diye sakın şaşırma babacım.
Burada daha rahat edeceksin,
daha iyi olacak her şey.
Şimdi annemi alıp eve gideceğim
ama yine geleceğim." dedim.
Ela gözleriyle halsiz halsiz baktı bana.
Elini, alnını öptüm.

Sonraki gidişlerimde babacım
solunum cihazına bağlanmıştı
Hep uyuyordu.
Şuuru kapalıydı ama
ben yine de konuşuyordum onunla.

Bir gün Dr.Oktay telefon etti
"Şuuru açıldı babanızın.
Kızınız gelecek dedim
Heyecanlandı" dedi.
Koştum hemen yanına.
"Babacım" dediğim an
Gözlerinden yaşlar aktı.
Kendimi zor tutuyordum.
Ağlamamalıydım.

Sesime neşeli bir ton verip
konuştum onunla...
Ellerini, alnını öptüm
"Bu annemden bu da benden" diyerek...
Ona selam ve sevgileriyle birlikte
geçmiş olsun dileklerini yollayanları saydım.

Karşıdaki saate ve doktora bakıyordum.
"Konuşmaya devam edebilirsiniz" deyince doktor,
babacığıma anlatmaya devam ettim
"Kediciklerin iyiler.
Bir de küçük yavru kedi buldum bahçemizde.
Annem onu koynunda uyutuyor" dediğimde
yine yaşlar aktı gözlerinden...

Babam hayvanları, özellikle de
kedi ve köpekleri çok sever.
Titiz annemin kedi yavrusunu
koynunda uyutuyor haberi
duygulandırmıştı babacığımı...

Yarım saat kadar konuştum.
Bizden, annemden, evimizden, bahçemizden,
akrabalarımızdan, arkadaşlarımızdan,
tiyatro provalarından haberler verdim.
Hatta Referandumla ilgili bilgiler verdim.
Her söylediğime gözleriyle tepki verdi.
Konuşurken alnındaki teri,
ağzındaki aparatın kenarında biriken
tükürüğünü sildim.

Veda zamanı gelmişti.
Yine öptüm babacığımı.
"Bizi merak etme. Yine geleceğim"
diyerek ayrıldım yanından...

Hastanenin merdivenlerini çıkarken,
bahçede yürürken içimde bir umut filizlenmişti.
Hemen annemi aradım.
Annem ağladı sevinçten...

Daha sonraki günlerde
solunum cihazından çıkarmayı denemişlerdi
ama cihaz olmadan nefes almayı başaramamıştı...
Sonraki gidişlerimde hep uyuyordu.

Bayramda gittiğimde bayramını kutladım, elini öptüm
Biraz konuştum ama duyup duymadığını bilemiyorum...

Hastanenin merdivenlerini çıkarken,
bahçede yürürken ağzım kupkuruydu...
İçimde yeşeren filiz soluvermişti :(
Annemi aramadım.

Bahçenin bir kenarında durup ağladım...
Hatta bir ara geri dönmek istedim onun yanına...
Ama benim yapabileceğim bir şey yoktu ki... :(

Ve geçtiğimiz Cumartesi gecesi
gelen telefonun ucundaki
nöbetçi doktorun dediği birkaç cümle,
beni sanki nefessiz bıraktı:
"Mennan beyin kalbi durdu.
Şu anda kalp masaj yapılıyor..
Bizden telefon bekleyin"...
İki telefon arasındaki yirmi dakikayı
nasıl geçirdiğimi bilemiyorum.


>>>>>>>>
« tüm yazıları
3118
dahafazlası
YORUMLAR

hepimizin sırayla yaşayacağı bu acı tecrübeyi ne kadar da içten yazmışsınız.gözyaşları içinde okudum.başınız sağolsun...

gülay mutlu 12.10.2010 15:17:45

ben elbette kuzenin olarak bunu buralardan yada diğer kuzenlerden öğrenmemeliydim....o kadarmı uzağız?başın sağolsun.aramak isterdim ama gerek duymamışsın.olsun.giden o.beni ilgilendirende o.Allah onu cennete kavuştursun.elbette nezaket ve akrabalık ilişkilerimiz için sana başsağlığı diliyorum....canım teyzem yalnız kaldı.......sizi hep sevdim.asil ailemiz daima var olacak.

cumhur arda teksur 05.10.2010 20:19:41

Allah gani gani rahmet eylesin çok üzüldüm yazdığınız satırları okyunca daha çok.Ne söylense yetersiz kalır biliyorum allah sabırlar versin değerli füsun önal.Sizi çok seven insanların olduğunu unutmayın sakın o yüzden güçü olun zorda olsa siz bize lazımsınız.Başınız sağolsun

başınız sağolsun 01.10.2010 14:48:57

Başınız sağolsun Allah yattığı yerde dinlendirsin,bende babamı yeni kaybettim duygularıma tercüman oldunuz her bayram elini öpüp sarıldığım babam bu bayram mezarına gittik çok acı içim sızlıyor babacım kalk yerinden çocukların geldi elini öpelim bir kerecik görsem sarılıp öpsem neler vermem ki; zaman geçtikçe insan çok özlüyor,öylece mezarı başında sattlerce kala kaldım ağladım konuştum derlerştim keşke yaşasaydın babacım da ben ömrümden ömür vermek için çoktan hazırım babacım :((

mavi ruh 30.09.2010 11:57:07

Böyle bir yaziya ne diyebilirim ki,gözya$larimi tutamadim.Aciyi yüregimde hissettim.Okurken sanki bir eve bir hastane odasina ko$turdum durdum çaresizce..Babacigina Allahdan rahmet,sana ve annecigine sabirlar diliyorummmm::(((

Güler Özsen Dinc 28.09.2010 00:11:07

Çok duygulandım bende Füsun hanım teşekkür ediyorum bende duygularınızı paylaştığınız için..bir an kendi anne ve babamı düşündüm şuan hayattalar benim için neler neler yapıyorlar ama onlara birşey olursa?bunu düşünmek gerçekten çok acı..ama dünyanın düzeni böyle işte asırlardan bu yana gelen düzen böyle..allah tekrar sabırlar versin diyorum..yeni oyununuzdada başarılar diliyorum başlasın hemen geleceğim izlemeye,uzun zaman sonra sizi görmeye..

Gürkan Taşkın 27.09.2010 21:28:33

Aglayarak okudum... Allah sabirlar versin... Duygularini bizlerle payla$tigin, sagliginda sevdiklerimize deger vermemiz gerektigini bize farkettirdigin için te$ekkürler... Seni çoook seviyoruz...

yonca kösemeci sönmez 27.09.2010 18:39:47
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.