Mahmure

Yazarlar

Diğer Yazarlar

Affetmek mi zor?

Affetmek mi zor?

En zor affedeceğiniz şey nedir? Bahse girerim hemen bir şeyler bulup çıkardınız. Hepimizin anı bankalarında geçmişte yaşanmış ve bitip gitmiş ama bugünümüze taşıdığımız şeyler olabilir.

Size bir haberim var. En zor affedeceğiniz şey nedir diye sorduğumda gittiğiniz o olay, o görüntü-ler- var ya işte o sizin için henüz bitmemiş bir şey, kapanmamış bir sayfa-lar. Yani henüz vedalaşmadığınız, muhtemel değerlendirmesini bir ara yapıp o şekliyle rafa kaldırdığınız ihtiyaç halinde tekrar tekrar eski notları ile üzerinden geçtiğiniz şeyler.

Size bir haberim daha var, o olay var ya, işte o olay sizin toplam enerjinizden çalıyor o günden beri. Çünkü affetmezken cezayı çeken sizsiniz. Bakın içinize, gerçekten baktığınızda size nasıl bir yük oluşturduğunu göreceksiniz. Hatta hadi gelin bir deneme yapalım. Bir çantanız olduğunu düşünün, affetmediğiniz her olay ya da kişi için o çantaya 200 gr. ekleyelim. Çantanız kaç gram ya da kilo ağırlığında oldu??? Hadi çantayı bir an bile bırakmadan her şeyi yapmaya çalışın. Tüm gün ve gece hatta uykuda bile çanta sizinle. Yorucu değil mi?

Affetmek sizin iç dinginliğinizi yeniden kazanmanızdır.

Yapacağımız şeyler, yaşayacağımız değerlerimiz, ulaşacağımız hedeflerimiz, coşkumuz, tutkumuz, neşemiz, sevincimiz, yaşamımız için olanı olduğu yerde bırakmak ve geleceğe doğru ilerlemektir affetmek.

Affetmeye direnç oluşturan düşüncelerden biri de yapılanı onaylama yada yapılana müsaade etmekle karıştırılmasıdır. Affetmek size aynı şeyin yapılmasına izin vermek değildir. Affetmek kararlılığınızdan uzaklaşmak değildir. Affetmek özgürleşmektir, sırtınızdaki çantadan bir tane daha ağırlık eksiltmektir.

Kendini affetmek de affetme sürecinin bir parçasıdır. Olayları yaşarken bazen onayladığımız bazen de değiştirmek istediğimiz şeyler yapmış olabiliriz. Herkes içinde bulunduğu koşullarda yapabileceği en iyi şeyi yapar. Siz de öyle yaptınız. Bugün aynı şey olsa daha farklı yapacağınızı düşünüyorsanız bunun sebebi de o tecrübeyi yaşamış olmanızdır zaten. Yaşamasaydınız farkını nereden bilecektiniz ki? Affetmenin ilk adımı her ne yaşadıysanız onu kabullenmektir. Önce yaşamış olduğunuz şeyi kabul edecek sonra bunun parçası olan şey yada kişileri yada kendinizi oradaki performansınızla kabul edeceksiniz. Geri dönüp o anı o olayı olduğu yerde düzeltmek mümkün müdür? Değilse o zaman o anı bağışlamak özgürleştirici bir seçimdir.

Bazı şeyleri affetmek daha kolay bazılarını affetmek daha zor gelebilir. Hadi gelin başlangıçta kendinizi çok zorlamadan biraz daha kolay olanlardan başlayabiliriz. Kendinizi sevme yolunda atacağınız önemli bir adımdır affetmek. Geçmişle barışmaktır. Ruhunuza, kendinize yakınlaşmaktır. Tamir etmek, sarmak, sarılmaktır...

Evet, affetmek bir seçim aynı zamanda da düşünceleriniz ve duygularınızın katıldığı bir süreçtir. Bu süreci kendi haline bırakıp zaman içinde kendiliğinden iyileşmesini bekleyebilir, onu iyileşmeden rafa kaldırabilir yada bir liste hazırlayıp en çok ve çabuk olarak çözümlemek istediğinizden başlayabilirsiniz.

Bir elinize affetmeyi alın ve tartın, tamamen affedebildiğinizi düşünün. İçinizdeki duygunun yıkıcılığından kurtulduğunuz noktadaki kendinize bakın. Tarif edin kendinize detaylarıyla. Diğer elinize de affetmemek ve taşımaya devam etmeyi alın. Onu da tarif edin detayları ile. Her iki eliniz nasıl görünüyor gözünüze?

Sonbahar hasat mevsimdir. Sizi yolunuzda yavaşlatan duygularınızın hasatı için denemeye var mısınız? Hadi derin bir nefesle bırakalım içimizdeki bize hizmetini tamamlamış olan duyguları. Yeni ufuklara açılalım beraber.

Başka kimler affetme zincirine eklenmek ister?

Sevgiyle kalın...

Tülin Kahvecioğlu
İş ve Yaşam Koçu

tulin@tulinkahvecioglu.com
www.tulinkahvecioglu.com
« tüm yazıları
1560
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.