Mahmure

Mahmure

Yaşam

Fındık sektöründe bir kadın yönetici

Fındık sektöründe bir kadın yönetici

Gökçe Ertuyun, Avrupa-Uzakdoğu ve Güney Amerika'ya fındık ihraç eden S.E.P Gıda'nın Genel Müdürü.

Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir sektörde çalışan ve çoğu zaman katıldığı toplantılarda tek kadın olan Ertuyun, bu durumdan hiç de rahatsız değil. Yaptığı iş sayesinde her gün bir avuç fındık yemeye başlayan Ertuyun, boş zamanlarını eşi ve oğluna ayırıyor.

İş hayatına nasıl adım attınız?

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okurken yazın staj yapmamız istenmişti. Ben de gazeteciliğe ilgi duyduğum için Milliyet'te dış haberler servisinde üç ay staj yaptım. Çok hoşuma gitti, hatta gazeteci olsam mı diye düşündüm, ama ailem kendi dalında bir iş yapmalısın dedi.

Yabancılarla diyaloğum iyi olduğu için ve seyahat etmeyi sevdiğim için yurtdışıyla bağlantısı olan bir iş istiyordum. Sezginler'de dış ticarette başladım.

Fındık ihracatı aslında hiç düşünmediğim bir sektördü. Sezginler'den sonra S.E.P Gıda'da genel müdür olarak çalışmaya başladım. Üç senedir de S.E.P'in genel müdürüyüm. Avrupa, Uzakdoğu ve Güney Amerika'ya fındık ihraç ediyoruz. 300 kişinin çalıştığı bir fabrikamız var, onun başındayım.

Ayrıca Fruppa reçellerini de İsrail ve Amerika'ya ihraç ediyoruz.

Fındık sektörü erkeklerin çoğunlukta olduğu bir sektör sanırım...

Türk toplumunda da fındık hep erkeklerin işi. Kadınlar şimdi yeni yeni şirketlerde var, ama yönetici pozisyonunda kadın yok.

Fındık işiyle

Erkek sektörü olmasının bir nedeni de zor bir sektör olması sanırım. Fiyatlar o kadar çok dalgalanıyor ki, mücadele etmek için çok güçlü olmak gerekiyor. Gece uyurken bile fiyatlar ne olacak diye düşünüyorum.

Rekabetin yoğun olduğu bir sektör...

Rekabet çok fazla. O yüzden fuarlara çok sık katılıyoruz. İş yabancılarda bittiği için, onlara iyi bir izlenim yaratmak lazım. Ben yabancılarla çok sıcak bir iletişim kurabiliyorum.

Bir Türkle o sıcaklığı yakalayamıyorum, ama bir yabancıyla sanki yıllardır tanışıyormuşum gibi konuşabiliyorum.

Normalde daha çekingen bir insanım, ama yabancılarla hiç o duygum olmuyor nedense. Müşterilerimin çoğuyla arkadaşım aynı zamanda.

Fabrikaya çok sık gidiyor musunuz?

Fabrikamız Düzce'de, haftada bir gün mutlaka gidiyorum. Yabancılar sizden fındık almadan önce kalite departmanları fabrikaya gelip bir hatta iki gün boyunca üretimden dokümantasyona kadar her şeyi inceliyorlar. Onay verdikten sonra alım yapıyorlar.

Fındıktan çok iyi anlıyorsunuzdur artık...

Bu işe başladığım zaman fındık hakkında hiçbir bilgim yoktu. Aslında o kadar komplike bir ürün ki, binbir türlü çeşidi var. 'Bu fındık neymiş?' diyorsunuz.

Ben zaten bu işle birlikte fındık sevmeye başladım. Eskiden yemezdim, fabrikada taze taze yeni üretilmiş, kavrulmuş fındıkları yedikten sonra her gün bir avuç fındık yemeye başladım.

Sağlığa da çok faydalı. Hamileyken de özellikle yemeye dikkat ettim.

Doğum sonrası işe hemen döndünüz mü?

Fabrika ve şirket yönetimi derken, üzerimde büyük sorumluluk var. Doğum iznimi sadece iki ay kullandım. O iki ay içinde de eve küçük bir ofis kurmuştum, faksım ve bilgisayarımla.

Gece bebekten dolayı ayaktaydım, gündüz de telefonlar durmuyordu. Evde de çalışıyor gibi olduğum için iki ayda işimin başına döndüm.

Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

Oğlum Kerem 1.5 yaşında. Boş zamanlarımı mümkün olduğunca onunla geçiriyorum. Bu yüzden zaman zaman kuaföre gitmek bile istemiyorum.

Eşimle gece dışarı çıkıp yemek yemeyi seviyoruz, sinemaya gitmeyi ve kitap okumayı seviyorum. Eşim de ben de müzik dinlemeye meraklıyız.

Oğlumuz da alıştığı için sürekli müzik açmamızı istiyor ve açana kadar susmuyor.

Şiir kitabı çıkarmak istiyorum

Şiir yazıyorum, ileride bu şiirleri bir kitapta toplamayı istiyorum. Oğlum doğduktan sonra hiç boş vaktim olmadığı için, yaratıcılığım biraz yıprandı ama en kısa zamanda tekrar şiir yazmaya başlamak istiyorum.
314
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.