Mahmure

Mahmure

Yaşam

Çalışan Annenin Derdi

Çalışan Annenin Derdi

Türkiye´de çalışan kadın sayısı artsa da 'evdeki roller' pek değişmiyor. Çocukların bakımı, büyütülmesi, yuva ve okul seçimi hala kadınların omuzlarında. Bu yıl yine binlerce çalışan kadın, gündüzleri, çocuk ya da çocuklarından 'vicdan azabı çekerek' ayrılacak.

Nelere dikkat etmelisiniz?

Okul çağı konusunda, uzmanlar çocuğun sosyal olgunluğunun ön plana alınmasını, çalışan annelerin de çocuğu ev ortamından mümkün oldukça ayırmamasını öneriyor.

Çocukların kreşe verilmesi için en uygun yaş 2.5-3 yaş. Ancak anne çalışıyorsa ve işten ayrılamayacak bir durumdaysa bebeklerini 6 aydan itibaren de kreşe verebilirler. Böyle bir durumda anne kendi işine yakın olan bir kreş seçmeli ve 3-4 saat gibi aralıklarla çocuğunu görmeli ve emzirmelidir.

Annenin doğrudan bakım ve yakın ilişkisi bu çağda şart. Bu aksadığı taktirde, çocukta arzulanan temel güven duygusu iyi çalışmaz ve bu da çocuğun bütün hayatını etkileyebilir. Her alandaki başarısı, çekingen yapısı veya içe kapanık halde olması bu çağın sonucu olabilir.

Ebeveyn olarak yapacağınız en büyük yanlış çocuğunuz daha 1-2 yaşında iken, onu başka evde, büyüklerin yanına vermek ve sadece hafta sonları onu yanınıza almak olur.

Bu durumda yapılması gereken, çocuğunuzun gelişimi için en doğru davranış 2 yaşına kadar kendi evinizde en azından akşamları sizinle olmasını sağlamaktır.

Çalışan anne çocuğuna az zaman da ayırabilse bile, ilişkiyi yoğun, ılımlı, duygusal açıdan çocuğu besleyici, mutlu veren bir şekilde geliştirmeli. Çocukla ilişkisi yüzeysel olmamalı. Çocukla birlikte yarım saat geçirse bile bu saat yoğun ve doğal olmalı. Annesini bütün gün görmeyen çocuk bu zamanda anneyle yoğun ilişki içindeyse, gün içindeki yokluk telafi edilir.
3-3,5 yaştan itibaren çalışan anneler için en uygun seçenek kreş.

Ancak günümüzde çocuğunu yetiştirme ve terbiye etmede bazı zorluklar yaşayan veya problemli bir ev atmosferi olan annelerin çocukları için yuvayı tercih etmeleri doğru bir karar olacaktır. Yine çocuğun diğer yaşıtlarıyla ilişkiye girmesi, aynı aktiviteleri yapması evde sağlanamıyorsa, içine kapanık ve çekingen bir yapıdaysa en uygun ortam yuvadır.

Okul Öncesi Eğitim

Çocuğun okul öncesi eğitim alması onun gelişmesi ve sosyalleşmesi açısından oldukça faydalı görülüyor. Ancak çocuğunuzu herhangi bir kuruma göndermeden önce çocuğun sosyal olgunluğunun ve okulun irdelenmesi oldukça önemli. Bu işi ciddiye alan, konusunda uzman eğitimcilerin çalıştığı kurumları seçmek çocuğunuzun gelişimine pozitif katkıda bulunur. Tam tersi bir durum ise birtakım olumsuzluklara sebep olabilir.

Uzmanlara göre sadece çalışan değil çalışmayan annelerin de 3 yaştan 6 yaşa kadar yarım gün çocuğunu okul öncesi eğitim kurumlarından yararlandırması gerekiyor. Ancak bunu yaparken onu başından atıyor, uzaklaştırıyor imajı çizmemeye özen göstermelisiniz. Bu, annelik babalık görevini savsaklamak değil, ekmek-su kadar gerçek hayatın kendisidir.

Ailenin bilinci ne kadar iyi, zamanı ne kadar bol olsa da, günümüzün çok yönlü, karmaşık kültürünü tek başına vermek zordur. Bu konuda dışardan destek alınmalı, bu kurumlardan yararlanmalıdır.

Çocuğunuzu herhangi bir eğitim kurumuna vermeden önce çocukta okul olgunluğunun oluşup, oluşmadığına bakılması, okulu sevmesi, okulda mutluluğu bulabileceğine inanması, çocuğun kendini toplumda ifade edecek durumda olması gerekliliğine dikkat etmelisiniz.

Aile çocuğunu iyi tanımalı, çocuk sosyal olgunluğa erişmişse okul öncesi eğitim kurumlarına ve okula başlatılmalı. Veli ve öğretmenler çocuğu iyi izlemeli. Okulda umduğunu bulamayan çocuğun uyumsuzluğu yaramazlığına, öğretmenin kötülüğünü, konuların ağırlığına yorulur. Konunun özüne gidilmez. Okulun çocuğa uygun olup olmadığına, beklentilerine cevap verilip verilmediğine bakılmaz.
533
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.