Mahmure

Uzmanlar

İlker Yavrutürk

Türk kadının saçları

Türk kadının saçları

Bir devin uyanması için o devi rahatsız etmek gerekirmiş. Son günlerde yaşadığımız ve adına Cumhuriyet Mitingi dediğimiz olayın ne olduğunu sanırım ben buldum.

Güncellenme tarihi: 05.05.2014
Herkes laiklik diyor ama aslında en basit ve anlaşılır biçimde anlatmak gerekirse Türk kadının saçlarını açık bırakabilme özgürlüğü demek daha yalın ve daha gerçek olur sanırım. Tabii ki bir kuaförün gözüyle. İşte kısıtlanmasından korkulan ve İran olur muyuz diye insanları telaşa sürükleyen şey budur.

Dünyada en modern ülkelerde dahi kadınlar seçme hakkını bile kullanabilmek için büyük çabalar vermiş. Geçen gün izlediğim bir film beni hayrete düşürdü mesela. 'Demir çeneli kadınlar' adındaki bu film, Amerika'da seçme hakkı için açlık grevine giden bir grup aydın kadının direnişi ile ilgili olan bu başyapıt tamamen gerçek hikayeden yola çıkılarak yazılmış ve işin enteresan tarafı tüm bu olaylar 40'lı yıllarda Amerika gibi medeniyetin beşiğinde geçmiş.

Açlık grevine giden kadınlar oy kullanmaları, hak sahibi olmaları gerektiğini anlatabilmek için her yolu denerken halk galeyana gelmesin diye tutuldukları hapishanede çenelerine zorla yerleştirilen demir ile açlıktan ölmemeleri için zorla ağızlarından içeriye çiğ yumurtalar boşaltılarak yaşatılmaya çalışılıyordu. Gördüklerim karşısında dehşete düştüm ve inanamadım!

Oysa hatırlayınız ve hatta hiç unutmayınız Atatürk yıllar evvel kadınlara seçme ve seçilme hakkını vermişti bile, üstelik kadınların bunu söylemesine bile gerek bırakmadan yaptığı devrimlerin içine bu anlamlı hakkı da giydirivermişti.

Sonrasında da tabiî ki saçlarına eğer isterlerse başörtüsü takabilme özgürlüğü ile beraber saçlarını diledikleri gibi açabilme şansını da vermişti. Daha doğrusu kadınlara olduklarını gösterebilme hakkını vererek onları da insan yerine koymuştu!

Eğer istersek ve beyinlerde de temiz niyet varsa herkes istediğini saf ve katakullisiz yaşayabilir yoksa kayınpederimin de söylediği gibi "yasaklar neyi engelleyebilmiş ki?".

Hep söyledim müşterilerim acaba İran mı oluyoruz dediğinde dedim ki, kimse Türk kadınını zorla kapatamaz, hoş zaten öyle bir niyet de yok aslında ama. Cumhurbaşkanının karısının türbanlı olacağı hatta o kadının ülkemizi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet ettiğinin hatırlanması ile en sakin en mantıklı kadınlar bile inanılmaz tepkiler verdi. Gözlerimle gördüm. Şimdi sonuç malum. Mitingler ve hatırlatmalar üst üste ve ülkem medeni şekilde fikirlerini açıklayabiliyor. 'Ne mutlu Türküm diyene' demek hoşuma gidiyor. Gerçekten onur verici.

Dünyanın en modern Müslüman ülkesi olmaktan gurur duyuyorum ve siyaset yapmadan bu satırlarımı yazmaya dikkat ediyorum. Önemli olan hakların kolay kazanılmadığını hatırlatmak. Birisi bizi düşünmüş, biz de kendimizi biraz düşünelim ve saçlarımızı koruyalım güneşten, kırıklardan ve zorla örtünmekten.

Önemli not: Ben şahsen Türkiye'deki hiçbir partinin böyle bir amacı olduğunu düşünmüyorum. Özgürlük verilmez alınır...

İlker Yavrutürk
Bağdat Cad. No:244 Göztepe-İstanbul
0216 302 04 37-0216 302 0779

www.ilkeryavruturk.com
« tüm yazıları
Soru Sor
1617
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.