Mahmure

Uzmanlar

İlker Yavrutürk

New York'tan haber var

New York'tan haber var

Evet hep söylemiştim, siz hayal edin hayat sizin için planlar ve tesadüfler adı altında karşınıza çıkar: Geçen gün yayınlanan yazımda bazı ünlü isimlerin saçlarını yaptırmak için yurtdışındaki kuaförlere bir çuval para harcadığından bahsetmiştim.

New York'tan bir e-kolay okurumuz yorumları ile köşemize katıldı ve bana hak verdiğini yazdı. İşte belki de o yada onun gibi şikayetçi bir insanla bir yeryerde karşılaşırız ve New York'ta şubemizi açarız. Kimbilir o zaman da Türkiye'den New York'a seyahate gelen ünlü-ünsüz herkes salonumuza uğramadan geri dönmez. Ne dersiniz? Çok da abartığım söylenemez, değil mi? Biz Türk'üz her türlü abartı bizden sorulur: Bunu da yaparız, neyse..

Biraz ülkemizdeki kuaför anlayışını incelemek istiyorum lütfen bu konudaki fikirlerinizi bana yazın.

Geçen gün salonuma bir bayan geldi ve bana, "Saçı ne kadara kesiyorsunuz?" dedi. Ben de aslında 30 milyona kesmeme rağmen 25 milyon deyiverdim. Maksat salonu yeni açmışız kendi müşterilerim zaten geliyor, birkaç kişi de kapıdan geçerken fiyat sorma bahanesi ileiçerisini gözetliyor, bu kişiler de potansiyel müşteri olacak diye düşünüyorum, geri kaçsın istemedim. Hani daha yeni salonuz ya havalara girmeyelim dedim.

İşte bayanın cevabı: "Aaaaa ünlü kuaför ''bu isimde bir salon yoktur isim vermek istemediğim için bu ismi kullanıyorum'' Ahmet Dilşeker'' de aynı rakama kesiyor, siz şaşırmışsınız. Ben de sinirlendim ama gayet soğukkanlı bir şekilde şu cevabı verdim: "Peki hanımfendi Ahmet Bey sizin saçınızı görüyor mu, yani saçınıza dokunuyor mu" dedim.

Bayan, kem küm yaptı. Ben de, "İsterseniz saçınız yıkansın ben size bir saç keseceğim ve siz istediğiniz rakamı bıracaksınız, eğer beğenmezseniz para da vermeyin" dedim. Tebessüm ettim. Bayan, "Hayır canım olmaz ben ne ödeyeceğimi bilmeliyim" dedi.

Tabii bu sırada salonun 300 metre karelk boyutu, özel kafe bölümü ve çocuk oyun alanını fark etmiş kendi kendine, "Herhalde böyle bir salonda saçım kötü kesilmez" diye aklından geçirmiş olmalı ki, saçını kestirdi ve "Hayatımda fönsüz saçım hiç bu kadar güzel olmamıştı" dedi.

Yani burdan çıkan ders: Bir dolu şubesi var diye gidilen salonlar aynı kalitede iş çıkartacak diye bir kanun ve düzen Türkiye'de henüz kuaförlük sektöründe yok. Bu yüzden paranızı harcarken hizmet sektöründe markaya değil, el emeğine ve bu hizmeti veren kişinin sanatına paranızı ödemelisiniz. Gittiğiniz kuaförün tabelasına değil, saçınızda gördüğünüz farklılığa para ödemelisiniz.

Neyse bu akşamlık bu kadar yazabildim, daha bile yiyemedim, saat 21.25 (Çalışmaktan öğlen de yemek yiyememiştim) bye bye.

Gelin başı e-kolay'cılara indirimli

e-kolay vasıtasıyla beni arayan kişilerin talebine cevap verme amacı ile gelin başı fiytımızı Temmuz sonuna kadar prova dahil 300 milyonda sabitledik. Duyduk duymadık demeyin!

İLKER YAVRUTURK hair creative
0216 385 62 34

« tüm yazıları
Soru Sor
1357
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.