Mahmure

Sağlık

Kadın Sağlığı

Ortadoğulu kızlar cinselliği yaşıyor

Ortadoğulu kızlar cinselliği yaşıyor

<b>Lübnanlı psikanalist Prof. Dr. Marie Therese Khair Badawi'nin ''Ket Vurulan Hazlar'' adlı araştırması 15 yılın ürünü. Badawi bu araştırmasını önce yalnızca Hıristiyan gençkızlar üzerinde yapmış, ardından Müslüman gençkızları da araştırmaya katmış. Araştırmadan çıkan sonuç şu: Bekaret hala önemini koruyor da olsa, bütün Ortadoğulu kızlar cinselliklerini fazlasıyla yaşıyor.</b>

Lübnanlı psikanalist Prof. Dr. Marie Therese Khair Badawi, ülkesinde yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına dayanarak, genç kızların büyük bölümünün cinselliği yaşadığını, yarısının ise evlenmeden önce bekáretini kaybettiğini söyledi. İstanbul'da düzenlenen ''Ortadoğu ve Akdeniz'de Kadın, Cinsellik ve Sosyal Değişim'' konulu sempozyuma katılmak üzere Türkiye'ye gelen Prof. Dr. Badawi, 15 yıl önce yaptığı araştırmada ulaştığı sonuçların bugün de geçerliliğini koruduğunu belirtti.

TARTIŞILAN KİTAP

Prof. Dr. Badawi, bu verilerin Türkiye de dahil, bölge ülkelerinin birçoğu için benzerlikler taşıdığını savunuyor. Araştırmaya göre, kızların bákireliği bir tabu haline getirmelerindeki en büyük etken anneler. Ayrıca, evlenen kadınlar genel olarak mutlu değiller. Oysa, bekárken mastürbasyon yapan kadınlar, evlendikleri zaman daha mutlu oluyorlar.

Prof. Dr. Badawi, araştırmanın amacını belirtirken şunları vurguluyor: ''Eğer temel cinsel enerji bastırılıyorsa, bu enerji yasakları çiğneyerek kendini ortaya çıkarır. Hiçbir şey bu isteği tamamıyla bitirmez. Öte yandan cinsel istek, yasakçı bir eğitimin tabularına rağmen ortaya çıkacak bir yol bulursa, bu kez kadının cinselliğinde eğitiminin bıraktığı izler etkili olur.''

Beyrut St. Joseph Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Badawi'nin 15 yıl önce 100 Lübnanlı Hıristiyan kadın üzerinde yaptığı araştırma, o yıllarda da büyük tartışmalara sebep olmuştu.

MÜSLÜMAN KIZLAR SESSİZ

Prof. Dr. Badawi, daha sonra kitap haline gelen tezininin, araştırmaya katılan ve aynı ülkede yaşadıkları için Müslüman kadınlarla benzer türde bir cinsel kısıtlamaya tabi olduğunu belirttiği, sosyo-ekonomik olarak orta sınıfta yeralan 46 evli ve 54 bekar Hıristiyan kadın üzerinde yapmış. O dönemde Hıristiyan kadınları seçmesinin nedenini, Müslüman kadınların bu konuyu konuşmak istememesi olduğunu belirten Prof. Dr. Badawi yeni gözlemlerini ise hem Müslüman, hem Hıristiyan kadınlar üzerinde yaptığını belirtiyor. 15 yıl öncesi ile aynı sonuçlara vardığını bildiren Prof. Dr. Badawi, bekáretin bugün de ülkede yaşayan her dinden genç kız için çok önemli bir değer olduğunun anlaşıldığını, bu yüzden kızların, bunu gizlemek için başka yöntemlere başvurduklarını belirtiyor.

Erkeklerin ne istediği ilgi çekti

ulusal Psikiyatri Kongresi'nde düzenlenen 'Erkekler Ne İster?' paneli kongrenin en fazla ilgi gören oturumu oldu. Kongrede aynı anda 3 oturum olmasına rağmen konukların yerlere oturarak izlediği panelde Doç Dr. Kültegin Ögel, ''Her iki cins birbirlerinin kimliğini belirliyor. Daha sonra da bunalıyor!'' dedi.

Doç Dr. Kültegin Ögel, The Marmara Oteli'ndeki panelde, erkek kimliğiyle ilgili, yerleşik bazı fikirler bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Bu konularda yapılan çeşitli araştırmalar, sanıldığının aksine erkeklerle kadınların davranışlarının pek de farklı olmadığını ortaya koydu. Kadın ve erkeğin aşk davranışı aynı. Ama kadınlar biraz daha vurgu ekliyorlar. Kadınlar da erkekler gibi seks içeren filmlerden hoşlanıyorlar. Romantizmle ilgili araştırmalarda erkekler, kadınlardan daha yüksek puan almışlar. Kadın ve erkeğin sadakatte eşit olduğu bulundu'.' Yakın zamana kadar kadınların erkeklerden daha sık depresyona girdiğinin öne sürüldüğünü belirten Doç. Dr. Ögel, ''Son zamanlarda her iki cinste de depresyona girme oranı eşit bulunmuş. Erkekler de ayrılıklardaacı çekiyor. Ancak erkekler için işi daha önemliyken, kadın medeni durumundaki bozulmaya üzülüyor'' dedi.

Bekaret zarı hálá çok önemli

Prof. Dr. Marie Therese Khair Badawi'nin 15 yıl önce yaptığı araştırma sonuçları 'Ket Vurulan Hazlar' isimli kitapta toplanıyor. Prof. Dr. Badawi, kitabında 4 başlık altında topladığı araştırmasını bu günkü çalışmaları ile karşılaştırmalı olarak şöyle anlatıyor:

SEVİŞİYOR AMA BAKİRE KALIYORLAR

O zaman araştırmaya katılan bekár kızların yarısı bakire değildi. Diğerlerinin de büyük bölümü anal seks, oral seks yapmış ya da sevişme yaşamıştı ancak bakire kalmıştı. Bugün de aynı verilere ulaştım. Bekáret zarına yüklenen değer bir tür fetişizm haline gelmiş durumda. Klinik olarak çalıştığım hem Hıristiyan, hem Müslüman tüm kadınlarda anladım ki bekáret hálá önemseniyor. Genç kızların yarıya yakını cinsellik anlamında her şeyi yaşıyor, ancak bekáretini bozmuyor. Bekáreti bozulanların çoğu, daha sonra operasyonla bir zar diktiriyor ya da zaten evleneceği adamla birlikte olmuş oluyor. Benim bekáret konusundaki görüşüm, annelerin kızlarına etkili olduğu yönünde.

MASTÜRBASYON YAPANLAR EVLİLİKTE MUTLU

Çalıştığım gruplar genel olarak daha önce de saptadığım gibi hálá mastürbasyonun kötü olduğuna inanıyorlar. Bu, çok küçük bir kesim hariç tüm sosyal sınıflardan kızlar için geçerli. Mastürbasyon yapmış olanlar daha sonra evlendiklerinde daha mutlu oluyor. Çünkü erojen bölgelerini keşfetmiş oluyorlar.

KADINLIK: YA ANNE YA METRES OLMAK

Evlilik genel olarak kadınları cinsel yönden tatminsiz yapıyor. Doğu toplumlarında annelik fonksiyonu 'kadınsılık'ın önüne geçmiş durumda. Bu toplumun erkeklerinin gözünde ya iyi eş, ya da iyi seks partneri var. İkisi arasında bir bağlantı kuramıyorlar bu yüzden karılarına 'anne' olarak bakarken, seks partneri olarak kendilerine metres bulmaya yönelebiliyorlar.

BÖBREK ANLATIR GİBİ CİNSELLİK

Geleneksel eğitimde cinsellik yer almıyordu. Artık cinsellik anlatılıyor ancak şimdi sadece 'bilgi' veriliyor. Vücudun başka bir parçası, mesela böbrek anlatılır gibi cinsellik anlatılıyor. Cinselliğin, duygusal yönü, mastürbasyon, öpüşme gibi konular hiç konuşulmuyor. Şimdi bu konuda geliştiğimizi düşünüyoruz ama sanırım birçok ülke için de durum böyle. Aslında cinsel eğitim değil, bilgilendirme yapılıyor.

Kadınlar da seks filminden hoşlanıyor

Panelde varılan sonuçlar kadın ve erkeğin birçok açıdan hiç de farklı olmadığını ortaya koydu:

Kadınlar da erkekler gibi seks içeren filmlerden hoşlanıyor

Erkekler sevişmekten kadınlar kadar hoşlanıyor

Kadın ve erkek sadakatte eşit

Depresyona girme oranı kadın ve erkekte aynı

Erkekler de ayrılıklarda, boşanmalarda acı çekiyor
1845
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.