Mahmure

Sağlık

Kadın Sağlığı

Futbolda ruhbilim

Futbolda ruhbilim

Futbol oyuncuların fizik olduğu kadar moral güçlerini de harekete geçiren bir dövüş sporu aynı zamanda... Kırılgan sinirlere sahip bu devlere göz kulak olmak için antrenörler psikoloji alanında herşeyi bilmek zorundalar.

Futbol şampiyonlarının iradeleri çeliktendir. En yoğun psikolojik streslere dayanabilirler. Zaten uğraştıkları dalda zirveye çıkabilmiş olmalarının nedeni de bu.
Bir psikoloji doktoru olan Fransız ulusal antrenörü Jacques Crevoisier ' e göre saldırganlık ve amaca odaklanma (motivasyon) futbol şampiyonlarının başta gelen erdemi. Bir futbolcuda en belirleyici özellik ise psikolojik profil. Kariyer yapmış kimi büyük futbolcular, aynı nesilden gençlerin kendilerinden daha güçlü olduklarını ama başarıya ulaşamadıklarını söylemekteler diyerek örnekliyor bu görüşünü Crevoisier. Belki teknik olarak daha güçlü ama psikolojik olarak uyumsuz. Gerekli ruh yoktu onlarda deniliyor bu bir dönem ümit vermiş şampiyonlar için. Hani her maç öncesi ya da sonrası futbolcularla yapılan söyleşilerde sıkça dile gelen şu ünlü ruh. Çünkü futbol yalnızca mükemmel düzeyde fizik kondisyon gerektiren teknik bir spor değil. Her karşılaşma, oyuncuda davranışın, kararlılığın, takım arkadaşlarıyla ilişkilerin ve kendisi hakkında taşadığı imajın bir sınavı sayılmakta. Bu yorum, psikoloji biliminin, oyuncunun ya da takımın gelişimini ölçmekte olduğu kadar antrenmanı daha etkin kılmak konusundaki önemini de ortaya koyuyor.

Strese dayanıklılık

İşte bu nedenle Jacques Crevoisier ve Clermont-Ferrand Üniversitesi profesörlerinden Edgar Kill , oyuncuların psikolojik özelliklerini analiz etmeye yarayacak yüze yakın soruyu içeren bir anket oluşturdular. Bu bir oyuncu seçme testi değil, diyor Crevoisier, anket, antrenörün kendi değerlendirmelerini sınamasına, takımı oluşturanların kişiliklerini daha iyi kavramasına ve en iyi ilacı, yani kimi hataları düzeltmede en etkin yöntemi seçmesine yardımcı oluyor.

Örneğin, strese karşı yeterli dayanıklılık gösteremeyen bir oyuncuya gevşeme seansları veriliyor. Motivasyonu eksik olan bir futbolcu, eğer antrenörü güven kazanmasında çaba gösterirse mücadeleci yönünü geliştirebiliyor.

Bu anket sayesinde antrenörler, kendine saygı, duygularını denetleme, dikkat, motivasyon, varılacak başarıyı görüntülemede gerekli olan ussal düşgücü yetenekleri gibi öğeleri ölçebiliyorlar. Özellikle de, saldırganlığı...

Futbolun, geniş ölçüde, rakipletemasın sıklıkla görüldüğü, dolayısıyla da bedensel ve zihinsel anlamda kendini verişi gerektiren bir dövüş sporu olduğu unutulmamalı diyor Crevoisier. Bu özellik öylesine ön plana çıkmış durumda ki, antrenörler duyguların denetlenmesi üzerinde duruyor olsalar bile, büyük şiddet içeren tavırların kimi maçların normal gidişini bozması (onaylanmasa bile) artık şaşırtmıyor.

Birkaç yıldan beri psikoloji dalı -daha doğrusu bu dala verilen önem- antrenör eğitiminin ayrılmaz bir parçası durumuna geldi. Fransız futboluna bağlanan ümitleri çoğaltmasının yanı sıra, psikoloji, koçlara kendi çalışma tarzlarını analiz etme, anlaşmazlıklara çözüm bulma ve idmanda hedefleri belirleme olanaklarını sağlıyor.

Genel olarak, futbolcuların psikolojik tahlilleri, 12-13 yaşlarına doğru başlanan önhazırlama döneminden, geleceğin oyuncularının seçildiği 21 yaş dolaylarına kadar uygulanıyor. Daha sonra artık gerekli görülmüyor. Çünkü seçilmiş oyuncular zaten kendilerini kanıtlamış oluyorlar. Üstelik hassas ergenlik dönemi de bu yaşta sona eriyor, kişilik yerine oturuyor.

Fransız futbolu teknik müdürü Gérard Houillier, kulüplerin psikolojiyi önemsemeleri için çok çaba göstermiş bir yetkili, ama büyük futbol kulüplerinde birer psikolog görevlendirmenin yararsız olduğuna inanıyor.

Psikoloğun bir numaralı silahı: Diyalog
Aslında, psikolojik bilgiyle donanma ve bu alanda kendi yeteneklerini geliştirme görevi antrenöre ait. Uygulama yöntemlerinin, testlerin, farklı rollere girme oyunlarının, zihinsel düşleme alıştırmalarının çeşitliliğine karşın bir psikoloğun temel silahı yine diyalog. Bir anlaşmazlığın, dile getirildiğinde daha kolay yaşandığı ilkesinden yola çıkarak, sorunların çoğu antrenörle baş başa çözümlenebiliyor. Her maç,yeni çatışmaları beraberinde getirdiği gibi, bireysel ve kolektif hedeflerin göz önüne alınacağı yeni bir stratejinin belirlenmesini de sağladığı için, antrenörün yoğun dikkatini gerektiriyor. Yine antrenör, uyumda ortaya çıkacak aksaklıkları da öngörmek durumunda.

Örneğin, yedek oyuncu konusu kimi kez ağır bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Tercih edilmiş olmanın ilk sevinci geçtikten sonra bu oyuncular, taç çizgisi dışında kulübede figüran rolüyle yetinmek durumunda kalıyorlar. Aynı zamanda bir sırdaş olan antrenörün bu düşkırıklıklarına kulak vermesi zorunlu. Ama aynı zamanda bir sırdaş olan antrenörün bu düşkırıklıklarına kulak vermesi zorunlu. Ama, daha özel bir sorun söz konusu olduğunda, oyuncuya psikolojik destek verilmesini önermeyi ihmal etmemek koşuluyla.
716
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.