Mahmure

Sağlık

Kadın Sağlığı

Depresif ruh haliyle karıştırmayın

Depresif ruh haliyle karıştırmayın

Depresyon 5 yaşından 85 yaşına kadar görülen çok ciddi bir sağlık problemi

Depresif olmakla depresyon aynı şey değil. Depresyon beyin biyolojisiyle ilgili ciddi bir psikiyatrik hastalık. Depresif ruh hali ise zaman zaman herkeste görülebiliyor

Balıklı Rum Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Özkan Pektaş, zaman zaman depresyonla karıştırılan depresif ruh haliyle ilgili soruları yanıtladı:

Depresyon kişinin hayatını nasıl etkiliyor?

Depresyon 5 yaşından 85 yaşına kadar görülen çok ciddi bir sağlık problemi. İnsanın yaşantısındaki bütün keyiflerin sona ermesi, kilo kaybı, cinselliğin bitmesi, en tehlikelisi de özkıyım (intihar) düşüncelerinin başlamasına yol açan bir hastalık. Her altı kişiden biri hayatını bir döneminde depresyona giriyor.

Sebepleri neler?

Birinci neden genetik özelliklerdir. Ailesinde intihar girişimleri olan ya da anne babası ciddi mutsuzluklar yaşayan kişilerde depresyona daha sık rastlıyoruz.

İkinci neden, kişilik yapılarıdır. Hassas, kayba dayanma güçlüğü olan, kaybı hazmedemeyen, karşısındaki insanın söylediklerine fazlaca önem veren kişiler depresyona daha yatkın. Ama burada şunu belirtmek isterim: Psikiyatride 'güçsüz insan' ya da 'hassas insan' diye bir tarif yok. Etrafında olup bitenden fazlaca etkilenen insan var. İşte, bu kişilerin depresyon riski daha fazla.

Üçüncü önemli neden ise, matemlerin uzaması. Kayıplarla ilgili acılar uzadığı zaman depresyon da ağırlaşır. Diyelim ki, bir varlık kaybettiniz. Bu varlığın kaybı önce matemdir. Ama matem uzadıkça depresyon ortaya çıkar. Mesela, bugün ekonomik krizin getirdiği sıkıntılarla birçok insan depresyon değil matem yaşıyor. Ama bu matem bir süre sonra depresyona dönüşecek. Bu arada ilaçlar, bazı hastalıklar, ülkedeki kaygı düzeyi de depresyona yol açabilir.

Depresif olmakla depresyonda olmak aynı şey mi?

Aynı şey değil. Depresyonun belirtileri depresif belirtilerdir. Bu belirtiler zaman zaman hepimizde görülür. Bazı günler neşesiz, karamsar, üzgün olabiliriz. Ancak bu geçici bir durumdur. Depresyon ise depresif belirtilerin iki - üç ay devam etmesi demektir. Hassas olmakla depresif olmak da aynı şey değil. Hassas insanların en büyük özelliği, karşılaştıkları herhangi bir travmayı kaldırabilmekte güçlük çekmeleridir. Bu tablo daha çok nörotik kişilik dediğimiz duruma uyuyor. Nörotik demek, travmaları abartan, çok fazla kişilikleri üzerine alan kişi anlamına geliyor.

Kimler yüksek depresyon riski altında?

* Kadınlar (özellikle ev kadınları)
* Karamsar kişilik yapısına sahip olanlar
* İşsizler
* Boşanmış erkekler
* Riskli ve insanlarla birebir ilişkiye dayalı mesleklerde çalışanlar (doktorlar, hemşireler, polisler, askerler gibi)
* Evliliklerinde çocuk sahibi olmayanlar
* Yakınını kaybedenler
* Yalnız yaşayanlar.

Depresyona girdiğini düşünenler nereye başvurmalı?

Hastanelerin psikiyatri servislerine gitmeliler. Doğru adres kesinlikle psikologlar değil. Edebiyat fakültesi içinde yer alan psikoloji bölümünde 4 yıl eğitim aldığınız zaman psikolog unvanı alırsınız. Psikiyatrlar ise üniversitelerin tıp fakültesini bitirmiş, uzmanlığını da psikiyatri dalında tamamlamış kişilerdir. Bu kişi aslında bir tıp doktorudur, tıpkı kadın doğum, genel cerrahi gibi bir uzmanlık alanı olan psikiyatriyi tercih etmiştir.
Psikologların ilaç yazma yetkisi yoktur.

Depresyonun tedavisinde ilaçlar önemli bir yer tutar. 'Hayat ne güzel, yapraklar yemyeşil' gibi yaklaşımlarla depresyon düzelmez. Hastanın depresyonu daha da ağırlaşır. 'Eyvah psikoloğum bana bunu dedi ama ben güzellikleri bile göremiyorum' diye düşünmeye başlar. Her psikologun bir psikiyatrın denetimi altında çalışması gerekiyor.

Depresyon nasıl tedavi edilir?

Depresyon başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Tedavide ilaçlardan ve psikoterapi yönteminden yararlanılır.

Depresyon ilaçları bağımlılık yapar mı?

Depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanların bağımlılık yapıcı etkisi yok. İlaçların en az altı ay kullanılması gerekiyor. Bazı hastalar ömür boyu kullanmak zorunda kalabiliyor. Sıkça karşılaştığımız sorunlardan biri şu: 'Biz antidepresanları kullanıyoruz, mutlu oluyoruz, kesince eski günlere geri dönüyoruz.'

Bizim amacımız hastalığı değiştirmektir, huylarını değiştirecek olan insanlar. Sözgelimi, kocanızdan şiddet gördüğünüz için depresyondasınız, ben size ilaç veriyorum, özgüveninizi artırıyorum. Ama siz kocanıza karşı hiçbir girişimde bulunmuyorsunuz. Ben hastalığı tedavi ediyorum ama siz huylarınızı değiştirmiyorsunuz.

İlaçların ne tür yan etkileri var?

En önemli yan tesirlerinden biri cinselliği bastırması. Cinsel yaşamı olumsuz etkilemeyen antidepresanlar da var. Ama özellikle ağır acılarda bilinçli olarak cinsellik bastırılıyor. Çünkü cinsellik başa bela bir durum. Cinsellik söz konusu olduğu zaman kişinin gerçeği değerlendirmesi bozuluyor. Mesela 17 yaşında bir genç aşk acısı yaşıyor ve 'Onsuz yaşayamam' diyor. Ama ilaçlarla cinselliği bastırırsanız 'Ben iyiyim' demeye başlıyor. Bir erkek 25 yıllık evliliğini 10 gün önce tanıştığı bir kadın için bozuyorsa burada depresif durum cinselliğiyle çok ilgili.

1310
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.