Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Yeni 'kobay' düzenlemesi etik mi?

Yeni 'kobay' düzenlemesi etik mi?

İlaç Araştırma Yönetmeliği değişiyor. Artık hamile ve çocuklar da 'kobay' olabilecek. Etik kurulda bir de 'din adamı' olacak.

Güncellenme tarihi: 28.04.2014
Yeni İlaç Araştırma Yönetmeliği'nce hamile ve çocuklar da kobay. Görüşleriniz bekliyoruz... İlaç Araştırma Yönetmeliği değişiyor; Artık hamile ve çocuklar da 'kobay' olabilecek; özel hastanelerde ilaç araştırması yapılabilecek; araştırmaya izin verecek etik kurulda bir de 'din adamı' olacak. Tıp dünyası ayakta "Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik" değiştiriliyor. Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı yönetmelik taslağı tıp dünyasını ayağa kaldırdı. Etik kurul üyesi akademisyenler tehlikeye dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç riske karşı yararlarını anlatıyor. Tartışma, NTV Radyo'da "Halkın Sesi" programının da konusu oldu. Programda Genel Müdür Tokaç ile Cerrahpaşa Üniversitesi Etik Kurul Genel Sekreteri ve İstanbul Tabip odası yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Özgür Kasapçopur yeni yönetmeliği konuştu; dinleyicilerin telefonla yönelteceği sorulara da yanıt verdi. Uzmanlar tepkili Sağlık Bakanlığı'nda hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, hazırlandıktan sonra duyuldu ve tıp dünyasını ayağa kaldırdı. Haberi duyuran Taraf gazetesi, mevcut düzenlemede hamileler ve çocuklar üzerinde ilaç araştırması yasak olduğu halde, yeni yönetmelikle bu yasağın kalkacağını bildirdi. Uzmanların "Hamilelerin aspirin içmesi bile tehlikeliyken, doğmamış çocuk üzerinde araştırmaya kim karar verecek" tepkisi yansıtılan haberde, ayrıca "Eski yönetmelikte ilaca bağlı ölüm vakalarında ciddi ve yan etkilerin görülmesi halinde, araştırmanın hemen durdurulması ve durumun 24 saat içinde Sağlık Bakanlığı'na bildirilmesi gerektiği, oysa yeni yönetmelikte böyle bir uyarı olmadığı" belirtildi. Siyah ırka uyan ilaç, bize uyar mı? Gazete, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç'ın, yeni yönetmeliğin Türkiye'deki ilaç araştırmalarında payının artmasına yol açacağı iddiası ve "Türkiye'de şu anda da ilaç araştırmaları yapılıyor; hasta hakları korunuyor; hasta ilacı kesme özgürlüğüne sahip" savunması ile şu ilginç ifadelerine de yer verdi: "İnsanların genetik yapıları farklı farklı. Dünyada yeni bir ilaç bulundu. Yalnız siyah ırkta etkili olduğu ortaya çıktı. Beyaz ve sarı ırkta farklı etki yaratıp yaratmadığının saptanması gerekiyor. İsrail kendi ülkesinde araştırılmamış ilaca ruhsat vermiyor." Dışarıda bulunan ilaçlar denenecek Akademisyenler öncelikle Genel Müdür'ün "Türk halkına özel ilaç" savunmasına karşı çıkıyor. Genetik özelliklere göre ilaçların etkisinin değişebileceğini, ama bu konudaki bilimsel çalışmaların henüz sonuç vermediğini, ayrıca Türkiye'de yeni ilaç keşfedilmediğini, izin verilen araştırmanın dışarda bulunan ilaçların denenmesini kapsadığını belirterek, bu savunmanın gerçekçi olmadığını savunuyor. Yabancı firma, Hakkari'de ilaç deneyebilecek Cerrahpaşa Üniversitesi Etik Kurul Genel Sekreteri ve İstanbul Tabip odası yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, özel hastanelere araştırma izninin yaratacağı tehlikenin altını çiziyor. Prof. Kasapçopur'a göre "araştırma, kâra dayalı özel merkezlerde yapılırsa sakınca yaratır." Suistimale açık olacak Ayrıca, yerel etik kurulların kaldırılması da sakınca yaratacak; suistimale açık hale getirecek. Örneğin, bir ilaç firması İngiltere'de ürettiği ilacı, Hakkari'de bir özel hastanede deneyebilecek. Prof. Kasapçopur'a göre, ilaç araştırmasıyla ilgili hekimleri ödüllendirmek de suistimallere neden olacak. Bizde nazilerin yaptığı gibi şeyler olmaz! İstanbul Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Etik Kurul Üyesi Prof. Dr. Yağız Üresin ise çocukta araştırma yapılması gerektiğini savunuyor. Üresin'e göre; "çocukta araştırma yapılmadığı için, çocuklar yeni bulunan ilaçlardan yararlanamıyor ve bu da haksızlık". Yeni TCK'da da bu yönde kısıtlamalar olduğunu, oysa Avrupa'nın çocukta araştırmaya onay verdiğini kaydeden Prof. Üresin araştırma yapılmazsa, çocuklara iyi gelecek ilaçların nasıl bulunacağını soruyor. Prof. Üresin ayrıca "kobay" ifadesine de karşı çıkıyor. Kobayın "sıçanla tavşan arası bir hayvan" olduğunu, insanlar için bu kavramın kullanılamayacağını söyleyen Üresin "Kobay muhabbeti cehalet göstergesi" diyor. Prof. Üresin iddialı konuşuyor: "Geçmişte Naziler ya da Amerika'da siyahlara yönelik vahşi çalışmalar yapmıştır; hem de kendileri ilan ettiler ama bizde böyle şeylerin olması mümkün değil."
1650
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.