Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Yeni bir iddia: "Ünlüler şöhret yüzünden delirmiyor, zaten deliler!"

Yeni bir iddia: "Ünlüler şöhret yüzünden delirmiyor, zaten deliler!"

Bir Alman psikiyatri profesörünün iddia ettiğine göre ünlüler, şöhretleri yüzünden delirmiyor, deli oldukları için ünlü oluyorlar.

Ünlülerin yaşamı ve davranışları sıradan insanlar için her zaman ilginç gelmiştir. Birçok insan ünlülerin çılgınlıklarını, abartılı giysilerini, "cesur" davranışlarını şöhretlerine bağlar. Bir Alman psikiyatri profesörü şimdi tam aksini iddia ediyor: Ünlüler, şöhretleri yüzünden delirmiyor, deli oldukları için ünlü oluyorlar.

Günümüzde ünlü olmak çok kolay. Şu televizyon dünyasına bir bakın. Her gün yeni bir yarışma programı çıkıyor karşınıza. Şarkı söylemek, dans etmek, rol yapmak vb gibi becerilerden birine az çok sahipseniz veya sahip olduğunuza inanıyorsanız, bir anda milyonlarca kişinin karşısına çıkıveriyorsunuz.

Eğer şansınız yaver gider de toplumun ilgisini çekecek bir skandal yaratabilirseniz dizi yapımcılarından veya şov dünyasından teklif almanız işten bile değil. Tabii bu tür programlar sadece ülkemizde değil, Amerika ve Avrupa'da da var.

Alman psikiyatri profesörü Borwin Bandelow (Göttingen Üniversite Kliniği Korku Bölümü yöneticisi) işte biraz bu tür yarışmaları, biraz şovları biraz da ünlülerin özgeçmişlerini inceleyerek oyuncuların, starların veya mankenlerin patolojik ruh hallerindeki benzerlikleriyle ilgili teşhisler koyuyor ve bu konuyla ilgili bir de kitap yazdı.

Bilim adamının en çok ilgisini çeken ünlüler hakkında yapılan dedikodular. Gerçek megastarların yarattıkları skandallerden ve mutsuzluklarından, onların hakkında çok şey okuyabiliyorum ve teorimin kanıtlandığını görüyorum diyor profesör.

Yani: Pop ve şov dünyasında zirveye ulaşanlar, sağlıklı insanlar olamaz.

Delilik -Ünlülük

Spiegel dergisinde (11/2006) yayımlanan söyleşisinde uzaktan teşhisin son derece göze batıcı davranışlar sayesinde mümkün olduğunu değinen uzman, Elvis Presley'den Michael Jackson'a kadar birçok ünlünün hayatını inceleyerek özetle şöyle bir tablo çıkarmış:

Şov dünyasının bu ünlüleri genelde benmerkezci ve narsistler (özsever). Başarılı ve zengin olmalarına rağmen çok mutsuzlar.

Birçok ünlünün özgeçmişinde çeşitli kişilik bozukluklarıyla ilgili semptomları tıpkı psikiyatrik tanı listesindeki gibi işaretlemenin mümkün olduğuna anlatan profesörün görüşüne göre, sanıldığının aksine ünlüler uyuşturucu aldıkları veya ünlerini iyi kullanamadıkları için delirmiyor, deli oldukları için ünlü oluyorlar.

Mesela şarkıcı Robbie Williams'ta ilk belirtiler 13,14 yaşlarında ortaya çıkmış. Robbie, Take That grubuna kabul edildiğini öğrendiği tarihlerde, LSD ve alkol kullandığı için okuldaki sınavından kalmıştı. Bob Dylan on üç yaşında evden kaçmış. Starların geçmişinde hep mutsuzluk var. Michael Jackson'un babası hem annesini hem de çocuklarını dövüyordu. Yaratıcı müzisyenler de genelde mutsuz ailelerden geliyor. Ve bunlar da yine mutsuz aileler kuruyorlar.

Mutsuz yaşamlar

Alman psikiyatra hak vermemek elde değil. Bizdeki pop dünyasının yıldızlarını düşünün, birçoğunun geçmişinde mutsuz bir aile yaşantısı gizli değil mi? Dayak atan, taciz eden ya da alkolik babalar, çocukları ün ve paraya sahip olunca birden bire ortaya çıkıyor ya da paparazziler tarafından bunuyorlar.

Mutlu bir geçmişi olan, ünlü olduktan sonra da "sıradan" ve mutlu bir yaşam süren kaç ünlü var acaba.

Ünlülerde görülen farklı kişilik özelliklerinde iki bozukluk ön plana çıkıyor. Eğer bir kişide narsist kişilik bozukluğu varsa oyunculuk onun için en uygun meslek olabilir demek. Sonsuz egomani (kişinin kendisiyle patolojik olarak uğraşması) ve kendini üstün görme özellikleri sayesinde bu insanlar tüm riskleri gözden çıkararak, rakiplerini ezip geçiyorlar. Hep kendinden daha fazla söz ettirmek, hep daha yukarılara tırmanabilmek için.

Sınır-kişilik bozukluğu

Tabii her sanatçı skandal yaratmaz, hatta "masum" bir aile yaşantısı olanlar bile var. Bu gruba giren ünlülerin de narsist kişilikleri olabilir, ama bozukluk söz konusu değil ve bu kişilik özelliğini Borderline bozukluğundan ayırt etmek gerekir.

Borderline bozukluğu (Sınır kişilik bozukluğu) psikiyatrlar tarafından "duygusal açıdan instabil kişilik bozukluğu" olarak da açıklanmakta. Bu hastalıkta kişiliğe zarar vermekten, intihara kalkışma ve uyuşturucu kullanmaya kadar değişen davranışlar geniş bir yelpaze oluşturmakta. Borderline bozukluğuna sahip insanların ruh hali çok değişken ve sağlam ilişkiler kuramadıkları için kendilerini çok yalnız hissediyorlar.

Birçok ünlüde görülen bu bozukluklara cinsel sorunlar da eklenebilir ve özellikle kadınlarda kendini yaralama semptomları daha sık olarak görülmekte. Mesela genç kızların hayran olduğu ünlü oyuncu Brad Pitt ile mutlu bir beraberliği olduğu söylenen Angelina Jolie, kollarını ciddi bir şekilde kesince hastanelik olmuştu.

Bizdekiler >>>

1475
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.