Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Yaşlıların en hassas oldukları gün

Yaşlıların en hassas oldukları gün

Alışverişleri, ziyaretleri ile evlerde tatlı bir telaşı sağlayan bayramlar, ömürlerinin sonbaharını yaşayan huzurevi sakinleri tarafından çok farklı duygularla yaşanıyor.

Güncellenme tarihi: 23.10.2012
yaşlıların en hassas oldukları gün

Bayram, huzurevi sakinlerinin önemli bölümü için "yıllardır uzak kaldığı çocukları ve akrabaları görebilme umudu" anlamına geliyor. Adana Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Huzurevi Müdürü Nurdan Kama, özel günlerin yaşlıların duygusal olarak en hassas oldukları dönemler olduğunu belirterek, bunun davranışlarına da yansıdığını söyledi.

Yakınları olmayan ya da çeşitli nedenlerle görüşmeyen yaşlıların bayramın yaklaştığı günlerde daha duygusal, gergin ve endişeli olabildiklerine dikkati çeken Kama, şunları söyledi: "Bayramlar birlik ve beraberlik çağrısıdır. Ziyaretlerle anlamı güçlenir. Bu nedenle bayramlar, özelikle kimsesi olmayan yaşlılar için son derece hassas günlerdir. Bayramlarda, evlatlarına ve yakınlarına daha fazla ihtiyaç duydukları içen adeta yollarını gözlerler. Özelikle kimsesi olmayanlar, iç dünyalarında bayramı hüzünle karşılarlar. Bu durumu bilen diğer sakinlerin, birbirleri ile dayanışma duygusu içinde ziyarete gelen yakınlarını kimsesi olmayan arkadaşlarının yanına götürmesi dikkatimizi çeker. Bir anlamda, yalnızlık duygusunu azaltmak için ziyaretçilerini birbirleriyle paylaşırlar."

Huzurevi sakinlerinden 67 yaşındaki kunduracı Zeki Dokuyan da bayramı hüzünle bekleyenlerden. Onu herkes, güzel sesi ve huzurevi korosunda söylediği şarkılar ile tanıyor. İstanbul'a taşınma fikrine alışamayan eşinin 6 çocuğunu alarak ayrılmasının ardından yalnızlık Zeki Bey'in hayatına girmiş. Zeki Bey huzurevinde arkadaşları ve çok sevdiği huzurevi personeli ile mutlu bir görüntü çiziyor ancak, en büyük özlemi olan ve yıllardır görmediği çocukları, yaklaşan bayram öncesi yüreğindeki özlemi bir kat daha artırıyor.

Zeki Dokuyan, kalabalık ailelerde kutlanan eski bayramları özlediğini belirterek, "Dört yıldır buradayım. Hiç ziyaretçim olmadı. Eşimden ayrıldıktan sonra çocuklarımla ilişkilerim koptu. Özlemleri içimde, ama kaderin önüne geçilmiyor" diyor. Sağlık sorunları nedeniyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni yarıda bırakan Neriman Çıtak ise kimseye yük olmadan kendi ayakları üzerinde durabildiği dostlarıyla bir arada olduğu huzurevine, bir kütüphane yaptırarak memnuniyetini göstermiş.

"Ben burada çok mutluyum" diyen Çıtak da bayram muhabbetlerinde göz yaşlarına hakim olamıyor. Eline aldığı aile fotoğrafına özlemle bakan Neriman Teyze, "O kalabalık günler artık hatıralarda kaldı. Ama buna da şükür. Yeğenlerim bayramda işleri olduğu için bayramdan bir kaç gün önce ziyaretime gelecek. Yani erken de olsa bayramı kutlayacağım" sözleriyle hüznü ve mutluluğu aynı anda yansıtıyor.

1457
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.