Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Yaşlı kalp soğuğu sevmiyor

Yaşlı kalp soğuğu sevmiyor

Çocuklar ve ikinci çocukluk dönemini yaşayan yaşlılar için, kış mevsimi önemli sorunları da beraberinde getiriyor.

Özellikle yaşlılarımızı soğuk havanın yaratabileceği olumsuz etkilerden korumak gerekiyor. Çünkü kalp ve damar hastalıklarıyla yüz yüze gelen yaşlıların, soğuklarda kalp krizi geçirme riski artıyor.

Yaşlıları bekleyen soğukalgınlığı riski, kalp krizini tetikliyor

Kış aylarında, yaşlılar arasında kalp hastalıkları sonucu ölümlerde büyük bir artış görülüyor. Sert hava koşulları, kalp hastalıklarını tetikliyor. Kalp ve damar hastalıklarına ilişkin bir kontrolden geçmemiş olan yaşlı kişiler, kış mevsiminde günlük yaşantılarını eski tempoda sürdürmek isteyince problemler başlıyor. Yaşlıların kış günlerinde sokağa çıkmadan önce hafif vücut egzersizleri yapmalarında büyük fayda var. Bu egzersizler, kan dolaşımının hızlanmasını sağlar ve yaşlı kişi dışarı çıktığı zaman büyük bir sorunla karşılaşmaz. İleri yaşlarda vücudun bağışıklık sisteminin çalışması yavaşladığı için, basit bir soğukalgınlığı bile ağır bir hastalığa yol açabilir.

Çocuğunuza burnunu temizlemeyi doğru yollarla öğretin

Nezle önemli bir sorun değil. Ama küçük çocuklar nezle olunca, büyüklerin işi zorlaşıyor. Küçücük yavrunun burnunun bozuk çeşme gibi sürekli akması, sadece çocuğu değil, onunla ilgilenen büyüğünü de zor durumda bırakır. Çocuk mendilini burnuna tutup burnunu silmeyi beceremediği için, bir başkasının onun yerine bu işi yapması gerekir. Çocuklar genellikle dört yaşına geldikleri zaman burunlarını silmeyi öğrenebilirler. Çocuğa bunu öğretirken, şu basit yöntemden yararlanabilirsiniz. Elinize yanan bir mum alıp çocuğa yaklaştırın ve burnuyla mumu üflemesini söyleyin. Çocuk, bir kaç denemeden sonra bu oyundan hoşlanacak. Çocuğun karşısına geçip bir mendile burnunuzu silin. O da sizi taklit etmeye çalışacak. İlk denemeler iyi sonuç vermese de, sabırlı olun. Çocuklar, büyüklerini taklit etmekte ustadırlar. Bir süre sonra nezle olan çocuğunuz burnunu kendisi silmeye başlayacaktır.

Bebeğinizin de depresyona girebileceğini unutmayın

Bebeğin, konuşmasını, yürümesini öğrenmeden depresyona girmesi, saçma ve komik görünebilir. Hatta şu depresyona girme meselesinin fazla abartıldığını da düşünebilirsiniz. Ama uzmanlar, bu konuyu hiç de abartılı ya da komik bulmuyorlar. Yapılan araştırmalara göre, bebeklerin depresyona girmeleri, anneleriyle olan bağlarıyla yakından ilgili. Zor bir doğumla dünyaya gelen bebeklerin, kendilerini güvende hissetmedikleri için ruhsal sorunlar yaşadıkları ortaya çıktı. Bebeğin depresyon derdiyle hemen tanışmaması için, annenin onunla sürekli ilgilenmesi gerekiyor. Ona sürekli birşeyler anlatmak, dokunmak, bebeğe huzur verir, yüreğini rahatlatır. Ayrıca bebeklere düzenli bir program uygulanması da, depresyona girmelerini önler. Bebekler, ebeveynlerinin duygularını da hemen kaparlar. Doğumdan sonra ruhsal sorunlar yaşayan annenin, zaman kaybetmeden tedavi görmesi gerekir. Bebeklerimizi doğdukları günden depresyona sokmayalım.

Hazırlayan: Azize Bergin/ Kelebek
711
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.