Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Irak'ta Savaş Kanseri Tetikleyecek!

Irak'ta Savaş Kanseri Tetikleyecek!

1991 yılındaki Körfez Krizi nedeniyle çıkan savaşın başta kan, cilt ve tiroid olmak üzere en az altı tip kanser türündeki hasta sayısını yükselttiği biliniyor. Yeni bir savaş kanser riski demek!

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı ve 'II. Uluslararası Çevre, Beslenme ve Kanser Sempozyumu' Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, 1991 yılındaki Körfez Krizi nedeniyle çıkan savaşın başta kan, cilt ve tiroid olmak üzere en az altı tip kanser türündeki hasta sayısını yükselttiğini hatırlatarak, Irak'ta çıkacak yeni bir savaşın da benzer sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Murat Tuncer, 31 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Harbiye Askeri Müzesi'nde gerçekleştirilecek olan 'II. Uluslararası Çevre, Beslenme ve Kanser Sempozyumu' nedeniyle düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, savaşın kanser üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini anlattı ve "Savaş hem askerleri, hem de halkı doğrudan etkiliyor. Kimyasal ve nükleer silah kullanımı ise yaygın bir coğrafyayı dolaylı olarak etkisi altına alıyor. Radyoaktif maddeler ve kimyasal etki toprağa, havaya ve suya kolaylıkla karışıyor. Türkiye de bu etki alanı içinde." dedi.

Irak'ta nükleer silah kullanıldığında ilk beş saat içinde etki altında kalanlara iyot tabletleri verilmesi, su ve yiyecek yardımı yapılması gerektiğini belirten Prof.Dr Murat Tuncer Dünya Sağlık Örgütü(WHO)nün geçen Körfez Krizi'nde nerede ne kadar uranyum kullanıldığına ilişkin kesin bir veri elde edemediğini bildirdi.

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANSER
Prof. Dr. Murat Tuncer,Türkiye'de 1970'li yıllarda ölüm nedenleri içinde dördüncü sırada yer alan kanserin, günümüzde ikinci sıraya yükseldiğini ve kanserin ölüm nedenleri arasındaki oranının yüzde 14 olduğunu kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Halen her yıl 70 bin vatandaşımız kansere yakalanmakta, 50 bin kanserli vatandaşımız hayatını kaybetmektedir. En sık görülen kanser yüzde 23 ile akciğer kanseridir. İkinci sırada yüzde 10 ile meme kanseri gelmektedir. Mide, mesane, deri, kadın genital kanserleri diğer önemli kanserlerdir.

Dünyada her yıl 6 milyon kişi kansere yakalanıyor. 2020 yılında bu sayının 20 milyona yükseleceği tahmin ediliyor. Bu korkutucu artışın yüzde 80 i ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkacak. İnsan yaşamını tehdit etmesi, yaşam kalitesini ağır şekilde etkilemesi, tedavisinin riskli ve son derece pahalı olması nedeniyle, kanserle savaşta daha çok önleyici çalışmalara ağırlık verilmektedir. Bugün bilinmektedir ki, tüm kanserlerin yüzde 35 i beslenme ile ilgilidir yüzde 30'u direkt veya indirekt sigara ile ilgili oluşmaktadır."

KANSER NEDENLERİ
Yaşanılan çevrede, ev ve işyerlerinde, sokaklarda ya da alışkanlıklar nedeniyle kanserde sürekli bir risk kapasitesinin varolduğuna, ve hedeflerinin risk katsayısını azaltmak olduğuna işaret eden Prof. Dr. Murat Tuncer çevresel etkiler bakımından en tehlikeli maddenin de arsenik olduğunu söyledi.

İstanbul ve Ankara belediyelerinin suların klorlanmasında risk katsayılarını azalttığını bildiren Prof. Dr. Tuncer bu arada evlerdeki uygunsuz betonarmelerden yayılan radon gazıyla baz istasyonlarının yaydığı uzun süreli radyoaktivitenin etkilerine dikkat çekti:

"Sulardaki arsenik çok önemli. Arsenikli suların bulunduğu yerlerin yakınlarında bulunan ardıç ağaçlarına dikkat. Çünkü bu ağaç arsenikli suları sever ve büyür. Bu ağaçların kesimiyle elde edilen odunların ateşi ve tütsüleme yöntemiyle pişirilen etler açık kanserojen etki yaratıyor. Güneş, sigara ve toprak diğer önemli kanser nedenleri.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı, içeceklerde arsenik ve polisiklik aromatik hidrokarbon kontaminasyonu, klor artıkları, mezothelioma riskleri, ailevi kanserler, ev içi ve dışı hava kirliliği ve radyoaktif atıklar konularında bilgilendirici/ önleyici çalışmaların yanısıra kanseri yakın takip için Türkiye beslenme haritası ve beslenme zincirinin çıkarılması üzerinde çalışmalar yürütmektedir.

Ülkemiz jeolojik yapısı nedeni ile kanser açısından önemli özellikler taşımaktadır. İç Anadolu daki erionit ve asbest taşıyan toprağın halk tarafından kullanılması sonucu mezothelioma denilen akciğer zarı kanseri dünyadakinden binlerce kez daha sık olarak görülmektedir. İçme sularına arsenik karışması da yine çok önemli bir sağlık problemi olarak ortaya çıkmaktadır."
798
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.