Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Önlem alın gripten korkmayın!

Önlem alın gripten korkmayın!

Mevsimlere özgü, bazı sağlık sorunları var. Şimdi de grip zamanı. Uzmanlar grip aşısının tek çare olmadığına dikkat çekiyor.

Bu arada karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin belinizi kalınlaştırdığını, eklemlerinizdeki ağrıların büyük ihtimalle bu mevsimden kaynaklandığını biliyor musunuz? İşte sizin için ilginç sağlık notları.

Tıp dünyası, her yıl Kasım- Mart ayları arasındaki dönemi, grip mevsimi olarak tanımlıyor. Her yıl farklı bir virüs grip salgını yarattığı için 2004-2005 grip mevsiminin nasıl geçeceğini tahmin etmeye imkan yok. Solunum yollarında pusu kuran grip virüsleri her yıl milyonlarca kişiyi yatağa düşürüyor. Özellikle bebekler ve yaşlılar için tehlike büyük. Uzmanlar, altı aylıktan küçük bebekler için grip aşısının gerekli olmadığını belirtiyorlar. Ama altıncı ayını geride bırakan bebeklerin aşılanması isteniyor. Bebek bekleyen kadınların ve de yaşlıların grip aşısını ihmal etmemeleri gerek.

Gripten korunmak için tek çare aşı değil. Temizlik kurallarına dikkat etmek daha da büyük önem taşıyabilir. Çocukların yemeklerden önce ellerini yıkamadan sofraya oturmamaları, yetişkinlerin bulundukları ortamları temiz tutmaları ve sık sık ellerini yıkamaları, salgın dönemlerinde başkalarıyla öpüşmemek gibi önlemler etkili olur.

Belinin ince olması için çaba harcayanlara bir haberimiz var. Uzmanlar, rafine edilmiş karbonhidratların, yani beyaz unla hazırlanmış yiyeceklerin, beyaz pirinç ve beyaz şekerin sofralardan uzak tutulmasının belin kalınlaşmasını önlediğini ifade ediyor. Yüzlerce kişinin katılımıyla yapılan çalışmalar, bu yiyeceklere düşkün kişilerin özellikle bel bölgesinin kalınlaştığını kanıtladı. Bu yiyecekler kan şekerini birden yükseltiyor sonra da normale döndürüyor. Bu iniş çıkışlar, vücudun kalorileri yağ şeklinde depolamasına neden oluyor. Ve de vücuttaki yağların daha çok karın bölgesinde yani bel ve çevresinde toplandıkları bir gerçek. Üç beyazdan yani şeker, tuz ve beyaz undan uzak durmanız, belinizin kalınlaşmasını önler. Ayrıca sağlığınızı da korumuş olursunuz.

Eklem ağrıları, halk arasında yağmur habercisi olarak nitelendirilir. Eklemlerinizdeki ağrılara çare bulmak için bir doktora başvurursanız, doktorunuz size bu ağrılarla ilgili bir kaç neden sıralayacaktır: Soğuk algınlığı, grip, boğazınızda iltihaplanma gibi virüslerin neden oldukları hastalıklardan birine yakalanmışsanız, hastalığın sonrasında eklem ağrıları başlayabilir.

Yaşınız 30-50 arasında ise ve ellerinizde, bileklerinizde, ayak bileklerinde ağrılar başlamışsa, romatoid artrit teşhisi konması ihtimali var. Ağrılar yavaş yavaş şiddetini artırıyorsa ve de aynı zamanda ağrılı bölgelerde şişme varsa, doktorunuz size bazı ilaçlar önerecektir. Eğer ağrı kalçalarda, vücudun arkasında ya da dizlerde yoğunlaşıyorsa, osteoartrit teşhisi konabilir. Bu hastalık daha çok yaşlılarda görülür ve eklemlerde bir sorun yaşanmasından sonra ortaya çıkar. Gördüğünüz gibi, eklemler ağrımak için yağmur bulutlarını beklemiyorlar.

Biliyorsunuz son yıllarda eczanelerin raflarını çeşitli vitamin ve mineral içeren haplar doldurdu. Bitkilerden elde edilen doğal nitelikli bu yardımcı ilaçları kullanmayan yok dersek, abartmış olmayız. Bazılarına göre, bu tür hapları kullanınca artık doğru beslenme kaygısından kurtulmak mümkün. Ama tabii, bu iddianın gerçekle ilgisi yok. Eğer vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri besinlerden elde edemiyorsanız, takviye hapları düzenli olarak kullanmanız gerekebilir. İlaç olmayan ilaçların, gerçek ilaçlarla birlikte kullanılmasının sakıncalı olduğunu iddia edenler de var. Bu konuda doktorunuza danışmanız gerekir. Bu konuda dikkatli olmalı ve rasgele takviye hap kullanmamalısınız.

Çoğumuz yürümeyi, daha bir yaşına gelmeden öğrendik. Fakat atacağımız adımların sağlığımız açısından bize yarar sağlaması için bazı kurallara uymak zorundayız. Yani, yürümeyi yeniden öğrenmeliyiz.

Haftada beş kez, yalınayak, ayak parmaklarınızın ucuna basarak beş dakika yürüyün. Bu sayede ayak bileklerinize ve baldırlarınıza büyük iyilik yapmış olursunuz.

Yürürken vücudunuzu dik tutun. Öne doğru eğilerek yürümeniz, zamanla sırt kaslarında sorunlar yaratır. Sırt ağrılarından yakınmaya başlarsınız. Yürürken omuzlarınızı dik tutun, başınızı öne eğmeyin.

Bacaklarınızı iyi kullanmaya gayret edin. Yürürken, dizlerinizi kırmadan bacaklarınızı ileriye uzatarak yürümeye kendinizi alıştırın. Bacaklarınızın sağlığını korumak açısından da bu yöntemin büyük önemi var.

Hazırlayan: Azize Bergin/ Kelebek
501
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.