Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Öğrencilerde karşı gelme bozukluğu

Öğrencilerde karşı gelme bozukluğu

Sivas'ta, ilköğretim okulu öğrencileri arasında yapılan araştırmada, öğrencilerin yüzde 11.5'inde "karşı gelme bozukluğu" olduğu belirlendi.

Araştırmaya göre, karşı çıkma bozukluğunun en önemli belirtisi alınganlık, çabuk darılma veya kolay kızdırılma. En az görülen belirti ise isteyerek başkalarını kızdıran şeyler yapmak.

Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Doğan ile Prof. Dr. Haldun Sümen, Doç. Dr. Selma Doğan ve uzman doktor Erdal Erşan "Sivas İl Merkezinde İlköğretim Öğrencilerinde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Karşı Gelme Bozukluğu" konulu araştırma yaptı.

Kentte 8 ilköğretim okulundaki bin 425 öğrenci üzerinde yapılan araştırmada, öğrencilerin yüzde 11.5'inde, toplumsal değer yargılarına ve başkalarının haklarına saldırmadan olumsuz, düşmanca ve karşı çıkma biçimindeki davranışlardan oluşan bir rahatsızlık olarak tanımlanan "karşı gelme bozukluğu" olduğu saptandı.

BELİRTİLER

Bozukluğun en önemli belirtisinin yüzde 85.4 oranıyla "alınganlık, çabuk darılma veya kolay kızdırılma" olduğunun anlaşıldığı araştırmada, en az görülen belirtinin ise yüzde 35.4 oranıyla "isteyerek başkalarını kızdıran şeyler yapma" olduğu belirlendi.

Karşı gelme bozukluğuyla ilgili diğer belirtiler ise şöyle sıralandı: "Çoğu zaman içerlemiş, kızgın ve güceniktir. Sık sık büyükleriyle tartışmaya girer. Çoğu zaman kincidir ve intikam almak ister. Büyüklerin isteklerine veya kurallarına uymaya çoğu zaman etkin bir biçimde karşı gelir veya bunları reddeder. Kendi yaramazlıkları için çoğu zaman başkalarını suçlar. Sık sık hiddetlenir ve huysuzlaşır."

"PSİKOTERAPİYE İHTİYAÇ VAR"

Prof. Dr. Doğan, karşı gelme bozukluğunun tespit edilebilmesi için bu belirtilerden en az 4'ünün 6 ay boyunca görülmesi gerektiğini söyledi. Bozukluğun yeterince tanınmadığını kaydeden Doğan, "Anne, baba ve öğretmenler, bu çocukları daha çok huysuz, çabuk öfkelenen, sorumluluk almayan, yaramaz, içli çocuklar olarak nitelendirir" diye konuştu. Bu çocukların genellikle arkadaşları olmadığını, okulda başarısız olduğunu ifade eden Doğan, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, depresyon ve madde bağımlılığının da bu çocuklarda daha sık görüldüğünü vurguladı.

Böyle çocukların yetiştirilmesi konusunda anne ve babalara danışmanlık yapılması gerektiğini de belirten Doğan, "Çocuğun karşı gelme davranışları önlenmeye, olumlu davranışları pekiştirilmeye çalışılır. Anne ve babalar, çok katı veya şımartmaya yol açacak tutumda olmamalıdır. Çocuklara kendine saygıyı artırmak, davranışlarını denetlemesini sağlamak için bireysel psikoterapi de yapılmalıdır" dedi.
768
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.