Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Kulak çınlamalarını dikkate alın

Kulak çınlamalarını dikkate alın

Kulak çınlamaları çok nadir vakalarda muayene eden kişi tarafından duyulan, genelde kişinin kafası içinden gelen subjektif bir ses algılama durumu.

Çınlama, işitme kaybı ile birlikte ise; orta kulak, iç kulak ve beyinde işitme merkezi hastalıkları açısından hastanın kontrol edilmesi gerekir. Kişi duyduğu sesi tarif ederken zorlanabilir. Ancak en sık düşük frekanslarda (vantilatör sesi, deniz kenarında dalga sesi v.b) tanımlayabilir ya da hasta yüksek frekanslı (kapı zili/böcek sesi) gibi seslerden rahatsız olabilir. Çınlama ile ilgili etyolojik bir çalışma yapmadan önce, neredeyse vücuttaki tüm organların bir çınlama kaynağı olabileceğini unutmamak gerekir. Birçok tetik arasında boğulmamak için, tüm bu işlemleri belli bir prensip ve sistem içinde yapmak gerekir.

Objektif ve Subjektif olmak üzere iki çeşit çınlama vardır:

Objektif çınlama: Kulak içinden ya da kulak yakınındaki dokulardan kaynaklanan mekanik olaylara bağlı gerçek sesler.

Subjektif çınlama: Herhangi bir mekanik etki olmaksızın, beyindeki işitsel yolların herhangi bir yerinden kaynaklanan sesler.

Objektif çınlamanın nedenleri:

* Damarsal hastalıklar,
* Noromusküler hastalıklar,
* Diğer nedenler (östaki tüpü tıkanıklıkları, lokal enfeksiyonlar.)

Subjektif çınlamanın nedenleri:

* Periferik,

* Dış kulak (buşon, enfeksiyon, osteom, egzostoz, osteom, tümör.)

* Orta kulak (zar yıtılması, sıvı toplanması, kemikçik kireçlenmesi, tümör, damarsal nedenler.)

* İç kulak (sinirsel işitme kaybı yapan hastalıklar ve tümörler.)

* Beyin merkezi (işitme siniri,beyin sapı, merkezi sinir sistemine ait nedenler.)

Genel anlamda bu nedenlerin dışında toksik ilaç alınması (salisilatlar, kinin türevleri, genatamisin v.b) çok önemlidir. En sık karşılaştığımız nedenlerden biri de ani patlama sesine ya da gürültüye maruz kalınmasıdır. Bu durum kişinin etkilenme derecesi ile bağlantılı olarak değişebilir. Geçici bir işitme kaybından sonra çoğu zaman kalıcı bir işitme kaybı oluşabilir. Kafa içinde herhangi bir nedenden dolayı basıncın arttığı durumlarda, işitme siniri baskı altında kalacağından, iki taraflı bir çınlama oluşabilir.

Bazen küçük damar hastalığı denilen beyinde bir takım kılcal damarların yırtılması veya tıkanmasına bağlı basınç ve dolaşım bozukluklarına neden olur. Bu olay sonucu hiçbir neden yokken ani çınlamalar oluşabilir.

Depresyon ve stres de çınlamaya neden olmaktadır:

Çınlamayı etkileyen en önemli nedenlerden birisi stres ve depresif bozukluklardır. Stres çınlamayı, çınlama ise stresi arttıran tam bir kısır döngü oluşturur. Tedavide hastanın bu tür yakınmalarının dikkate alınması semptomların şiddetini azaltmada büyük rol oynar.

Tedavisi nasıldır?

Cerrahi tedavi: Tedavi protokolleri arasında cerrahi tedavi; objektif çınlama yapan tümöral durumlar ve işitme kaybı yapan kulak hastalıklarının tedavisinde ön plana çıkmaktadır. Örneğin "meniere" hastlığına bağlı çınlamalarda iç kulak basıncını azaltmaya yönelik her bir teknik çınlamayı da %30-50 oranında azaltır. Kliniğimizde de uygulanan kimyasal timp anosempatektomi denilen yöntemle kulak zarından orta kulak boşluğuna lidokain, xylocain gibi maddelerin enjeksiyonu ile %60 oranında çınlama azalmaktadır. İşitme sinirinin koklear bölümünün kesilmesi gibi işlemler morbidite ve başarı açısından elverişli değildir.

İlaç tedavisi: İlaç tedavisi olarak adrenerjikler, adrenerjik blokerler (damar genişleticiler), antikolinesteraz ajanlar, kas gevşeticiler, plasma polipeptidler ve vitaminler (a,b2,c ve nikotinic asit) kullanılmaktadır. Her ilacın yararı yanında yan etkisinin tolere edilmesi de dikkate alınıp seçim yapılmalıdır. Anihistaminik ve dekonjestanların başarı şansı son derece kısıtlıdır. Bazı lokal anestezi maddelerinin de tedavide kullanılması söz konusudur.

Maskeleme yöntemi, hastanın çevredeki sesleri çınlamadan daha iyi algılaması ve kabullenmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Özellikle işitme kaybına bağlı çınlama hastalarında hastanın duyduğu çınlama frekansındaki sesler işitme cihazı ile hastaya geri verildiğinde, bu tür hastalarda en iyi maskeleme yöntemi işitme cihazıdır. Bu amaçla geliştirilmiş çınlama maskeleyici (tinnitus masker) teknolojik aletler kullanılmaktadır.

Biofeedback yöntemi: "Biofeedback" yönteminde ise her biri otuz dakikalık 6-8 seanslar halinde kişiye vücudunun değişik yerlerinde kan akımını ve boyun ve kafatasına yapışan kasları gevşetmesi öğretilir. Bu şekilde hasta kendi gevşeme durumunu kontrol edebilir. Gevşemenin artması stres ve bununla ilgili şikayetleri azaltır.

Çınlamayı önlemek için günlük hayatımızda yapabileceklerimiz nelerdir?

Çınlamayı azaltmak açısından bir takım tedbirleri günlük hayatımızda almamız mümkündür. Bunlardan en önemlisi hem fiziksel hem de emosyonel olarak stresten uzaklaşmak gerekir. Bu amaçla geçici olarak birtakım sakinleştirici ilaçlar alınabilir. Kahve, sigara gibi uyarıcılar çınlamayı artırırlar. Yüksek yoğunluklu gürültüler her zaman işitme kaybı riski oluşturabileceğinden zorunlu hallerde kulaklık dahi kullanılmalıdır. Çınlama özellikle gece yatağa yatarken en yoğun olarak hissedildiği için sizin için kabul edilebilir bir müziği başucunuza koyup çınlamanızı duyamayacağınız volümde uyumaya çalışmak geçerli bir yöntemdir. Bu amaçla kullanılan ticari aletler mevcuttur. Eğer bir çınlama hastası iseniz belki de size vereceğimiz en önemli mesaj, ne kadar şiddetli çınlamaya sahip olursanız olun, bu çınlamalar asla endişelenecek seviyede işitme kaybı yapmaz.

Kaynak: www.amerikanhastanesi.com.tr
656
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.