Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Kansere karşı önleminizi alın

Kansere karşı önleminizi alın

Her yıl 50 bin kişi akciğer kanserine yakalanıyor. Ailede hastalığın görülmesi ve sigara tiryakiliği hastalık riskini artıyor

Sigara ve akciğer kanseri arasındaki ilişki ile akciğer kanserinin tedavisi konusunda merak edilenleri Prof. Dr. Yalçın Karakoca yanıtladı.

Akciğer kanseri ne kadar sıklıkta ortaya çıkar? Ülkemizde ne kadar sıklıkta görülüyor?

Akciğer kanseri yaygın bir hastalıktır. Erkeklerde, tüm dünyada en çok öldüren kanser türü. Ülkemizde yılda 50 bin kişi akciğer kanseri hastalığına yakalanmakta. Kalp-damar hastalıklarından sonra ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alır.

Akciğer kanserinin nedenleri nedir? Nasıl korunabiliriz?

Akciğer kanserinin başlıca nedeni sigaradır. Tüm akciğer kanserlerinin yüzde 80-90'ı tek başına sigaraya bağlıdır. Ailede akciğer kanseri olması, akciğer kanserine yakalanma riskini artırmaktadır. Ayrıca asbest denen tozlarla uğraşan işlerde çalışan kişilerde, çeşitli kimyasal maddelerle çalışılan işkollarında çalışanlarda, daha önce akciğerden hastalık geçirenlerde akciğer kanseri riski artmakta. Akciğer kanserinden korunmak en büyük risk faktörü olan sigaranın bırakılması ile sağlanabilir.

Bu kanserin belirtileri nedir?

Karakteri değişen veya geçmeyen öksürük, öksürükle kanlı balgam veya kan gelmesi, şiddeti giderek artan nefes darlığı, geçmeyen veya tekrarlayan zatürree ve enfeksiyonlar gibi hava yolunda gelişen tümörün direkt etkilerine ait belirtiler görülebileceği gibi; kilo kaybı, halsizlik, iştahsızlık gibi genel bulgular ya da kan yolu ile diğer organlara yayılımına bağlı belirtiler görülebilir: Yaygın kemik ağrıları, baş ağrıları veya sara nöbeti gibi...

Günümüzde akciğer kanserinin tedavisi mümkün müdür?

Akciğer kanserlerinde tedavi kanserin türü ve evresine (yaygınlığı) göre belirlenir. Bu nedenle öncelikle belirtmek gerekir ki, tedavi yaklaşımı açısından akciğer kanserleri ikiye ayrılır: Küçük hücreli dışı akciğer kanserleri ve küçük hücreli akciğer kanserleri. Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde cerrahi en uygun tedavi seçeneğidir ve tam tedavi sağlar. Ancak cerrahi tedavi için tümörün yerleşimi veya yaygınlığı uygun olmalıdır.
Yerleşimi ve yaygınlığı nedeniyle cerrahi şansını kaybetmiş hastalara dünyada standart olarak 'Multimodalite tedavi prensipleri' içerisinde yaklaşılır ve başlıca üç yöntem uygulanır; radyoterapi, kemoterapi, terapötik (girişimsel) bronkoskopi.

Multimodalite tedavi prensipleri derken neyi kastediyorsunuz?

Hastanın kemoterapi ve radyoterapi tedavileri yanı sıra yaşam kalitesini artıran, aynı zamanda yaşam süresine de olumlu etkileri olan, destekleyici olarak nitelendirilen tedavi yöntemlerinin tümünün bir arada değerlendirilerek uygulanmasıdır. Akciğer kanseri hastalarında büyük oranda izlenen hava yolu tıkanmaları, yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra ölüm nedenlerini de oluşturabiliyor.

'Stent' takılıyor
Girişimsel bronkoskopi nedir?


Solunum yollarında tıkanmaya neden olan türdeki tümörlerin ve darlıkların, lazer, argon plazma koagülasyonu, elektrokoter, kriyoterapi, fotodinamik terapi, stent yerleştirilmesi gibi tekniklerle tedavi edilmesidir.
Genel anestezi altında bronkoskop ile soluk borusuna girilerek uygulanan bu işlemde hava yollarını içeriden tıkayan mevcut tümör lazer, argon plazma koagülasyonu, elektrokoter, kriyoterapi, fotodinamik terapi tekniklerinden biri veya birkaçı ile ortadan kaldırılır. Tümörün tekrar büyümesi ihtimali veya hava yoluna dışarıdan bası mevcutsa 'stent' adı verilen içi boş, boru şeklinde araçlar yerleştirilerek hava yolunun bütünlüğü ve açıklığı sağlanır.

Türkiye'de multimodalite tedavi prensipleri ve girişimsel bronkoskopi uygulanıyor mu?

Ülkemizde kanser tedavisinden bahsedildiğinde akla gelen tedavi seçenekleri kemoterapi ve radyoterapidir. Ne yazık ki dünyada 20 yıldan beri standart olarak uygulanan girişimsel bronkoskopik yöntemlerin ülkemizde yerleşmesi ve uygulanması henüz başlangıç aşamasındadır. Sadece Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gerçek anlamda girişimsel bronkoskopi ünitesi mevcuttur.
Ancak son yıllarda dünya standartlarına erişebilmek ve kemoradyoterapinin etkinliğini artırabilmek amacı ile gelişmiş merkezlerde yeni uygulanmaya başlayan girişimsel bronkoskopi de hekimler ve hastalar arasında düşünce bazında yaygınlaşmaya başlamıştır. Girişimsel bronkoskopinin hastalar tarafından daha iyi bilinmesi ve hekimler arasında yaygınlaşması amacıyla 'Akciğer Kanseri ve Bronkoloji Derneği' adı altında bir organizasyon kurduk. Çünkü uygulamanın yapılabilmesi için her şeyden önce eğitimli ve kalifiye bir hekim kadrosu ile dünya standartlarında bir girişimsel bronkoskopi ünitesi gereklidir.

Hedef, rahat soluk almak

Bu yöntemin akciğer kanseri hastalarına katkısı nedir?


Akciğer kanseri hastalarının üçte birinde henüz tanı aşamasında, üçte birlik bir bölümünde ise ilerleyen bölümünde ana hava yolu tıkanıklığı ve bu tıkanıklığa bağlı komplikasyonlar görülür. Tıkanıklığa bağlı iyileşmeyen zatürreenin yanı sıra, ani kanama veya tıkanıklık nedeniyle boğularak ölüm vakaları dahi görülebilir.
Mevcut tıkanıklığa neden olan tümörün tedavisi, bu bağlamda hayat kurtarıcıdır. Aynı zamanda, nefes tıkanıklığı tedavi edilen hastalara, rutin olarak aldığı kemoterapi ve radyoterapi tedavileri konusunda da büyük bir destek sağlanmış olur.

Girişimsel bronkoskopi açık bir cerrahi işlem mi? Tedavi sonrası hastalar neler yaşıyor?

Girişimsel bronkoskopi açık bir cerrahi işlem değildir. Genel anestezi altında yapılan endoskopik bir müdahaledir. Bu nedenle hastanın performansını olumsuz yönde etkilememekte. Tıkanıklığa bağlı genel durumu bozuk olan hastaların tekrar rahat nefes almasını sağladığından tedavi sonrası çarpıcı derecede iyileşme gözlenebilir. Hatta tıkanıklık nedeniyle solunum cihazına bağlanan hastaların işlem sonrası ertesi günü taburcu edilmeleri ve rutin yaşamlarına dönebilmeleri mümkündür.

Haber: Ferhan Kaya Poroy/Radikal
890
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.