Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Hipertansiyon hakkında her şey

Hipertansiyon hakkında her şey

Türkiye'de her üç kişiden birinde görülen hipertansiyon, gençleri de etkiliyor. Araştırmalar hastaların büyük bir çoğunluğunun durumlarından haberdar bile olmadığını ortaya koyuyor.

Üstelik kalpten böbreklere, gözden beyne kadar pek çok organda hasar bırakabilen hipertansiyon, erken ölüm nedenlerinden de biri.

Kan basıncı yüksekliği, diğer adıyla hipertansiyon, modern çağın en önemli hastalıklarından birini oluşturuyor. Tüm dünyada yaklaşık 700 milyon insanın hipertansiyon hastası olduğunu söylemek mümkün. Ülkemizde de 18 milyon kişinin hipertansiyondan yakındığı tahmin ediliyor. Antalya'da 6.'sı düzenlenen Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi'nde hipertansiyon tüm detaylarıyla ele alındı. Kongrede, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği'nin 26 ilde, 18 yaş ve üzerindeki 4 bin 910 kişi üzerinde gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, ülkemizde her 3 erişkinden biri hipertansiyon hastası. Yüksek kan basıncının görülme sıklığının yanı sıra dikkat çeken bir başka nokta da, bu kişilerin sadece yüzde 38'inin hastalığın farkında olması. Yüzde 62 gibi büyük bir çoğunluk ise hipertansif olduğunu ilk kez bu çalışma sırasında öğrenmiş. Bu da gösteriyor ki, ülke genelinde kan basıncı yüksek olan her 3 kişiden 2'si hipertansif olduğunun farkında değil!

Peki yüksek kan basıncı, yani hipertansiyon mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu mu?

Görüşlerini aldığımız uzmanların bu soruya yanıtı çok açık: Başlı başına bir risk olduğu için hipertansiyonun mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor. Çünkü bu hastalığın en büyük özelliği, tedavi edilmediğinde, hiçbir yakınma yaratmasa bile başta böbrek ve kalp olmak üzere pek çok organa hasar vermesi ve ölüme yol açması. Biz de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Arıcı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Nurol Arık'tan aldığımız bilgiler doğrultusunda hipertansiyonun en sık hangi organlarda hasara yol açtığını ve bu sorundan korunma yöntemlerini sizler için araştırdık.

Hangi organlara zarar veriyor?

1-Böbrek

Böbrekler, kan basıncı yüksekliğinden en çok etkilenen organların başında geliyor. Böbrek hastalığının hipertansiyona neden olduğu ilk olarak 1836'da ortaya konmuş. Daha sonraki yıllarda yapılan bazı araştırmalar sonucunda uzmanlar, sanılanın aksine, hipertansiyonun böbrek hastalığına yol açtığını ileri sürmüş. Tüm araştırmalardan alınan sonuçlar doğrultusunda da böbrek ve hipertansiyon arasında şöyle bir ilişki ortaya çıkmış: Hipertansiyon, böbrek hasarını başlatıyor ya da var olan böbrek hastalığının daha da kötüleşmesine yol açıyor. Ancak aynı zamanda böbrek hastalığı da hipertansiyona neden olabiliyor. Dolayısıyla hipertansiyon ve böbrek hastalığı birlikte görüldüğünde aradaki sebep-sonuç ilişkisini çözmek zor. Uzmanlar, kan basıncı yüksekliğinin çok şiddetli olmadığı durumlarda bile böbreklerde hasar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Son 10-15 yıldır yapılan araştırmalar sonucunda da, hipertansif hastaların, hatta kan basıncı çok hafif yükselmiş bireylerin çoğunun böbreklerinde hem yapısal hem de fonksiyonel bozukluklar oluştuğu kanıtlanmış. Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise kişilerin hipertansif kalma süreleri uzadıkça, kan basıncı yüksekliğinin böbrekte daha fazla hasar oluşturması.

Belirtileri

- İdrarın kanlı gelmesi, idrar yaparken yanma ve acıma.

- İdrar miktarında azalma ya da aşırı artma. Gece birden fazla idrara kalkma.

- Belin iki veya tek tarafında yan ağrıları

- Bulantı, kusma, halsizlik, iştahsızlık, çok su içme, çabuk yorulma.

Ne yapmalı?

Hipertansiyon, böbrek yetmezliği gelişene dek hiçbir belirti vermeden seyredebiliyor. Dolayısıyla yukarıda yer alan belirtiler ortaya çıktığında geriye dönüşü olmayan hasar gelişmiş olabilir. Organ hasarının oluşumunu önlemek için, hiçbir yakınmanız olmasa bile doktor kontrolünüzü aksatmayın.

2-Beyin

Hipertansiyonun yol açtığı bir başka sorun da inme riskinin artırması. İnme, beynin bir bölgesinde kan akışının engellenmesi ya da beyindeki damarlardan kanın dışarı sızması sonucu gelişiyor. Prof Dr. Nurol Arık, beyindeki patolojik zedelenmenin yüzde 85'inin, beyne giden damarlarda tıkanıklık oluşması sonucu geliştiğine dikkat çekiyor. Diğer yüzde 15'i de damar yırtılması nedeniyle beyin dokusunda veya beyin zarları arasında kanama gelişmesi yüzünden ortaya çıkıyor. Yapılan çalışmalara göre; kan basıncı normal olan bireylerle karşılaştırıldığında, felç oluşma riski hipertansiflerde, yani kan basıncı 140/90 mmHg ve üzerinde olanlarda 3-4 kat; kan basıncı 130-139 / 85-89 mmHg arasında olanlarda ise 1.5 kat artıyor.

Belirtileri

• Baş ağrısı, baş dönmesi

• Kollarda ve bacaklarda güçsüzlük

Ne yapmalı?

Bu belirtiler oluştuğunda geç kalmış olabilirsiniz. Dolayısıyla inme riskine karşı yılda 1-2 kez tansiyonunuzu ölçtürün. Kan basıncınız yüksekse doktor kontrolünüzü aksatmayın.

3-Göz

Hipertansiyon nedeniyle gözün retinasında başlıca iki tip hastalık gelişiyor. İlki, kronik kan basıncı yüksekliği sonucu gözde yer alan küçük çaplı damarların kalınlaşması. İkincisi ise şiddetli kan basıncı yüksekliğine bağlı gelişen ani zedelenmeler. Hipertansiyonun gözde oluşturduğu hasar, günümüzde göz dibi incelemesiyle tespit edilebiliyor. Retina tabakası, vücuttaki kan damarlarının doğrudan gözlenebileceği tek bölge olarak ifade ediliyor. Dolayısıyla göz dibi incelemesi, hipertansiyona bağlı gelişen damarsal değişiklikleri tespit etmek açısından büyük önem taşıyor. Göz dibi bulguları, hipertansiyonun süresi ve şiddetine ilişkin önemli bilgiler de sağlıyor. Günümüzde hipertansiyonun daha etkili bir şekilde kontrol edilmesi sayesinde hipertansiyona bağlı olarak gelişen "hipertansif iretinopati"ye artık daha nadir rastlanıyor. Ancak ender de görülse bu tablo tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına yol açabiliyor. Bunun yanı sıra hipertansiyon diğer retinal hastalık süreçlerini de olumsuz etkileyebiliyor

Belirtileri

-Ağrısız görme azalması.

-Işık çakması, göz önünde uçuşmalar.

-Leke şeklinde karaltı.

-Kanama.

Ne yapmalı?

Belirtiler ortaya çıktığında gözlerde kalıcı görme kaybı gelişmiş olabilir. Bu nedenle tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürmeye ve doktor kontrolünü ihmal etmemeye özen gösterin.

Rakamlarla

- "Hipertansiyon; sistolik kan basıncının (büyük tansiyon) 140 mmHg veya üzerinde, diyastolik kan basıncının ise (küçük tansiyon) 90 mmHg veya üzerinde olmasıyla tanımlanıyor. " Ülkemizde 4910 kişiden 1800'ünde hipertansiyon var. Yani her 3 erişkinden biri hipertansif.

-Erkeklerin yüzde 27.5'i, kadınların ise yüzde 36'sı hipertansiyon hastası.

-18-30 yaş arasındaki erişkinlerde görülme sıklığı yüzde 11.8 olan hipertansiyon yaşla birlikte artış göstererek 30-39 yaş arasında 21'e yükseliyor.

-50-59 yaşları arasında görülme sıklığı büyük bir artış göstererek yüzde 56.4'e, 60-69 yaşları arasında yüzde 70'e, 80 yaş üzerinde ise yüzde 80'e çıkıyor.

-Hipertansiflerin yüzde 21'inin kan basınçlarının kontrol altında olduğu görülmüş. Yani, hipertansiyonu olan hastaların sadece beşte birinin kan basıncı kontrol altına alınabiliyor.

-Hipertansiyon hastalarının yüzde 27.4'ünde böbrek hasarının göstergesi olan mikroalbümin varlığı saptanmış. Yani, her 3 hipertansiften birinde böbrek hasarı var.

4-Kalp

Hipertansiyonun yol açtığı en önemli sorunlardan biri kalp damar sistemi üzerinde gelişiyor. Yüksek kan basıncı nedeniyle kalbin önündeki yük çoğalıyor ve kalp duvarları kalınlaşıyor. Kan basıncı kontrol edilmezse tablo daha da kötüleşiyor ve kalp yetmezliği tablosu oluşuyor. Yapılan çalışmalar, kalp yetmezliği gelişen hastaların yüzde 90'ında hipertansiyon bulunduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, hipertansiyonun kalp yetmezliği riskini, kan basıncı normal olan kişilere oranla 3 kat artırdığına dikkat çekiyor. Hipertansiyonun gelişimine katkıda bulunduğu damar sertliği, bir başka deyişle ateroskleroz da kalp damarlarında tıkanmaya neden olarak kalp krizine kadar uzanan ciddi sorunlar yaratıyor. Araştırmalara göre, yüksek kan basıncı, kalbi besleyen damarlarda tıkanma oluşması riskini de 2 kattan fazla artırıyor. Tıbbi bir sorunu oluşmadan önlemek onu tedavi etmekten her zaman daha kolay ve daha az maliyetli. Üstelik hipertansiyona bağlı gelişen bu sorunlar, bir kez oluştuktan sonra kan basıncı çok iyi kontrol edilse bile tam olarak ortadan kalkmıyor. Dolayısıyla kan basıncının erken saptanması ve etkili biçimde tedavi edilmeği sadece kalpte değil, diğer organlarda gelişebilecek hasarların önlenmesi açısından çok önemli. Tüm bu nedenlerden dolayı hiçbir yakınmanız olmasa bile tansiyonunuzu yılda 1-2 kez ölçtürün. Tansiyonunuz yüksekse bu durumda bir doktor kontrolünde ilaç ve ilaç dışı tedavi yöntemlerini düzenli olarak uygulamaya özen gösterin.

Belirtileri

-Göğüs kafesinin orta bölgesinde birkaç dakikadan uzun süren baskı sıkışma, ağırlık, huzursuzluk hissi,

-Omuzlara, boyun bölgesine veya kollara yayılan göğüs ağrısı,

-Baş dönmesi, baygınlık, bayılma, bulantı, soğuk terlemenin eşlik ettiği göğüs kafesi şikayetleri.

Ne yapmalı?

Belirtiler oluştuğunda geriye dönüşümü olmayan hasar gelişmiş olabilir. Hiçbir yakınmanız olmasa bile tansiyonunuzu yılda 1-2 kez ölçtürün. Doktor kontrollerinizi de aksatmaym.

Kaynak: Formsante
827
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.