Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Çağın hastalığı: Depresyon!

Çağın hastalığı: Depresyon!

Prof. Dr. Mehmet Ünal, 'çağın hastalığı' olarak bilinen depresyonun (duygusal çöküntü), biyolojik sağlık ya da maddi yönden hiçbir sorunu olmayanlarda da görülebildiğini bildirdi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, yaptığı açıklamada, depresyonun gerek bireyi gerekse de toplumu derinden etkileyen son derece yaygın bir psikolojik rahatsızlık olduğunu, her 5 kişiden birinin yaşamının belli bir döneminde depresyona yakalanma riskine sahip olduğunu bildirdi.

Depresyonun sadece maddi ya da manevi yönden sorunlu kişilerde görüldüğü yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu vurgulayan Ünal, oysa günümüzde hiçbir sorunu olmayanların da bu sorunla karşı karşıya kaldığının görüldüğünü vurguladı.

Ünal, depresyonlu bireylerin üzgün ve kederli bir duygu durumu içinde olduklarını, kendilerini yorgun ve bitkin hissettiklerini belirterek, ''Çoğu kişi bu durumu hava değişimine ya da yorgunluğa bağlar ancak, depresyon belirtileri olduğu hiç akla gelmez'' dedi.

Uyku düzensizliği, uyku kalitesinde düşüklük, hiçbir şeyden zevk almama, konsantre olamama, unutkanlık, saç dökülmesi, mide ve bağırsak sorunları, kol ve bacaklarda kasılma, uyuşma ve baş ağrısının depresyonun en önemli belirtileri olduğuna dikkati çeken Ünal, şunları söyledi:

"Çoğumuz bunların aslında kolaylıkla tedavi edilebilir olduğundan habersiz şekilde bu sorunlarla yaşamaya devam ederiz. Teşhis konulup önlem alınmadığı takdirde psikolojik sorunlar öylesine büyük bir boyut kazanır ki ölüm ve intihar düşünceleri bile gündeme gelebilir."

Ünal, kişiler depresyon belirtilerini, hiçbir maddi ve manevi sorunu olmamasına rağmen yaşıyorsa sorunu bulmanın ve çözüm üretmenin daha zor olacağını ifade ederek, şöyle devam etti:

''Kişinin depresyona neden olacak sorunu yoksa, aşırı doyum yaşıyor demektir. Bazı kişilerin öylesine yaşantıları vardır ki hem mesleki kariyerleri hem aile düzenleri hem de parasal güçleri yönünden birçok insanın hayal ettiği noktada olmalarına rağmen mutsuzdurlar. Bunun nedeni her şeyi elde etmiş olmanın verdiği aşırı doyumdur. Çünkü, aşırı doyum tatminsizliği bu da bunalımı beraberinde getiriyor.''

Hayattan hiçbir beklentisi kalmayan, ideallerinin tamamını gerçekleştirenlerin kendilerini yaşama bağlayacak arayışlar içinde olmaları gerektiğini belirten Ünal, ''Amaçsız insan hiçbir zaman yaşamdan zevk almaz. Amaçlar, idealler, beklentiler kişilere mücadele gücü veren en önemli unsurlardır'' dedi.

Kişilik farkı

Prof. Dr. Ünal, her sorunu olan ile doyuma ulaşmış herkesin depresyon yaşayacağı ihtimalinin de doğru olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

''Depresyona esir olmada kişilik özellikleri büyük önem taşıyor. İki arkadaş düşünün, birlikte alkol alıyorlar. Biri, (içkimin hepsini bitirdim) diye keyif alırken, diğeri (içkim bitti) diye dertlenir. Biri içtikte neşelenir, diğeri içtikte içine kapanır, duygusal yoğunluğu artar.

Oysa, hiçbir sorun çözümsüz değildir. Çözüm için ortaya koyduğumuz çabaların sonuç vermemesi problemlerimizin çözümsüz olduğunu göstermez. Yapılması gereken öncelikle sorunun ne olduğunu tam olarak anlayabilmektir. Bunu anlamak için kişinin kendiyle açıkça hesaplaşması, kendini sorgulaması gerekir. Eğer bir psikiyatra ya da psikologa ihtiyacı varsa bunu kabul etmeli. Günümüzde artık terapi ve ilaçlı tedavilerle psikolojik sorunların çözümü rahatlıkla bulunmaktadır.''
1443
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.