Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Aspirin anti-aging mi?

Aspirin anti-aging mi?

Aspirin, 19'uncu yüzyılda mucize bir ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştı. Yani aşağı yukarı 100 yıl önce.

Yıllarca sadece ağrı kesici, ateş düşürücü, iltihaplanmayı giderici etkileriyle tanındı ve kullanıldı. Dünyanın her yerinde bulunabilen, aynı isimle satılan, son derece popüler bir ilaç oldu.

Kavak mehremi veya söğüt kabuğu çayı

Sentetik bir bileşik olan Aspirin, özellikle söğüt ve kavak kabuklarında rastlanan bazı maddelerle (Salisilatlar) aynı aileden sayılır. Aspirin bulunmadan çok önce, bu maddeler tedavide kullanılıyordu. Anadolu'da 'Kavak merhemi' ve 'Söğüt kabuğu çayı' gayet iyi bilinir. İbni Sina'nın reçetelerinde söğüt kabuğu kaynatılarak damarları açmak, çarpıntıyı kesmek, ateş ve kırıklığı almak için tavsiye edilir. Kavak merheminin ise siğilleri geçirdiği belirtilir. Avustralya'nın Gaulteria Yağları da aynı şekilde kullanılır. Bunların hepsi Aspirin'e benzeyen bir ana madde barındırırlar. 1971 yılına kadar Aspirin'in ağrı ve iltihaplanmayı nasıl önlediği bilinmiyordu. İngiliz bilim adamı Sir John Vane, Aspirin'in vücutta hormona benzeyen bir salgıyı engelleyerek kasları gevşettiğini ve kanı sulandırdığını keşfetti. Bu araştırma, 1982 yılında Nobel ödülü aldı.

Etkileri araştırılıyor

Son yıllarda Aspirin'in "anti-aging" etkilerinden bahsediliyor. Bu konularda araştırmalar yapılıyor, konferanslar düzenleniyor, tebliğler yayınlanıyor. Aspirin o kadar önemseniyor ki, ABD'de bir Aspirin Araştırma Vakfı bile kuruldu. Resmi açıklamalara göre, Amerika'da günde 80 milyon aspirin tableti tüketiliyor. Bu kullanımın büyük bir kısmı, kalp krizi riskine karşı önlem almak için!

Akne tedavisi ve cilt gençleştirme

Aspirin'in ana maddesi olan salisilik asit, uzun yıllardır ciltte kullanılıyor. Örneğin BHA adı verilen peeling'lerin en fazla kullanılan çeşidi salisilik asitli olanıdır. BHA'lar akne tedavilerinin baştacı. Akne'leri tedavi ediyor, kurutuyor ve çoğu zaman, antibiyotik kullanımına bile gerek bırakmıyor. BHA peelingleri, güneşte yıpranan ciltleri düzeltmek, kahverengi lekeleri azaltmak, ince çizgileri hafifletmek ve cildi sıkılaştırmak için de kullanılıyor. Yeni ve yaratıcı iddialar da muhtelif... Örneğin Aspirin'in güneş çarpmasını önlediği, haricen kullanıldığında kaşıntıyı kestiği, uçukları ve siğilleri geçirdiği, nasırları iyileştirdiği konuşuluyor.

Her derde deva mı?

* Baş ve eklem ağrılarını kesiyor
* Ateş düşürüyor
* İltihaplanmayı gideriyor
* Kan dolaşımını düzeltiyor
* Kalp krizlerini engelliyor
* Damar tıkanıklıklarını önlüyor
* Tansiyonu düşürüyor
* Felçten koruyor
* Hafızayı koruyor
* Kanser tümörlerini önlüyor veya tedaviyi destekliyor
* Akne ve güneş hasarlarını tedavi ediyor
* Alzheimer'ı önlemede ve kadınlardaki kısırlık tedavisinde etkili olduğunu belirtiliyor.

Madalyonun diğer yüzü

Birçok kanser türünün tedavisine yardımcı olan Aspirin, uzun süre alınırsa, pankreas kanserinin gelişmesine neden olabiliyor. Öte yandan, midemizin aspirine dayanması pek kolay değil. Hassas insanlarda mide kanamasına dahi yol açma ihtimali var. İçki alışkanlıkları olan insanlar için mide kanaması ve karaciğer hasarları riski daha da yüksek. Aspirin kanı sulandırırken aynı zamanda iç kanama ve beyin kanaması gibi tehlikelere yol açabilir. Kanama bozuklukları olan veya bir kan inceltici alan hastaların aspirin kullanması oldukça tehlikeli. Beslenmeyi takviye etmek için aldığımız kimi ürünler (bazı vitaminler, mineraller vs.) kanı sulandırırlar. Bu vitaminler alınırken bir yandan da aspirin kullanılırsa sonuç tehlikeli olabilir. Kimi insanlar Aspirin'e karşı alerjik reaksiyon gösterebiliyor. Hamile kadınlar aspirin almamalıdır. Astım hastalarına da aspirin verilmez...
828
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.