Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Aort anevrizmasında erken teşhis mümkün mü?

Aort anevrizmasında erken teşhis mümkün mü?

Dünyadaki istatistikler ve rastlanma sıklığı göz önüne alındığında, ülkemizde halen binlerce tanısı konmamış aort anevrizmalı hasta olduğu tahmin ediliyor.

Aort anevrizmasını aort damarındaki bir bölümün çeşitli nedenlere bağlı olarak genişlemesi ve balonlaşması olarak açıklamak mümkün. En büyük tehlikesi ise, ana damarın aniden yırtılması ve bir iç kanamaya neden olması. Bu haliyle hayati riski de beraberinde getiren anevrizma, ne yazık ki genellikle belirti vermeden ortaya çıkıyor. Ancak karındaki anevrizma, ultrasonografi ile anlaşılabiliyor.

Dünyadaki istatistikler ve rastlanma sıklığı göz önüne alındığında, ülkemizde halen binlerce tanısı konmamış aort anevrizmalı hasta olduğu tahmin ediliyor. Anevrizmada, çeşitli nedenlerle şişen damarın patlamasıyla oluşan kanama hayati tehlike taşıyor. Uzmanların ciddi sonuçları nedeniyle tehlikeli durumlardan biri olarak nitelendirdikleri aort anevrizması, sinsice ilerleyen bir hastalık.

Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanı Doç Dr. Erdal Aslım, anevrizma teşhisinin mutlaka bazı tetkikler yapılarak konulabileceğini belirtirken, "Hastanın stresli yaşam sürüp sürmediği, sigara kullanıp kullanmadığı ve yaşı göz önüne alınarak bazı hastalıklar için risk grubunda olduğu konusunda fikir yürütebilir." diyor.

Anevrizmaların vücudun tüm damarlarında oluşabildiğini belirten Doç Dr. Erdal Aslım, karın aortu anevrizmalarının risk faktörlerini, belirtilerini ve tetkik yöntemlerini aktardı:

Genellikle hiç belirti vermiyor!

Aort anevrizmaları genelde herhangi bir şikayete yol açmadan sinsi bir şekilde genişliyor ve genellikle belirti vermiyor. En sık görülen belirtisi ise damar çapındaki artışa bağlı olarak omurgada oluşan baskı nedeniyle gelişen bel ağrısı. Aort genişlemesi çevresindeki organlara baskı yapmaya başladığında, sorunun bulunduğu bölgeye göre; yutma güçlüğü, öksürük, nefes almada güçlük, karın veya bağırsak içinde oluşan ani kanamalar gibi yakınmalar da oluşturabiliyor.

Damar bir balon gibi patlıyor!

Kontrol amaçlı tetkikler yapılmadıysa hastada anevrizma tespit edilemiyor. Anevrizmanın ilerlemesine karşın bir önlem alınmadığı için damar daha fazla şişiyor ve sonunda içindeki basınca dayanamayarak bir balon gibi patlıyor. Anevrizma yırtılırken buna şiddetli bir ağrı, bulantı ve kusma eşlik edebiliyor. Karın aortu yırtıldığında kan bir anda karın içerisine boşalıyor, kan kaybına bağlı tansiyon düşmesi ile hasta şoka giriyor. Organlara giden kan akımının durması ile hastanın yaşamı ciddi şekilde tehlikeye giriyor.

Çoğunlukla tesadüfen tespit ediliyor!

Karın bölgesindeki aort anevrizmaları tesadüfen, karın içerisindeki diğer organların hastalıkları nedeni ile yapılan tetkiklerle tespit edilebiliyor. Zayıf kişilerde anevrizmanın karın muayenesi ile tespit edilmesi mümkün olabiliyor. Çünkü genişleyen damar karında şişlik oluşturabiliyor veya damarlar kan basıncına bağlı olarak nabız gibi atabiliyor.

Ancak şişman kişilerdeki yağ fazlalığı muayene ile tespite engel oluyor. Bu kişilerde henüz elle tespiti mümkün olmayan anevrizmalar için, en basit ve ucuz tetkik yöntemi ise "karın ultrasonografisi" oluyor. Teşhis amaçlı kullanılabilen diğer tetkikler arasında bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans yöntemleri bulunuyor. Bu tetkikler ağrısız ve komplikasyonsuz olmakla birlikte radyasyona maruz kalma gibi yan etkileri bulunmuyor.

Erken teşhis mümkün mü?

Aort anevrizmanın rutin bir tetkiki yok. Ancak ülkemizde 50 yaş üzerindeki herkesin daha önce yaptırmamışsa bir kez karın ultrasonu veya tomografi çektirmesi öneriliyor. Eğer aort çapları normal değerlerde ise hastanın kontrollerini 3 – 5 yılda bir yaptırması yeterli geliyor. Ancak 3–3,5 santime ulaşan bir aort tespit edilmişse hastanın takip altına alınabilmesi için ilk yıl altı ayda bir ultrasonla takip edilmesine karar veriliyor. Bu tetkiklerde damarlarda genişleme bulgularına rastlanmazsa rutin kontrollere yılda bir devam ediliyor. Damarın 5 santime yaklaştığı tespit edilirse kontrol süreleri yine 6 ayda bire indiriliyor ve hastanın mevcut yan hastalıkları, yaşı ile sahip olduğu risk faktörlerine bağlı olarak hangi tip müdahalenin ne zaman yapılacağına karar veriliyor.


Tedavisi nasıl yapılıyor? >>>

1702
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.