Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Ani ölümlere yol açan metabolik sendrom

Ani ölümlere yol açan metabolik sendrom

Obezite, diyabet, hipertansiyon, kolesterol ya da trigliserid seviyesindeki artış... Hepsi de sağlığımızı ciddi boyutlarda tehdit edebilecek kadar tehlikeli.

Uzmanların son yıllarda üzerinde önemle durduğu bir nokta daha var ki, o da bu hastalıklardan üçünün aynı anda görüldüğü metabolik sendrom. Peki, felce, hatta ani ölümlere bile yol açan bu sendromdan nasıl korunmalı?

Modern yaşamın nimetlerinden yararlanmak iyi hoş ama son yıllarda çok daha az hareket ettiğinizin farkında mısınız? Pek çoğumuz, işine özel aracıyla gitmeyi tercih ediyor, merdiven yerine asansörü kullanıyor. İş çıkışı da durum pek değişmiyor, eve gidince soluğu genellikle rahat bir kanepede alıyoruz. Bu yetmiyormuş gibi yoğun koşuşturma arasında yemeğe hak ettiği zamanı ayırmıyor, ayakta fast food besinlerle alelacele atıştırarak açlığımızı gidermeye çalışıyoruz. Sonuç; hızla alınan kilolar ve beraberinde gelişen pek çok hastalık. Sağlığımızı ciddi boyutlarda tehlikeye atan bu sorunlar başka bir Önemli hastalığa davetiye çıkarıyor; uzmanların son yıllarda üzerinde önemle durduğu metabolik sendrom! Tüm dünyada giderek daha fazla sayıda insanı etkileyen metabolik sendrom, her 5 kişiden birinde ortaya çıkıyor. Metabolik sendromun hızla yaygınlaşmasında, sanayileşmiş modern toplum üyelerinin hareketsiz yaşam tarzını benimsemeleri, beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri sonucu kilo almaları ve sigara içmeleri gibi çevresel faktörlerin yanı sıra kalıtımla gelen bazı özellikler de rol oynuyor. Peki metabolik sendrom ne ve neden bu denli önemli? Sorularımızı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'ndan Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Giray Kabakçı ile Prof Dr. Lale Tokgözoğlu yanıtladı.

Ani ölüm riskini artırıyor!

Bel çevresinin ideal ölçülerde olmaması, diyabet, hipertansiyon, HDL (iyi kolesterol) ile trigliserid değerlerinin normal seviyelerin dışına çıkması özellikle kalp hastalığı riskini artırıyor. Bu belirtilerden en az üçünün bir kişide görülmesi durumuna ise "metabolik sendrom" adı veriliyor. Metabolik sendromun temelinde insülin direnci yatıyor. Bu direnç, damar duvarında plak gelişimine yol açan bir etken olarak görülüyor. Uzmanlar metabolik sendromlu kişilerin hiçbir şikayetleri olmasa bile, sağlıklı kişilere oranla daha yüksek oranda kalp damar hastalıkları, felç hatta ani ölüm riskiyle karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekiyorlar.
Gençler arasında yayılıyor.

Uzmanlar metabolik sendromun dünyada olduğu gibi ülkemizde de gençlerde katlanarak artan bir hızla yayıldığına dikkat çekiyor. Bunun en önemli nedenleri ise gençlerin ayak-üs-tü beslenme tarzını benimsemeleri, spor yapmak yerine boş zamanlarını bilgisayar başında geçirmeyi tercih etmeleri. Dokuz Eylül Üniversitesi ve Araştırma Hastanesi uzmanları tarafından İzmir'de 20 - 39 yaş grubundaki 1076 kişi arasında yapılan araştırmada, metabolik sendrom görülme sıklığı yüzde 19 olarak belirlendi. Araştırma, metabolik sendromun erkeklerde yüzde 17, kadınlarda ise yüzde 20 oranında rastlandığını ortaya koyuyor. Bu oranlar 20 - 29 yaş arasında yüzde 8'e iniyor, 30 - 39 yaş grubunda ise yüzde 24'e yükseliyor.

Gözünüz belinizde olsun

Metabolik sendromun en kolay fark edilen belirtisi, bel çevresindeki artış. Bel çevreniz kadınsanız 88, erkekseniz 102 santimden fazlaysa, kısacası göbekli biriyseniz, siz de metabolik
sendromlu olabilirsiniz. Aslında kaç kilo aldığınızdan ya da kaç kilo fazlalığınız olduğundan çok, yağın nerede ve ne kadar biriktiği daha önemli. Yağın bedeninin alt bölümlerinde, basen ve kalçada toplanması armut tipi şişmanlık, yağın bel çevresinde toplanmasına ise elma tipi şişmanlık deniliyor. Uzmanlar özellikle elma tipiyseniz düzenli olarak doktor kontrolünden geçmeniz' gerektiğine dikkat çekiyorlar. Çünkü bel çevresindeki yağlar iç organları tuttukları için sağlığınızı riske atıyorlar. Öyle ki uzmanlara göre bel çevresi ideal değerlerin üstüne çıkan kişilerde kalp ve damar hastalıkları riski 1.5 kat artıyor. Ayrıca bel çevresi geniş olanlarda tansiyon ve kolesterol değerleri de daha yüksek görülüyor. Türk Erişkinlerinde Kalp Hastalığı ve Risk faktörleri Sıklığı Taraması adlı çalışmaya göre ülkemizde özellikle kadınların beli giderek kalınlaşıyor. Batı ve Kuzey Avrupa kadınlarının yüzde 13-14'ü, uüney ve Doğu Avrupa kadınlarının yüzde 25-30 obezken, bu oran Türk kadınında yüzde 47.

Kan değerleriniz ne durumda?

Obezite, diyabet, kolesterol, hipertansiyon ve trigliserid... Pek çok kişiyi etkisi altına alan bu beşli, tek başına geliştiğinde bile sağlığı ciddi boyutlarda etkileyerek geriye dönüşümü olmayan hasarlara yol açabiliyorlar. Bu hastalıklardan üçü bir arada görüldüğünde tablo daha da ağırlaşıyor ve kalp hastalıklarından felce, hatta ani ölümlere kadar kötü sonuçlar gelişebiliyor. Üstelik bu hastalıklar genellikle belirti vermeden sinsi sinsi ilerliyorlar. Uzmanlar yaşam alışkanlıklarınızı düzenlemenin yanı sıra, kan değerlerinizi düzenli olarak ölçtürerek bu sendromdan korunabileceğinizi belirtiyorlar. Dolayısıyla yaşınız 20'nin üzerindeyse kolesterol değerinizi tespit ettirmenizde yarar var. 30-40 yaş grubundaysanız, spor yapmıyorsanız ve genetik yatkınlık da taşıyorsanız, kolesterol değerinizi 2 yılda bir ölçtürmeniz gerek. Yüksek tansiyon da genellikle sinsi gelişen bir hastalık olduğu için uzmanlar hiçbir şikayetiniz olmasa bile kan basıncınızı yılda 1-2 kez ölçtürmenizi tavsiye ediyorlar.

Nasıl tedavi ediliyor?

Metabolik sendromun tedavisinde kan basıncı kontrolü sağ-Janıyor, kolesterol, kan şekeri ve trigliserid seviyelerine uygun tedavilere başvuruluyor. Ayrıca kilo verilmesi, sağlıklı beslenme alışkanlığının edinilmesi ve hareketli bir yaşam tarzının benimsenmesi de tedavinin önemli parçalarını oluşturuyor. Uzmanlar metabolik sendromun tedavisinde sağlıklı yaşam konusundaki eğitimin son derece önemli bir noktayı oluşturduğuna dikkat çekiyorlar. Çünkü obezitenin tedavisi ve insülin direnciyle başa çıkılması ancak yaşam alışkanlıklarındaki düzenlemelerle mümkün olabiliyor.

NASIL ÖNLENEBİLİR?

• İdeal kilonuzu korumaya, yani beden kitle indeksinizi 18.5- 24.9 arasında tutmaya özen gösterin. Çünkü şişmanlık, diyabet ve yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. a Kan basıncı, kolesterol, kan şekeri ve trigliserid değerlerinizi düzenli olarak kontrol ettirin.
Beslenmenizde sebze ve meyvelere, tahıllara bol bol yer verin. Doymuş yağ, kırmızı et ve beyaz ekmek tüketiminizi kısıtlayın. Günlük beslenmenizde toplam yağ tüketiminizin, enerjinin yüzde 30'unu geçmemesine özen gösterin. Ayrıca yüksek miktarda yağ içeren çerez,
unlu mamuller ve fast food tipi besinlerden de kaçının.

Uzmanlar, tansiyon değerlerinizi korumanız için size Akdeniz beslenme tipini öneriyorlar.
Hareketli bir yaşam tarzını benimsemek, yani düzenli olarak spor yapmak metabolik sendromdan korunmanın en etkili yollarından biri. Uzmanlar, haftada 3-4 kez yarım saatlik yürüyüşün, herkesin yapabileceği en
uygun egzersiz olduğuna dikkat çekiyorlar. Yürüyüşün yanı sıra yüzebilir ya da bisiklete binebilirsiniz. Ayrıca, kısa mesafelerde araba kullanmak yerine yürüyün, asansör yerine merdivenleri tercih edin. Aşırı alkol tüketiminden kaçının ve sigaradan
kesinlikle uzak durun. Unutmayın ki sigara başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Hipertansiyondan korunmak için günlük tuz tüketiminizi 6 gramla kısıtlayın. Yemeklerinizi tuz içermeyen baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

(Formsante)
847
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.