Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Ağrı hafızaya yerleşiyor

Ağrı hafızaya yerleşiyor

Her 100 kişiden 60'ının ağrılarla başı dertte. 3 ila 6 ay içinde tedavi edilmeyen ağrılar hafızaya yerleşiyor.

Kronikleşiyor. Kısa adı EFIC olan 'Avrupa Ağrı Teşkilatları Konfederasyonu' kronik ağrıların hastalık kabul edilmesi amacıyla, dört yıldır kampanya yürütüyor. Şimdi de 'Ağrın Varsa Sesini Duyur' kampanyası yapıyor.

Ağrı ciddiye alınıyor mu?

Hayır. Ağrı konusunda hükümetlerin ve toplumların bilinçlendirilmesi gerekiyor. Çünkü toplumların neredeyse yüzde 60'a yakını ağrı çekerken başka hastalıklar çok daha fazla ciddiye alınıyor. Ağrı=ağrı kesici gibi görülüyor. Yanlış olan budur. Aslında insanı işinden gücünden alıkoyan nedenlerin başında ağrı geliyor. Ağrı hastanın hekime gitme nedeni. O zaman ağrıyı doğru tedavi etmek gerekiyor. Ağrı bilimi son derece hızlı gelişiyor. Gerek ağrı kesiciler gerekse başka yöntemlerle ağrıya karşı yapabileceklerimiz çok.

Ağrı tek başına bir hastalık olarak kabul ediliyor mu?

Kronik ağrı bir hastalık. 'Ağrıyla yaşamaya alışın' ya da 'geçer' denmesi yanlış. Hastalara gelişigüzel ağrı kesiciler yazılıyor, oradan oraya sürükleniyorlar. Ağrı çekenlerin, 'ağrısız yaşama' hakkını araması lazım.

Ağrı kader değil. 'Ağrım var' diyen hasta 'şımarmıyor'. Bu yolda hem hekimlere hem de ilaç endüstrisine büyük sorumluluk düşüyor. Konunun uzmanı biz algologlar her ağrı şikayetini öncelikle gerçek kabul eder. Sonra gerçekliğini inceleriz. Diğer hekimlerden izoleydik. Şimdi toplantılarımıza binlerce hekim geliyor, hastalarını yönlendiriyor.

Hangi ağrılar kronik kabul edilir?

Baş, bel, boyun ve damarlarda görülen bütün ağrılar, şeker hastalarında görülen nöropati, kanser ve çok şiddetli yüz ağrıları bu grupta yer alır. Genelde ağrı hastalık belirtisi gibi algılanıyor. Oysa ağrı bir belirti değil, hastalık. Böbrek taşı gibi akut, yani yeni başlayan ağrılar belirti olabilir. Hekime görünme alarmı verir. Hiçbir alarm, aylarca sürmez.

Yeni başlayan ağrılar ne kadar sürerse, kronikleşir?

3-6 ay süren ağrılar hafızaya yerleşir. Kolay kolay da çıkmaz. Düzenli ilaç vererek ve başka yöntemlerle ağrıyı hafızadan silmek mümkün. Kolu bacağı kesilenlerde hayalet ağrısı olur, hasta kesik bölgenin bütün ağrısını hisseder. Bu, dindirilmesi en zor ağrıdır. Parmağınızda iğne batmasından kaynaklanan ağrıyla, yanmaya bağlı olanı ayırt edebilirsiniz. Bunlar hep ağrının beyinde kodlanmasıyla oluyor.

Ağrılı hasta kime gider?

Türkiye'de sağlık sistemi bu ayrımı yapmamış. Pratisyen hekimlerden başlayarak, tüm braşlardaki hekimlere ağrılı hastayı doğru değerlendirme eğitimi verilmeli. İlk adımda tıp fakültelerine ağrı dersi konmalı. Algoloji artık anabilim dalı olmalı. İstanbul Üniversitesi Senatosu oybirliği ile bu önerimizi kabul etti. YÖK'e başvurduk. 20 tıp fakültesinde bulunan Algoloji, anabilim dalı olabilirse ağrı da uzmanlık haline gelecektir.

Tıbbi teknoloji ağrıyla ne kadar baş edebiliyor?

İlaçlar ve başka bazı girişimsel yöntemlerle ağrıyı önemli oranda kontrol altına almak mümkün. Örneğin kanserde ilaçların doğru kullanılmasıyla ağrıların yüzde 85'inin dindirilmesi mümkün. Ağrıların teorik olarak yüzde 75'ini durdurmak mümkünken sadece yüzde 30'u dindiriliyor. Hekim bilgisinin hastaya yansıma oranı düşük. Ağrı uzmanının bir haftada durdurabileceği ağrılar, doğru uzmana ulaşılamayınca aylarca sürüyor. Bel, boyun ağrıları ameliyatsız yöntemlerle tedavi olabiliyor. Bel fıtığında ameliyat oranı yüzde 5'lere kadar indirildi. Hastalık ve hastanede kalma süresi kısaldı.

Hürriyet / Mesude ERŞAN
877
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.