Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

Afrika sıcaklarına karşı vücudu susuz bırakmayın!

Afrika sıcaklarına karşı vücudu susuz bırakmayın!

Vücudun susuz kalmasının ilk nedeninin kusma ve ishaller, fazla idrara çıkma, aşırı terleme ve yüksek ateş

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, sıcaklıklarla beraber yaz aylarına özgü hastalıklardan olan 'dehidratasyon' (vücudun susuz kalmasına) karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Prof. Dr. Küçükusta, vücudun susuz kalmasının başlıca iki nedeni olduğunu söyledi. Vücudun susuz kalmasının ilk nedeninin kusma ve ishaller, fazla idrara çıkma, aşırı terleme ve yüksek ateş gibi sebeplerle vücuttan fazla sıvı kaybedilmesi; diğer nedeninin ise bulantı ve iştahsızlık gibi nedenlerle yeteri kadar sıvı alınamaması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçükusta, "Yeteri kadar sıvı alınmadığı takdirde sıcak havada yapılan egzersiz ve sporların da dehidratasyona yol açabilir" dedi. Prof. Dr. Küçükusta, kısa zamanda kilo vermek amacıyla bazı sporcuların saunaya girerek, idrar söktürücü veya bağırsak çalıştırıcı ilaçlarla vücutlarından su kaybı oluşturmalarının da dehidratasyon hastalığına yol açabileceğini belirtti.

Vücuttaki ağır su kaybı ölüme yol açıyor

Prof. Dr. Küçükusta, dehidratasyonun hafif, orta ve ağır olmak üzere derecesinin olduğunu söyledi. Vücut ağırlığının yüzde 1-2' sinin kaybedilmesinin hafif dehidratasyona yol açarken, bunun yüzde 10-15'i bulmasının ise ağır dehidratasyona neden olduğunu belirterek, ağır dehidratasyonun ölüme kadar giden önemli bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Küçükusta, bebekler ve küçük çocukların vücutlarının daha büyük bir bölümünün su içerdiğini, metabolizmalarının daha hızlı olmasından dolayı terleme kapasitelerinin daha düşük olduğunu ve böbreklerinin erişkinlerdeki kadar su tutmamasından dolayı da dehidratasyona daha duyarlı olduğunu kaydetti.

Tansiyon düşmeye başlarsa tehlike var

Prof. Dr. Küçükusta, vücudun susuz kalmasının ilk belirtilerinden birinin kan basıncının (tansiyonun) düşmesi ve kalp atışlarının hızlanmaya başlaması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Küçükusta, dehidratasyonun susama hissi, halsizlik, uyku hali, baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, idrar miktarının azalıp renginin koyulaşmaya başlaması, cilt kuruluğu ve terlemenin ortadan kalkması, bebeklerde ise bıngıldakların içeriye doğru çökmesi şeklindeki belirtilerle kendini göstereceğini ifade etti.

Su kaybına karşı önlemler

Prof. Dr. Küçükusta, vücuttaki sıvı kaybını azaltmak için ise şu önerilerde bulundu:
"Çok gerekli değilse sokağa çıkmayın (özellikle saat 11-16 arası), açık renk, bol, pamuklu kıyafetler giyin, güneş altında efordan kaçının, bol su, ayran veya soda veya sporcu içecekleri için, meyve, sebze ve salata yiyin, alkol kullanmayın, fazla kahve ve çaydan uzak durun."
790
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.