Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

AIDS'ten korunmayı ihmal etmeyin

AIDS'ten korunmayı ihmal etmeyin

HIV/AIDS insan bağışıklık yetmezliği virusuna (HIV) bağlı bir infeksiyon hastalığıdır.

Güncellenme tarihi: 09.05.2014
Memorial Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü'nden Uzm.Dr.M.Servet ALAN, çağımızı tehdit eden AIDS hastalığıyla ilgili e-kolay Sağlık okuyucularına bilgi verdi. HIV/AIDS ilk olarak ne zaman saptanmıştır? HIV saptanabilen en eski kan örneği 1959 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyetinde alınmış ve saklanmıştır. 1981 yılında ABD'de genç homoseksüellerde seyrek görülen bir akciğer iltihabı (PCP) ve bir kanser türünün (Kaposi sarkomu) sıklığının arttığı farkedilmiştir. Aynı hastalıkların hemofili hastaları, kan verilen hastalar, damar içi madde (uyuşturucu) bağımlıları ve bunların cinsel eşlerinde de görüldüğü dikkati çekmiştir. 1983 yılında HIV virusu saptanmış, iki yıl sonra da tanıya yönelik testler kullanıma girmiştir. HIV/AIDS belirtileri nelerdir ? Hastalığın kuluçka süresi 1-12 haftadır (en sık 2-4 hafta). İlk belirtiler 3-49 sürer (en sık 3-14 gün). Akut retroviral sendrom olarak adlandırılan bu dönemde ateş, terleme, halsizlik, boğaz ağrısı ve ishal gibi belirtiler görülür. Hastalarda bu dönemde döküntü görülebilir. Ağızda aftlar, lenf bezlerinde büyüme, menenjit ortaya çıkabilir. Bu dönemden sonra asemptomatik HIV infeksiyonu olarak adlandırılan ve virusun çoğalması ve buna karşı bağışık yanıt ile süren, belirtisiz bir dönem gelir. Ağızda pamukçuk, vücutta yaygın lenf bezi büyümesi, ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı gibi bulguların ortaya çıkması hastalığın ilerlemesinin işareti olabilir. Bağışıklık sisteminin giderek zayıflaması ve virus karşısında gerilemesi ile AIDS olarak tanımlanan döneme girilir. Bu dönemde AIDS hastalarında sık görülen bazı fırsatçı infeksiyonlar ve kanser türleri görülmeye başlar. HIV infeksiyonu olan kişilerin yalnızca küçük bir bölümü AIDS tablosundadır. HIV/AIDS nasıl bulaşır? Cinsel yolla bulaşma: HIV'in en önemli geçiş yoludur. Cinsel eş sayısı, toplumda HIV sıklığı, cinsel eşin bağışıklık durumu bulaşma riskini etkiler. Meni veya kanla temas en önemli risk faktörleridir. Tükrükte virus az miktarda bulunur. Cinsel yolla bulaşan tüm hastalıklar bulaşma riskini artırır. Ülkemizde ve Dünya'da en sık bulaşma heteroseksüel cinsel temasla olmaktadır. Damar içi ilaç kullanımına bağlı bulaşma: Genellikle kirli alet (şırınga) kullanımı nedeniyle olur. Ortak iğne kullanma sıklığı, ortak iğne kullananların sayısı ve o bölgede HIV sıklığı bulaşma riskini artırır. Kan ve organ nakli ile bulaşma: hepatit B serumu, Rh serumu (kan uyuşmazlığı serumu), hepatit B aşısı ile bulaşma riski yoktur. Bu ürünler bulaşmayı önlemek için çeşitli işlemlerden geçirilmektedir. Kan ve kan ürünleri HIV, hepatit B, hepatit C virusları için taranmaktadır. Virüsün alındığı, fakat vücutta saptanamadığı 1.5-2 ay süren bir dönem vardır. Virusun bulaşma sonrasında 6 ay içinde saptanabilme olasılığı % 99'un üzerindedir. İnfekte hamile kadından bebeğe bulaşma: Genellikle doğum sırasında veya doğumdan sonra emzirme ile olur. Bunu önlemek için doğum öncesinde anneye ve doğum sonrasında da bebeğe HIV/AIDS'e etkili ilaçlar verilir. Sağlık personeline bulaşma: HIV/AIDS hastalarının bakımı sırasında kanla kirlenmiş vücut sıvıları ile temas bulaşmaya neden olabilir. Kan ve vücut sıvıları ile teması önlemeye yönelik tedbirler bulaşma olasılığını çok azaltır. Bir yaralanma olması durumunda HIV/AIDS tedavisinde kullanılan ilaçlar önleyici olarak kullanılır. HIV birçok vücut sıvısından izole edilmiştir. Bulaşma riski en yüksek olanlar kan, cinsel organ kaynaklı sıvılar ve anne sütüdür. HIV/AIDS'ten nasıl korunabiliriz? • Tek eşlilik ve cinsel perhiz bulaşmadan korur • Prezervatif kullanımı • Damar içi madde (uyuşturucu) ve ortak iğne kullanmanın önlenmesi • Tüm kan ve kan ürünlerine HIV testi yapılması • Sağlık personelinde eldiven kullanma, tüm vücut sıvılarını kirli kabul etme, iğne batmasından kaçınma • Doğurganlık çağındaki tüm kadınları HIV konusunda bilgilendirme ve HIV testi uygulanması • HIV pozitif hamilelere ve doğum sonrasında bebeklerine HIV/AIDS ilaçları ile koruyucu tedavi uygulanması HIV nasıl bulaşmaz? Öksürme veya hapşırma, böcek ısırması, dokunmak ve kucaklamak, su ve gıdalar, banyo, hamam, yüzme havuzlarının kullanılması, el sıkışmak, iş veya okuldaki karşılaşmalar, telefon kullanımı, kupa, bardak, tabak ve diğerlerinin kullanımı ile HIV bulaşması gösterilmemiştir. HIV/AIDS tanısı nasıl konur? HIV/AIDS tanısında ELISA testi ile HIV virusuna karşı oluşmuş antikorların (Anti-HIV 1/2) gösterilmesi ilk basamağı oluşturur. Bu test pozitif bulunursa, Western-Blot doğrulama testine başvurularak sonuç kontrol edilir. HIV/AIDS'in tedavisi var mıdır? HIV/AIDS tedavisinde kullanılan çeşitli ilaçlar mevcuttur. Bu tedavilerde genellikle üç ilaç birlikte kullanılır. Antiretroviraller olarak adlandırılan bu ilaçlar virusun çoğalmasını engeller ve bağışıklık sisteminin korunmasını sağlar, fakat hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle sürekli olarak kullanılmaları gerekir. Kadına şiddet AIDS'i körüklüyor! AIDS hakkında bilinmesi gerekenler!
1072
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.