Mahmure

Sağlık

Genel Sağlık

AIDS'ten korunmak sandığınızdan daha kolay

AIDS'ten korunmak sandığınızdan daha kolay

Konuşulması bile adeta tabu olan AIDS, artık korunmasız her türlü ilişkiyi tehdit ediyor, özelllikle de kadınları! Korunmak için bildiğiniz yolların dışında hiç duymadığınız yöntemler de var.

Öyle ki ameliyat eldiveninden, plastik folioya kadar birbirinden ilginç araçlar kullanımınıza sunuluyor.

Tüm dünyada, cinsel ilişki yoluyla buluşan enfeksiyonların sayısı hızla artıyor. Bunların en önemlisi ise, yanlış inanışlar ve kaygılar yüzünden pek çoğumuzun konuşmaktan bile çekindiği; AIDS! Öyle ki, yaklaşık 45 milyon kişi bu hastalıkla yaşamını sürdürmeye çalışırken,25 milyon kişi de hayatını kaybetmiş durumda. Ancak tüm bu çarpıcı rakamlara rağmen AIDS genellikle göz ardı edilen bir ve adeta tabu olan bir konu. İlk yıllarda sanki homoseksüel hastalığı gibi algılandı HIV enfeksiyonu ve AIDS. Ancak bugün eldeki veriler gösteriyor ki, günümüzde yayılımında ağırlıklı veriler gösteriyor ki, günümüzde yayılımında ağırlıklı olan homoseksüel değil, heteroseksüel, yani karşı cinsle yaşanan ilişkiler. AIDS'te değişen bir başka boyut ise, kadınların artık daha fazla risk altında kalmaları. Öyle ki, Hıv enfeksiyonunun bulaşma riski, erkeklere oranla kadınlarda 40 kat daha fazla. Tüm bu çarpıcı bilgiler de, AIDS'i tabu olmaktan çıkarıp, iyiden iyiye tartışmamız ve en önemlisi de korunma yöntemlerini yaşam biçimi haline getirmemizin artık şart olduğunu ortaya koyuyor. İnsanları bu hastalık hakkında bilinçlendirmek için Ankara'da düzenlenen 1. Ulusal AIDS Savaşım Sempoyumu'nda,"AIDS", tüm çığlaklığıyla gözler önüne serildi.
Hacettepe AIDS Tedavi Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr.Serhat Ünal ile Ankara AIDS Savaşım Derneği Başkanı Prof. Dr. Dilek Arman AIDS bilgi verdiler. Ve, cinsel ilişkide bu hastalıktan korunma yöntemlerini tek tek derletik. En bilinen yöntemden en şaşırtıcısına varana kadar... Ama öncelile, AIDS'in neden korkutucu karakterde olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var.

Bağışıklık sistemini çökertiyor

AIDS, kan ya da cinsel yolla bulaşan bir virüs hastalığı. Human Immunodeficiency Virüs(HIV), yani, "İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü" bulaştığı vücutta, çeşitli hücrelere, özellikle de CD4T kan hücrelerine yerleşerek çoğalıyor. Zarar gören CD4T hücreleri de giderek azalıyor ve vücudun bağışıklık sistemi yıkıma uğruyor. Bunun sonuncunda normalde hafif geçen ya da ender rastlanan hastalıklar bir bir ortaya çıkmaya başlıyor. Vücut bu hastalıkların gelişmesi üzerine direncini iyice yitiriyor.

Sinsi sinsi ilerliyor

Prof.Dr.Dilek Arman, virüsün, vücuda girdiği andan itibaren bulaştırma özelliğine sahip olduğuna dikkat çekiyor. Ancak, belirtilerin ortaya çıkması,yaşam koşullarına ve vücut direncine göre değişiyor. Kişi, HIV aldıktan sonra 3-10 yıl, hatta bazen daha uzun süre sağlıklı ve çoğunlukla belirtisiz bir yaşam sürebiliyor.hastalık ilerledikçe,belirtilerde kendini göstermeye başlıyor. Ancak bazen HIV enfeksiyonunun bulaşmasından sonra ; yüksek ateş,lenf düğmelerinde şişme gibi belirtilerde gelişebiliyor. Ardından bu belirtiler kendiliğinden kayboluyor. Ve, yıllar sonra ortaya çıkıyor.

Test ne zaman yapılmalı?

Peki,korunmasız bir ilişkiye girildiğinde ne yapılmalı? Enfeksiyon kapıp kapmadığımızı nasıl anlayabiliriz? Prof.Dr.Serhat Ünal'a göre HIV taşıyıp taşımadığımız anlamanın tek yolu test yaptırmak. HIV kişiye bulaşır buluşmaz , bu virüsle savaşmak için vücutta özel antikorlar oşuşuyor. kandaki bu antikorlar da günümüzde "ELISA"testi yöntemiyle saptanıyor. Elisa testi; üniversite,sigorta,devlet ve özel hastanelerin labararatuarlarında kolayca yapılıyor. HIV antikorlarının ELİSA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye ihtiyaç var. bu testte sonucun "pozitif" çıkması,kanda HIV virüsünün bulunduğunu gösteriyor. Ancak testin yalancı pozitif çıkma ihtimali de mevcut. Bu nedenle. testi doğrulamak için "westernblood" gibi daha doğru sonuç veren daha pahalı bir kan testine başvuruluyor.

Ülkemizde durum nedir?

Günümüzde çok eşli bir yaşam şeklinin benimsenmeye başlaması ve kısa süreli ilişkilerin artmasıyla birlikte, AIDS tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de hızla tırmanışa geçti. Sağlık Bakanılığı'nın verilerine göre; ülkemizde 1429 kişi AIDS'le yaşamını sürdürüyor. Bu, çok ürkütücü bir rakam değil gibi görünüyor. Ancak, uzmanlar verilen rakamın en az 10 katı AIDS hastalığı olduğu yönünde hem fikirler. Bunun nedeni ise, insanların deşifre olma korkusu yüzünden test yaptırmamaları. Çünkü, ülkemizde AIDS'in bulaşma yolları konusunda yeterli bilgiye sahip olunmadığı için bu hastalar toplumdan dışlanma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Oysa, AIDS tokalaşma, hapşırık, tabak çanağı ortak kullanılması, dostça öpüşmek gibi günlük ilişkilerle bulaşmıyor. Üstelik, enfeksiyon kapan insanların doktora zamanında başvurmaları son derece önemli. Çünkü, teşhisin konulması ve bulaşma olur olmaz tadeviye başlanması, virüs miktarının ve dolayısıyla bulaşma özelliğinin azalmasını ve hastanın yaşam süresinin uzamasını sağlıyor. İşte, bu bilgiler de insanların AIDS ve bulaşma yolları konusunda bir an önce bilgilendirilmeleri gerektiğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Diğer taraftan bu rakamın çok önemli bir yönü de var; o da hastalığın 1985 yılından bu yana azar azar artarken, son iki yıldır hızla yükseliş göstermeye başlaması.

Prezervatifle korunmak şart!

AIDS'ten korunmak için öncelikle dikkat etmeniz gereken şey; ilişkinizde sadakate önem vermek. Tabii sadece siz değil, aynı zamanda partneriniz de tek eşliliği benimsemeli.Bir başka önemli nokta ise; her türlü ilişkide korunmayı artık prensip haline getirmek! AIDS Savaşım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Haluk Pektaş, bu hastalığa karşı en etkili korunma yolunun cinsel birleşme sırasında prezervatif kullanmak olduğunu belirtiyor. Çünkü, prezervatifler, yüzde 99 bin yüksek koruma gücü sahipler. Prezervatiflerden ayrıca oral ilişki sırasında oluşabilecek riskleri azaltmak için de mutlaka yararlanılmalı. Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise;"daha güvenli olur" düşüncesiyle hem kadın hem de erkek prezervatifini aynı anda takmamak. Çünkü, iki korunma yöntemi kullanıldığında; prezervatifin biri sıyrılabiliyor, yüzey geriliminden dolayı yapışabiliyor ya da vajinanın içine doğru kaçabiliyor. Bunun sonucunda HIV enfeksiyonunun bulaşma riski ortaya çıkıyor.

Tedaviyle kaliteli bir yaşam

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2002 yılı verilerine göre; dünyada toplam 42 milyon kişi HIV/ AIDS'le beraber yaşıyor. Her gün 14 bin yeni vaka ekleniyor. Yani, bir saatte 600 kişi bu virüsü kapıyor. Ancak, günümüzde, medikal tedavi yöntemiyle, "HIV pozitif" kişilerin kaliteki ve uzun bir yaşam sürdürmeleri sağlanabiliyor. Üstelik Türkiye'de AIDS'li hastalara tedavi hizmeti veren merkezlerin sayısı da giderek artıyor. Tedavi, kesintisiz olarak yaşam boyu sürmek zorunda.Aksi taktirde, hastanın sağlık durumu kısa sürede eskisine dönüyor.

Belirtileri neler?

HIV, yıllarca hiçbir şikayete yol açmadan sinsice gelişebiliyor. Ardından bir takım belirtilerle kendini göstermeye başlıyor. Bunlar;

* Yaygın lenf bezi şişliği (özellikle boğazda,boyunda ve koltuk altında)
* Ağız ve deride tekrarlanan uçuk, pamukçuk,yara ve lekeler
* Uzun süreli yüksek ateş( 39 derece)
* Aşırı gece terlemeleri ( 3 aydan fazla süreli )
* Diyet söz konusu olmadığı halde kilo kaybı, ( vücut ağırlığının yüzde 10'dan fazlası )
* Aşırı yorgunluk, bitkinlik
* Israrla devam eden ishal
* Uzun süren kuru öksürük
* Tüberküloz ve akciğer hastalıkları

Bu belirtilerin ancak birkaçının bir arada bulunması durumunda AIDS'ten şüphe ediliyor.

Cinsel ilişkide...

AIDS Savaşın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Haluk Pektaş, cinsel birliktelikte riksiz ve riskli davranışları şöyle sıralıyor:

RİSKSİZ DAVRANIŞLAR

Masum öpücük, masaj, dokunma, kucaklaşma, el ile genital bölgeye dokunmak, mastürbasyon.

AZ RİSKLİ DAVRANIŞLAR

Derin öpücük : Virüsün öpüşme sırasında veya önceden oluşmuş herhangi bir açık yaradan kan dolaşımına girmesi mümkün.

Korunmalı vajinal birleşme : Prezervatif kullanılsa bile olası yırtıklar ya da delikler nedeniyle yüzde 2 oranında virüs bulaşma riski var.

Korunmalı Oral ilişki: Aslında prezervatif kullanıldığı taktirde bu ilişkiden enfeksiyon kapılması neredeyse imkansız gibi. Ancak, çok ender de olsa prezervatifler bazen yırtılabiliyor ya da delinebiliyor.

Korunmalı anal birleşme : İlişkiler sırasında düzenli prezervatif kullanılması AIDS riskini büyük ölçüde azaltıyor. Fakat ters ilişki sırasında prezervatifin yırtılma ya da delinme olasılığı çok fazla.

ÇOK RİSKLİ DAVRANIŞLAR

Korunmasız vajinal ya da anal ilişki: Prezervatifsiz yapılan her türlü cinsel ilişki, büyük risk taşıyor.

Korunmasız oral ilişki: Cinsel birleşmeden daha az risk taşımasında rağmen, ağızda bulunan ufak bir kesik ya da yara yoluyla, meni veya vajinal boşalma sırasında oluşan sıvılardan virüs bulaşabiliyor.

KORUNMA YÖNTEMLERİ

CİNSEL BİRLEŞMEDE

* Cinsel birleşme sırasında mutlaka lateks prezervatif kulanın. Ancak prezervatifin kullanma talimatını okumayı da ihmal etmeyin!
* Günümüzde kadınlar için üretilen prezervatifler de mevcut. bu korunma yöntemi de virüsün bulaşmasını önleyen etkiye sahip.

ORAL İLİŞKİDE

* Erkeklere yapılan oral ilişkide, tıpkı cinsel birleşmede olduğu gibi lateks prezervatiflerden yararlanılmalı.
* Kadınlara yapılan oral ilişkide de korunmak şart. Dolayısıyla "Dental Dam" yani vajinanın üzerine yerleştirilen kare şeklindeki plastik maddelerden yararlanmayı ihmal etmeyin.
* Oral ilişki için "Dental Dam" bulamazsanız üzerine kayganlaştırıcı sürülmemiş prezervatifi kesin ve vajinanın üzerine yerleştirin.
* Pudralanmamış cerrahi eldivenlerden de oral bariyer yapabilirsiniz. Bunun için eldivenin parmak bölümlerini kesmek,ardından ikiye ayırmak yeterli olacak.
* Yemekler için kullandığınız deliksiz plastik folio'dan da yararlanabilirsiniz. Büyük ve trasparan olmaları avantaj oluştururken, kolayca yırtıldıklarından dolayı dikkatli olmanızda yarar var.

Kaynak: Formsante
882
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.