Mahmure

Sağlık

Diyet & Fitness

Yoğurt oyunları...

Yoğurt oyunları...

Birileri yoğurt üzerinde çirkin oyunlar çeviredursun, bizler kendi yoğurdumuzu kendimiz yapalım...

Tarım Bakanlığı'nın yoğurt üretimi ile ilgili mevzuatı değiştirdiği haberlerini okuyunca, yakında ne geleneksel Türk mutfağına ait tatları ne de temel besin maddelerimizi sofralarımızda bildiğimiz, alıştığımız ve olması gereken özelliklerde bulabileceğimizi düşündük.

Geleneksel olarak yoğurt şöyle yapılır: "Yoğurt, iyice kaynatılmış sütün (100 C üzerinde) mayalanma derecesine kadar soğutulup (30-40 C), içine yoğurt katılarak uygun ortam ve zamanda mayalanmasıyla elde edilen özel kıvamdaki süt ürünüdür". Yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli bilgi mevcut olmamakla birlikte 10. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divan-ı Lugat-ü Türk ve Balasgunlu Yusuf Has Hacip tarafından yazılan Kutadgu Bilig adlı eserlerde yoğurt sözcüğüne rastlanıyor.

Günümüzde yoğurdun ilk kez kendileri tarafından üretildiğini birçok millet iddia ediyorsa da "yoğurt"un öz Türkçe bir kelime olması, Orta Asya Türkleri tarafından bulunduğunu doğruluyor. İstatistikler Türkiye'de üretilen sütün ortalama üçte birinin yoğurt olarak tüketildiğini gösteriyor ki; bu da yılda 2,4 milyon tona tekabül ediyor. Bunun 600 bin tonu sanayi yoğurdudur ve parasal değeri 1 milyar liranın üzerindedir. Sanayi tipi üretimin henüz ulaşamadığı dört katı büyüklükte bir pazar bulunuyor ve bu da iştahları kabartıyor. Bu rakamlar sanırım uluslararası tekeller için Türkiye'nin ne kadar önemli, cazip bir pazar olduğunu ortaya koyuyor. Son zamanlarda yoğurt üzerinde yapılan tartışmanın konusu ise, Bakanlığın tebliği değiştirerek yoğurdun bileşimi üzerinde değişiklik yapılabilmesinin önünü açması... Bu tartışmayı tam olarak anlayabilmemiz için önce yoğurdun bileşenlerine bakmamız gerekiyor.

Yoğurt, bileşimi yönünden süte fazla benzeyen bir süt ürünüdür. Genel bileşim tablosunu bilim insanları şöyle veriyor: Su yüzde 80-86, kuru madde yüzde 12-20, yağ yüzde 2-8, protein yüzde 4-8, süt şekeri yüzde 2,5 mineral madde yüzde 0.8-1.2, asitlik yüzde 0.9. Sanayi tipi yoğurdun, dünyanın kabul ettiği sağlıklı, kaliteli, besleyici, dürüst, katıksız, hilesiz standardı budur. Şu anda kabul edilen tebliğde ise, yoğurt ürünlerinin bileşiminde olması zorunlu kılınan katı madde oranı kaldırıldı ve en alt sınırı yüzde 4 olması zorunlu olan protein oranı, ise yüzde 3'e düşürüldü.

Böylece protein oranı yani besleyiciliği düşük ve sulu, katkılı ve hileli yoğurt üretimi için kapı aralanmış olacak. Halbuki protein oranı ne kadar yüksekse yoğurdun kalitesi de o kadar yüksek oluyor. Bu da, sütün kaynatılarak su oranının düşürülmesiyle mümkündür.

Hatta, inek sütüne keçi, koyun, manda sütü karıştırılarak daha nefis, besleyici, lezzetli yoğurt yapabilme özlemini tekrar gerçekleştirmeliydik, çünkü Anadolu ve Trakya iklimi ve coğrafyasında bunlar vardı ama artık kaybolmak üzereler.

1832
dahafazlası
YORUMLAR

Pardon sayın yazar, Süt evde yoğrut yapmak için 100 derece, dakikalarca kaynatıldığında, içinde ne kadar protein kalıyor sizce???? Bence onu da bir araştırın

misafir 19.06.2009 11:30:47
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.