Mahmure

Sağlık

Diyet & Fitness

Vücudumuzu Etkileyen Hormonları Tanıyor muyuz?

Vücudumuzu Etkileyen Hormonları Tanıyor muyuz?

Aşırı ya da yetersiz salgılandığında tüm dengemizi alt üst edebilen hormonlar hakkında, belki de adlarından başka bir şey bilmiyoruz. Oysa hormonlar, vücudumuzun sıvı dengesini, kan basıncını, şeker, yağ ve kemik metabolizmasını düzenlemekle birlikte; büyüme ve gelişmeyi sağlıyor, üremeyi de destekliyor.

Endokrin adı verilen bir bez tarafından salgılanan hormonları, etkisini kan dolaşımında küçük dozlarda gösterebilen ve hedef hücre veya dokuya kan yoluyla taşınan maddeler olarak tanımlayabiliriz.

Vücuttaki çeşitli organlardan salgılanan hormonların yönetildikleri ana merkez ise, beyinde hipotalamus ve hipofiz bezleridir. Hipotalamustan salgılanan üst hormonlar hipofize etkiliyor ve buradan salgılanan hormonlar da tiroid, böbrek üstü ve üreme organları gibi hormonal bezlerden hormon salınımına yol açıyorlar. Bu noktada vücudumuzda pek çok hormonun görev aldığını hatırlatmak gerekiyor. Ancak biz bu haberimizde, vücutta önemli görevleri olan hormonlar üzerinde duracağız.

Tiroid hormonları

Vücut metabolizmasını düzenleyen temel hormonlardan biri olan tiroid hormonları, boynun ön kısmındaki tiroid bezinden salgılanıyor. Tiroid hormonu fazlalığı; kilo kaybı, halsizlik, çarpıntı, çabuk yorulma, aşırı terleme, ellerde titreme, sıcağa tahammülsüzlük, sinirlilik ve gözlerde irileşme gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu belirtilerin gözlendiği kişilere, iyotlu tuz ve öksürük şurubu gibi ilaçlardan uzak durmaları öneriliyor.

Tiroid hormonu eksikliği olarak adlandırılan 'hipoti-roidi' de ise tiroid bezi çeşitli hastalıklar nedeniyle daha az çalışıyor. Bu durum daha çok iyot eksikliği, guatr ameliyatı, hipotalamus ve hipofiz bezinin çeşitli hastalıklarında ortaya çıkıyor. Hipotiroidisi olan kişilerde metabolizma daha yavaş çalışıyor. Bu nedenle de göz kapaklarında ve tüm vücutta şişlik, kilo alımı, deri kuruluğu, saç dökülmesi, uyku hali, aşırı horlama, kabızlık, halsizlik, çok üşüme, hareketlerde ve konuşmada yavaşlama gibi belirtiler görülebiliyor.

Östrojen

Kadınsı dış görünüşün oluşmasında rol alan östrojenler, yumurtalıklardan salgılanıyor. Ergenlikte meme ve üreme organlarının gelişimini sağlıyorlar. Bunun dışında kemik yıkımını engelleyici, libido arttırıcı ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL kolesterolünü arttırıcı etki gösteriyorlar. Progesteron da hipofizden gelen bir emirle yumurtlama döne-minde salgılanan (adet döneminin ortasında) bir hormondur. Memede ve rahim içindeki hücreleri arttırıcı bir etki-ye sahip bulunuyor. Adetin olabilmesi için bu etki gerekiyor. Temel görevi ise, hamileliğin sürdürülmesine yardımcı olmak. Ortalama olarak 28 günde bir adet görüyoruz.

14. gün civarında yumurtlama oluyor, östrojen ve progesteron seviyesi yükseliyor ve bu dönemden itibaren rahim içindeki hücreler artmaya başlıyor. Döllenme olmadıysa artan hücreler hormonların azalmasıyla ölerek adet kanaması şeklinde dışarı atılıyorlar. Hipotalamus, hipofiz veya yumurtalığın çeşitli hastalıklarında östrojenlerde azalma gözleniyor. Östrojenlerde azalma adet düzensizliklerine ve kısırlığa yol açabiliyor. Menopoz döneminde östrojenin azalması sonucu psikolojik yakınmalar, ateş basmaları, kemik erimesi gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Testosteron

Erkeksi vücut özelliklerini sağlayan hormon olan testosteron, testislerden salgılanıyor. Hipotalamus, hipofiz ve testislerin genellikle doğuştan olan bazı hastalıklarında testosteron eksikliği görülebiliyor. Bu durumda erkeğe has cinsel özellikler gelişmiyor ve hormon tedavisi uygulamasına başlanıyor. Kadınlarda da testosteron hormonu salgılanıyor. Ancak bu hormonun kadınlarda fazlalığı kıllanma artışı, adet düzensizlikleri, saç dökülmesi, ses kalınlaşması ve erkeksi vücut hatlarına yol açabiliyor.
1572
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.