Mahmure

Sağlık

Diyet & Fitness

Sağlıklı beslenme takıntınız mı var?

Sağlıklı beslenme takıntınız mı var?

Daha çok gelişmiş ülkelerde ve yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki kişilerde ortaya çıkan sağlıklı beslenme takıntısına tıpta Ortoreksiya deniyor.

Ortoreksiya daha çok mükemmeliyetçi, obsesif, aşırı kontrolcü kişilik yapılarına sahip kişilerde sıklıkla ortaya çıkıyor. Psikolog Aytül Serpel, ortoreksiyaya giden süreci anlattı.

İncecik sıfır beden kadınlar, atletik, bakımlı erkekler, diyet, sağlıklı beslenme, detoks kürleri, şifalı besinler derken bilinen yeme bozukluklarına geçtiğimiz yıllarda bir yenisi daha eklendi. Daha çok gelişmiş ülkelerde ve yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki kişilerde ortaya çıkan bu hastalığın adı Ortoreksia Nevrosa, yani Sağlıklı Yeme Takıntısı, anca, orthos (doğru) ve oreksia (iştah) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Amerikan Diyetisyenler Derneği orunun 10 yıl içinde yaygınlaşacağını İngiltere'deki Beslenme Bozuklukları Derneği (EDA) ise ortoreksiyanın gelecek yıllarda insanlığı ciddi de tehdit edeceğini söylüyor.

Peki, nasıl olur da sağlıklı beslenmek sağlıksız besini reddetmek sağlığımızı bozabilir?

İşin bu kısmı tamamen psikolojik yapılanmalarımızla, hayata ne kadar esnek ve dengeli bakabildiğimizle ilintili. Ortoreksiyanın henüz yeni tanımlanan bir hastalık olarak iyi ve geçerli kriterleri olmasa da yapılan araştırmalara göre, mükemmeliyetçi, obsesif, aşırı kontrolcü kişilik yapılarına kişilerde sıklıkla görülüyor.

Ortoreksik kişiler giderek yalnızlaşır

Ortoreksik kişiler için sağlıklı beslenme aşırı bir kaygıya neden olur. Kişi bazen daha sağlıklı olmak, bazen bir hastalıkla baş etmek bazen de kilo vermek için sağlıklı besinleri seçmeye başlayabilir, fakat bu kişilerin, zamanla besinin işlenmemiş olması, hiçbir katkı maddesi içermemesi, hormon, tarım ilacı kullanılmadan üretilmesi, pişirilirken kullanılan yöntemlerden, saklandığı kabın yapıldığı maddeye kadar uzun bir sağlıklı besin kriter listeleri oluşur.

Diyet, zamanlarının önemli bir kısmını alır. Bu kriterlere uymayan tüm besinler reddedilir hatta bunun sağlanamayacağı sosyal ortamlara girmekten kaçınmalar başlar.

Bu reddin bir kısmı kişisel inançlara göre oluşturulur, hızla alınan besin grupları azalır ve bazen sağlıklı besinler bile yeteri kadar steril olmadıklarından tüketilmez, bu ürünlerle beslenemeyeceği yerlere gitmez ve kişi gittikçe yalnızlaşır.

Organik ve çiğ olanları tercih eder

Ortoreksiyada çoğu kez et ve süt ürünlerinden vazgeçilir, organik çiğ sebze ve meyveler tercih edilir ve beslenme 1-2 tip besin türüne indirgenerek besin dengesi bozulur. Kişi bu nedenle bir süre sonra hızla kilo kaybetmeye başlar bu da bize bildiğimiz beslenme bozukluklarından anoreksiya nevrozayı (yememe hastalığı) hatırlatır. Bazen anoreksiyada olduğu gibi ortoreksiya da 'yememe ve kilo kaybı', 'metabolik rahatsızlıklar' ve ölümle sonuçlanabilir.

Ortoreksiyayı temel yeme bozukluklarından ayıran özellik; obezite (aşın şişmanlık), bulimia (aşın yeme hastalığı) ve anoreksiya nevrozada (yememe hastalığı) sorun besinin miktarı iken, ortoreksiyada sorun besinin kalitesindedir. Hatta ortoreksiya için obezitenin tersi bile demek mümkündür. Her ikisi de dengesiz beslenmedir ve sağlıksızdır. Ortoreksiya gerçekçi olmayan bir düşünce yapısının ürünüdür. Ortoreksik yapıdaki kişilerin takıntıları şöyledir:

• Yüzde 100 doğal olmayan hiçbir şey sağlıklı değildir.

• Bu ürünlerden yersem kilom artar.

• Kanser olurum.

• Kontrolümü kaybederim.

• Yediklerim benim kalitemdir.

Ortoreksik kişilerin tedavisinde bu düşünce yapılarını alternatif olumlu düşünce yapıları ile değiştirmek önemli. Ya hep ya hiç' düşünce yapısı yerine fayda-zarar oranına bakmak, eğer faydası zararından fazla ise ona göre bir karar vermek gerekir. Örneğin denizlerimizin 50 yıl öncesine göre daha kirli olduğu bir gerçektir ancak tüm deniz ürünlerini yemeyi reddetmek gerçeğe uygun olmayan bir davranıştır. Çünkü kişinin bu nedenle malınım kalacağı vitamin ve mineraller deniz kirliliğinin vücuduna vereceği zarardan çok daha yıkıcıdır. Kişileri sağlıklı ama dengeli şekilde beslenmeye yöneltmek sağaltımda işe yarabilecek bir bakış açısıdır. Kısacası bizi biz yapan sadece yediklerimiz değil hayata karşı tutumuzdur. Kendimize hoşgörülü olmak ve uygun olanı istemek hem beslenme hem de içsel dengemizi korumamızda rehberimiz olmalıdır.


ORTOREKSİK MİSİNİZ? BU SORULARI CEVAPLAYIN, ÖĞRENİN...


1339
dahafazlası
YORUMLAR

hiçbir yiyecek,kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz.Önümüze geleni yemeyelim, irademizi konuşturalım. Porsiyonlarımız küçük olsun ve herzaman ölçülü olalım. ...

carlone 30.04.2009 23:00:48

yemeğe başlamadan önce bir bardak su için ve sakın gereğinden fazla yemeyin. Tokluk hissetmeye başladığınızda yemek yemeyi bırakın.Bilinçli bir şekilde yemek yiyin. Şayet bir hastalığımız yoksa kilo vermek hiçte zor değil.

carlone 30.04.2009 23:00:24

birer iftar canavarına dönüştüğü ramazan ayı yaklaşıyor, tüm gün boş bıraktığımız midelerimizi iftar saatinde tıka basa doldurmak bir çok sağlık problemine yol açabiliyor, bu nedenle iftar sofralarımızın hafif ve sağlıklı olmasına dikkat etmekte büyük fayda var...

carlone 30.04.2009 23:00:07

bence elmanın ve özelliklede kabuğunun kansere karşı koruyucu etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış, bunun dışında bir çok faydası olan bu meyveden her gün 1 adet tüketilmesi oldukça faydalıymış

carlone 30.04.2009 22:58:40

Çinko herşeyden önce istridye, buğday kepeği, susam tohumu, kabak çekirdeği, mercimek, soya fasülyesi ve karideste bulunur. Bu besinler aynı zamanda testosteron üretimi için gerekli miktarda protein de içerirler.

carlone 30.04.2009 22:32:43
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.