Mahmure

Sağlık

Diyet & Fitness

İdeal vücudun sırrı: Düşük glikoz

İdeal vücudun sırrı: Düşük glikoz

Kilo almamanın tek çözümü az yemek veya sürekli kalori saymak değildir. Arzu ettiğiniz ölçülerde kalmanın bir yolu da 'glikoz prensibi'ne uymak.

Fazla kilolar ve obezite, çağımızın ciddi bir sorunu. Üstelik formda olmanın tek nedeni güzel görünmek değil, sağlık açısından da çok önemli. Sadece çok yemek yiyerek kilo almıyoruz. 'Zıt' besinleri aynı anda tüketmemiz de şişmanlamamıza neden oluyor. Bu nedenle bazı beslenme uzmanları gıdaların sadece kalorilerini değil, 'glikoz endeksleri'ni de önemsiyor. Glikoz; patates, ekmek gibi nişastalı veya şeker içeren besinlerde bulunuyor. Pankreas tarafından üretilen insülin hormonu kandaki glikoz oranını dengede tutuyor. Kandaki glikoz oranı düşünce insülin oranı da düşüyor. Aldığımız besinler ise pankreasın insülin üretimini etkiliyor.

Meyve, sebze ve tahıllar daha düşük glikoz endeksine, beyaz ekmek, kek ve kurabiyeler ise daha yüksek glikoz endeksine sahiptir.

'Glikoz endeksi' prensibi

Pankreas her öğünde insülin üretir. Kan şekerimiz 2 - 4 saat kadar yüksek kalır, hücrelere glikoz verir ve böylece vücuda gerekli enerji sağlanmış olur. Kana çok fazla şeker girdiğinde yağ hücrelerine yönelir ve orada depolanır. Bu nedenle beslenme tarzımız bu süreci de etkiler. Örneğin; artık dünya literatürüne terim olarak giren 'Akdeniz mutfağı', sağlıklı olmanın en önemli yollarından biri. Çünkü ondaki bol taze meyve - sebze ve zeytinyağı 'glikoz endeksi' prensibine de uygun. Belirli gıdaları tercih etmek (aşağıdaki besinler tablosuna bkz.) kan şekerinin sabit kalmasını sağlıyor. Bu da ani ve sık açlık 'ataklarını' önleyip formda, enerjik ve sağlıklı kalmamıza imkan tanıyor.

'Tehlikeli' ikili: Yağ ve şeker

Cola gibi yüksek glikoz oranı içeren tatlı içeceklerden veya nişasta zengini gıdalardan kaçınmak gerekir. Yağ - şeker da 'tehlikeli' kombinasyon olarak kabul ediliyor (örneğin; çikolatalı kek veya çörekler). Uzmanlar bunların yerine tatlı 'zilleri' çalmaya başladığında meyveli yoğurt veya kavun gibi besinlerin yenmesini tavsiye ediyor.

Yanlış beslenmenin olası sonucu: Diyabet

Sürekli yüksek glikozlu gıdalar tüketenler vücuda fazlasıyla şeker depoluyor. Bu tür bir beslenme alışkanlığı 'yaşlılık diyabeti' veya diğer adı ile 'erişkin tipi diyabet' ile sonuçlanabiliyor. Diyabet büyük ölçüde aşırı kiloya bağlı olduğundan, daha çok şişmanlara özgü bir hastalıktır. Bu hastalıkta vücut sadece bir miktar insülin salgılar. Belirli miktarda şekerli, unlu ve nişastalı gıdalar almak serbest. Fakat bunların dozu abartılıp vücudun yakabileceğinden fazlası alınırsa, kandaki şeker oranı yükselir.

Kısaca sağlıklı yaşamak, sağlıklı yaşlanmak ve her zaman formda ve enerjik kalmak, lezzetten vazgeçmeden kilomuzu korumak elimizde. Asıl mesele, kötü beslenme alışkanlıklarımızı bir kenara bırakıp daha bilinçli yemektir.

Düşük glikoz nedir?

Besinleri kalorileri yerine 'glikoz endeksi'ne göre sınıflandıran ilk bilim adamı, Toronto Üniversitesi'nden Dr. David Jenkins oldu. Kendisi tüm gıdaları 1'den 100'e göre değerlendirip puan vermiş ve böylece gıdaları düşük veya yüksek glikoz endeksi olarak tanımlamış. 50'nin altındakileri de düşük glikozlu olarak adlandırmış.

Kaynak: Ailem ve Ben
912
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.