Mahmure

Sağlık

Çocuk Sağlığı

Obezite çocukta riskli!

Obezite çocukta riskli!

Çocuğunuz aşırı kilolu mu? Kilosunu nasıl kontrol altına alırsınız? Ona neler yedirmelisiniz? Tüm bu soruları, uzmanları sizin için yanıtladı...

Obezite şüphesiz çağımızın en önemli birkaç hastalığından. Özellikle ABD'deki veriler, aşırı şişmanlık olarak tanımlanan obezitenin bir salgına dönüştüğünü gösteriyor. Bu salgın giderek yayıldığından, son yıllarda çocuklarda, hatta bebeklerde dahi görülmeye başlandı.
Amerikan Hastanesi doktorları Dr. Pınar Dayanıklı ve Dr. Tahir Haytoğlu, çocuklarda obezitenin, ileriki yaşlarda kalp hastalıkları, kanser ve diğer pek çok hastalığa yatkın bir nesil yarattığını vurguladı. Obezite, çocuklarda psikolojik sorunları da beraberinde getirmesi açısından gelecek nesil için tehdit oluşturuyor. Amerikan Hastanesi Pediatri Bölüm Şefi Dr. Pınar Dayanıklı, çevremizde artık daha iri ve kilolu çocuklar gördüğümüze değinerek, çocuklarda obeziteyle ilgili sorularımızı yanıtladı...

Bir çocuğun aşırı şişmanlığından bahsetmek için nelere dikkat edilmesi gerekiyor?

Öncelikle 'vücut kitle indeksi' dediğimiz BMI'ye (body mass index) göre değerlendiriyoruz. Ancak buna gerek kalmadan, bir çocuğa baktığınız zaman onu şişman görüyorsanız şişmandır. Hesaplarda da şişman çıkar. Bunu deri altı yağ dokusunun fazlalığından, cildinin katlarından, vücut yapısından anlıyorsunuz. Artık kimse çocuğu daha sağlıklı görünüyor diye 'tombik' görünmesinin peşinde olmamalı.

Çocuklarda obezitenin görülme sıklığı nedir?

Türkiye'de özellikle ilkokul çağında ve bitimindeki yaşta çok iri çocuklar var. Hepsinin meyve suları, gazlı içecekler ve fast food tarzıyla çok yanlış beslendiğine tanık oluyorum.

Obeziteye yol açan faktörler nelerdir?

Genetik ve çevresel faktörler. Çevresel faktörleri ne yiyip içtiğimiz, ne tür bir yaşam tarzına sahip olduğumuz ve hareketlilik belli ediyor.

Genetik faktörler riski ne kadar artırıyor?

10-14 yaşlarında bir çocuğun anne veya babasının obez olması, onun obez olma riskini yüzde 80 yapıyor. Anne babanın ikisinin obez olduğu durumlarda çocuklarda obezite riski daha da artıyor.

Obezitenin temellerinin anne karnında atıldığı dahi söyleniyor... Çocuklarda ortalama kaç yaşında başlıyor?

Obezitenin temelleri bebeklik döneminde atılıyor. Çocukluktaki obeziteyi annenin hamilelikte aldığı kilolara bile bağlayanlar var. Anne karnında çeşitli nedenlerle büyümesi geri kalmış bebekler iyi beslenerek çok hızlı kilo alıyor, yaşıtlarını yakalıyor hatta daha kilolu oluyorlar. Şimdi bu gruptaki çocuklara ne kadar hızla kilo aldırmalıyız konusunda tereddütlerimiz var.

Bebeklik çağında ne gibi önlemler alınabilir?

Obeziteden bebeklik döneminde korumak için yapılacak şeylerin başında anne sütüyle beslemek, emzirmek geliyor. Emzirme, çocuğun obezite riskini azaltıyor. Mamayla beslendiğinde bebeğin ne kadar yiyeceğine karar veriyoruz. Bu da hızlı kilo almaya eğilim yaratıyor. Emzirmede ise bebek her zaman makul bir kilo alacak kadar emiyor. Emzirme sonrası ek gıdaya geçiş döneminde de çoğu anne hata yapar, katı gıdalarla çocuğuna kilo aldırmayı hedefler. Altıncı ayından itibaren çocuk, hareketlenmeye de başladığından o bebeğin kilosunun çok artmasını beklemeyiz. Çünkü verdiğimiz miktarı daha fazla harcayacağı için kilo almasının biraz durması makul. Eğer çocuk hareketlenmesine rağmen daha önce aldığı kiloları almaya devam ediyorsa bir beslenme yanlışı vardır. Kaşıkla beslemek bebeklere çok fazla kalori yüklenmesine neden oluyor.

Annelere göre çocukları ya iştahsızdır, ya sürekli az yiyordur ya da doğru düzgün yemiyordur. Çocuğunun yeterli yiyip yemediğini nasıl anlamalı?

Çocuğun yeterli yemek yemediğinin en objektif bulgusu, büyüme ve gelişme eğrileridir. Bu şikâyetle gelenlerin bebeklerinin hemen boyuna, kilosuna bakıyoruz. Bunun dışında bazı ölçütler veriyoruz. Örneğin süt alımı 1 yaşından sonraki çocuklarda günde 300 - 500 mililitre olmalı. Her yemekte yediği yemeği yaşı veya yıl başına 1 - 2 yemek kaşığıyla ölçülmeli. Örneğin 2 yaşındaki çocuk 2 - 4 yemek kaşığı köfte, pilav veya yoğurt yiyebilir.

Aşırı yemenin ölçüsü nedir?

Özellikle Batı ülkelerinde çok fazla meyve suyu tüketimi var. Meyve suyu çok fazla şeker depolanmasına ve kalori alınmasına neden oluyor. Kilo almaya meyilli bir çocuk için asla yapılmaması gerekir. Meyveyi posasıyla olduğu gibi yemek çok daha yararlı. Bazı meyveler şekerden çok zengin. Bir de suyunu çıkarıp içtiğinde hem kalori alıyor hem de iştahını kapatabiliyor. Tüm bunlar aşırı kalori alımı demek.

Obeziteye karşı çocuklukta hangi alışkanlıklar kazandırılmalı?

Yemekleri hep aynı zamanlarda ve aynı yerlerde yeme alışkanlığı verilmeli, abur cubura alıştırılmamalıdır. Televizyonun karşısında, salıncakta vs. elinde bir şeyler yeme tarzında beslenmeye engel olunmalı. Bu hem yeme alışkanlığını bozuyor hem de alınan kalorinin ucu kaçıyor. Anne babalar çocuğa örnek olmalı. Anne sebze yemiyorsa çocuk da burun kıvırıyor. Kahvaltı yapmayan bir ailede çocuk da bu alışkanlığı kazanamıyor.

Çocuklarda obezitenin en büyük tehdidi nedir?

- Çocuklarda obezitenin korktuğumuz en önemli yönü, şeker hastalığına neden olması ve kalp damar hastalıkları riskini artırması. Bugünün obez çocukları, 35 - 40 yaşlarında ilk kalp krizini geçiren erişkinler olabilirler.

Kritik bir yaş var mı çocuklarda obezite riski açısından?

- Okul çağları. Çocuklar okul yemeklerinden günlük kalori ihtiyaçlarının yüzde 30'unu alıyor. Aile çocuğun okuldaki beslenmesini kontrol etmeli. Çünkü çocuk hiç sebze yemeden üç dilim börek yiyor. Hem bu yiyecekler hem de kantinde satılan yiyeceklerle kilo alabiliyor. Ayrıca okul dönemi çocuklarında televizyon, bilgisayar bağımlılığı onları hareketsizliğe itiyor.

En önemli silah ne olmalı?

- Her zaman için egzersiz. İki yaşından sonra 30 dakikalık egzersiz her gün olmalı. Haftada birkaç gün de onu nefes nefese bırakacak bisiklete binme, koşmak, salıncak, kaydıraktan kaymak gibi aktiviteler yapmalı.

Obez çocuklara diyet veriliyor mu?

- Sıkı bir diyet çocuklara verilmiyor. Öncelikle yeme alışkanlıklarını düzeltme yoluna gidiliyor. Çocuğun kilo kaybetmesini değil mevcut kilosunda kalmasını kilo alımını durdurmayı hedefliyoruz. Çünkü erişkinler gibi değiller, bir yandan boyları uzuyor ve BMI değişiyor.

Yasakladığınız veya kısıtladığınız besinler hangileri?

- Kilo almaya yatkın çocuklarda iki yaşından sonra normal süt yerine az yağlı süt öneriyoruz. Makarna, patates, pirinç, çok yağlı etler, karbonhidrattan zengin yiyecekler, gazlı ve tatlı içecekleri kısıtlıyoruz. Bunlar haftada bir olabilir. Bunların yerine her koşulda yiyebilecekleri sebze, meyve ve salataları öneriyoruz.

Fazla kilo onlarca hastalığın temeli
Amerikan Hastanesi Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Uzmanı Dr. Tahir Haytoğlu da, obezite sonucunda görülen hastalıkların gerek Türkiye'de gerekse Batı'da çok büyük bir artış trendinde olduğunu ifade etti. Obezitenin temelinin çocuklukta atıldığını belirten ve Türkiye'de 20 yaş üstü erişkinlerde 4 - 5 kişiden birinin obez olduğunu kaydeden Haytoğlu, "Aşırı kiloluları da eklediğinizde toplumun neredeyse yarısını tehdit ediyor" dedi. Dr. Haytoğlu, sorularımızı şöyle yanıtladı...

Obez çocukları ileri yaşlarda bekleyen tehlikeler nelerdir?

- Metabolik problemlere bağlı obezitede tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, yağlı karaciğer hastalığı, safra taşları, polikistik over sendromu ve damarlarda pıhtı riski artıyor. Anatomik sorunlarda ise uyku apnesi, ortopedik problemler, reflüler, başağrıları artıyor. İdrar kaçırma, psikolojik problemler, depresyon, blumia gibi yeme bozuklukları, artritler, damar sertliği, sırt ağrıları, omurga sorunları obezite sonucu daha sık görülüyor. Safrakesesi problemleri, miyomlar, düzensiz kanamalara bağlı rahmin ameliyatla alınması, sürekli yorgunluk hali, bel ve diz ağrıları diğer sorunlar.

Obezitenin kanserlerle ilişkisi nedir?

- Rahim, yumurtalık, meme ve prostat kanserinin obeziteyle beraber arttığını görüyoruz. Kolon, yemek borusu, pankreas ve böbrek kanserlerinin arttığını biliyoruz. Mevcut ağırlıkların yüzde 10'unu kaybederlerse bu hastalıkların riski yüzde 60 azalıyor.

Ülkemizdeki obezite tehdidi için ne diyorsunuz?

- Türkiye'de kadınlarda obezite çok daha yaygın. Ülkemizde önümüzdeki 10 - 20 yıl diyabet, kalp damar hastalıkları ve hipertansiyon daha da çok görülecek ve giderek daha erken yaşlarda görülmeye başlanacak.

Ayşegül Aydoğan/ Milliyet
1025
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.