Mahmure

Sağlık

Çocuk Sağlığı

Çocukların başı dertte

Çocukların başı dertte

Psikolojik sorunlarla boğuşan çocuk sayısı artarken, uzmanlar, henüz yan etkileri tam bilinmeyen ilaçları tartışıyor: Sonucunu kestiremediğimiz deneyler yapıyoruz

Çocuklardaki psikolojik rahatsızlıkların mutlaka tedavi edilmesi gerektiği vurgulanırken, ilaçların beyinleri ve gelişimleri üzerindeki yan etkileri ise tartışmalı.

Time dergisi bu hafta kapağına, psikolojik sorunları olan çocuklara uygulanan ilaç tedavilerinin ne kadar yararlı veya zararlı olduğu tartışmasını taşıdı. Çocukların ruhsal dünyalarıyla ilgili sayılar ürkütücü. Sadece ABD'de çocukların yüzde 10'u psikolojik rahatsızlıklarla boğuşuyor, yüzde 20'si depresyon belirtileri gösteriyor, 1 milyon çocuk manik depresif. 5-19 yaşlarındaki çocukların yüzde 7.5'i, yani yaklaşık 5 milyon çocuk ise hiperaktif kabul ediliyor. Obsesif-kompulsif bozukluk, sosyal anksiyete, post travmatik stres bozukluğu, uykusuzluk ve fobiler çocukların başlıca rahatsızlıkları.

Başa çıkamıyorlar

Bu rakamları görünce insanın aklına 'Dünya mı çok değişti yoksa eskiden çocuklar daha mı sağlıklıydı?' sorusu geliyor. Uzmanlara göre değişen şartlar nedeniyle çocuklar hayatla daha zor başa çıkıyor, ancak birçoğu kendileri de psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan ebeveynlerin çocukların ruh sağlığı konusunda eskisine nazaran daha dikkatli davranması da çocukların psikolojik sorunları artmış gibi görünmesinde etkili. Bu durumda ilaç sanayii de boş durmuyor tabii. Her geçen gün, antidepresanından uyku ilacına kadar çocuklar için üretilen ilaçlar çıkarılıyor. Bu ilaçların henüz gelişmelerini tamamlamamış beyinler üzerindeki etkileri ise tartışma konusu. Kimileri, ilaç tedavisinin şart olduğunu ve çocuklar için özel olarak üretilen ilaçların yan etkisi olmadığını ileri sürerken, kimileri de ilaçla tedavinin etkisinin kısa sürdüğünü, psikolojisi bozuk çocuklar için daha uzun vadeli çözümler üretmek gerektiğini savunuyor.

Kaliforniya Üniversitesi Langley Porter Psikyatri Enstitüsü Çocuk Merkezi Başkanı Dr. Glen Elliott, "Esas sorun, bilgilerimizin izin verdiğinden fazla ölçüde uygulama yapıyor olmamız. Kabul etmeliyiz ki, bu çocuklar üzerinde sonuçlarını önceden kestiremediğimiz deneyler yapıyoruz" diyor. Çocukluk döneminde tedavi edilmeyen depresyon geçirenlerin yüzde 15'i intihara meyilli oluyor; ayrıca tedavi edilmeyen depresyon geçiren çocukların birçoğu alkole ya da uyuşturucuya bağımlı hale geliyor. Hiperaktif olup tedavi edilmeyen çocukların okulu bıraktıkları, madde kullanmaya eğilimli oldukları ve başlarının sık sık yasalarla derde girdiği biliniyor. 'Çift kutuplu bozukluk' yaşayan çocuklar da kendilerine zarar vermek, intihar girişiminde bulunmak, aşırı hızlı otomobil kullanmak ve başkalarına zarar verecek davranışlar sergilemek gibi alışkanlıklara sahip.

Tartışılan bir soru da şu: Erken yaşta ilaç kullanmaya alışan çocukların hayatlarının ileri safhalarında ilaç desteği olmadan duygusal stresle veya başka türlü sorunlarla başa çıkmaları nasıl beklenebilir? Kimyasalların çocuk beyinlere verdiği zarar da cabası...

Uzmanlara göre, psikolojik sorun yaşayan bir çocuğun ilaç tedavisi alıp almayacağına karar vermek için rahatsızlığın şiddetine bakmak gerekiyor. Birçok durumda psikologla yapılan seanslar, ilaç tedavisine gerek duyulmaksızın istenilen başarıyı sağlıyor. Ancak çok şiddetli vakalarda, uzmanlar ilaçlara başvurmak gerektiğini söylüyor. Herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir konu ise çocuk psikolojisi konusunda yapılan araştırmaların artırılması gerektiği.

Radikal
618
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.