Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Zindanlarda rock şöleni

Zindanlarda rock şöleni

6 Ağustos'ta Yedikule Zindanları, "III. Rock The Nations Festivali" kapsamında, en ünlü heavy metal gruplarından biri olan Manowar'ı ağırlayacak.

Doğu Yücel / Radikal İki

Megadeth, Slayer, In Flames, Dream Theater ve Deep Purple fırtınalarını atlatan metalciler şimdilerde yeni bir kasırga için geri sayımda. Daha önceki yıllarda, Ronnie James Dio, Udo, Pain of Salvation, Kreator, Paul Di'Anno gibi mühim isimleri rock'a aç Türk izleyicisinin karşısına getirerek takdirlerimizi kazanan Rock The Nations Festivali bu yıl bir başka "efsanevi" grup olan Manowar'ı getiriyor.

Manowar'ı anlatmaya nerden başlasak bilemiyoruz, belki de Manowar'ı değil, Türkiye'de 80 sonlarında yaşanan Manowar tutkusundan ("çılgınlığından" mı desek!) bahsetmemiz daha doğru. Gençlik yıllarını 80'lerin sonunda 90'ların başında yaşayan her müzikseverin bir Manowar geçmişi mutlaka vardır. O yıllarda Manowar, en iyi eserleri olan "Fighting the World" ve "Kings of Metal"i art arda yayınlamış ve Metallica'nın 'One' şarkısıyla yarattığına benzer bir etki yaratarak büyük bir kitleyi peşinde sürüklemişti. O günlerde 'Hail and Kill'in sözlerini tersten okumayan adama "erkek" denmezdi örneğin.

Rock ve metal müzik dinliyorsanız ama kot ceketinize bir Manowar patch'i (grup logosu veya albüm kapağıyla bezenmiş yama) diktirmemişseniz ayıplanırdınız. En sevdiğiniz çizgi roman Barbar Conan değilse durup bir düşünmeniz gerekirdi. Grubun Conanvari imajını taklit edip vücut geliştirme salonuna yazılmanız bile normal karşılanırdı. Grubun mitolojik savaşları konu alan şarkıları ise mahalle kavgalarına neden olabilirdi. O yılları yaşamayanlar bu yazdıklarımın "abartı" olduğunu sanabilir ama eğer 6 Ağustos'ta Yedikule Zindanları'na yürüyen 30 yaş civarı birini görürseniz, ona sorun, mutlaka teyit edecektir.

Manowar dış görünüş bakımından belki de tüm zamanların en çocuksu, en maço, en "Spinal Tap" (rock gruplarının klişeleriyle makara geçen kurgusal belgeselin varolmayan grubu) gruplarından biri. Fakat işin müzik boyutuna baktığımızda aynı ucuzluğu göremiyoruz. Tam tersine grup üyelerinin her biri kendi enstrümanlarında dahi derecesinde. Konservatuar kaçkını Eric Adams, 2002 tarihli son Manowar albümü "Warriors of the World"de, opera literatüründe yorumlanması en zor aryalardan biri olarak geçen 'Nessun Dorma'yı söylerken Pavarotti'yi aratmaz. Grubun kurucu üyesi, eski Black Sabbath bas teknisyeni Joey Demaio eşsiz bas stiliyle ve "tını"sıyla sivrilen bir diğer müzisyendir. Ana akım müzik eleştirmenleri Spinal Tap'le bir tutsa da, Manowar'ın müziği sanıldığı kadar klişe değil. Senfoni ve opera öğelerini başarılı bir şekilde heavy metal müziğine adapte eden grubun Orson Welles ile çalışmışlığı var.

Üstat grubun ilk albümü "Battle Hymns"de yer alan 'Dark Avenger' şarkısına sesini armağan etti. Birliktelikleri bununla kalmadı. Yurttaş Welles, grubun beşinci albümü "Fighting The World"ün 'Defender' şarkısında anlatıcı rolünü üstlendi. Manowar'ın müzikal kabiliyetinin doruklarını ifade eden bu iki şarkı geçtiğimiz günlerde Almanya'da gerçekleşen Earthshaker festivalinde canlı çalındı, rahmetlinin kısımlarını bir diğer üstat Christopher Lee üstlendi. Manowar anavatanı Amerika'da eski popülerliğine sahip değilse de Avrupa'da, özellikle de Almanya'da listelere girmeyi başarıyor. Son albümleri Almanya'da Britney Spears'i al aşağı edip aylarca bir numarada kalmıştı. Guinness Rekorlar Kitabı'na bir konserlerinde kırdıkları desibel seviyesiyle en gürültülü grup olarak adını yazdıran Manowar çeyrek asır boyunca başka hiçbir grubun altında bir festivale çıkmadı ve bu özelliğiyle "Metal'in Kralları" olarak anılmayı hak etti. Kariyerine iki "live" albüm, dört tane de "live" DVD sığdıran topluluğun konserleri ayrı bir yazı konusu olabilecek kadar renkli.

Zindanların diğer konukları
Manowar bir şarkısında "Other bands play, Manowar kills" (Diğer gruplar çalar, Manowar öldürür) dese de festivalin diğer gruplarından Gorefest de az "öldürücü" değil. 90'lı yılların başında Florida'dan başlayan death metal akımının en önemli gruplarından biri kendileri. Bugün Dave Grohl (Foo Fighters, Nirvana) başta olmak üzere birçok müzisyenin saygıyla andığı İsveçli grup 10 yıl aradan sonra geçenlerde toparlandı ve Avrupa'daki en büyük festivallerde çaldı. Yabancı konuklardan İngiliz progressive metal grubu Balance of Power, Queensryche ve Savatage hayranlarını memnun edecek bir sound'a sahip.

Geçen sene Universal Müzik'ten yayınladığı "Just Set Me Free!!" albümüyle kariyerine şaşırtıcı bir hamleyle başlayan virtüöz gitarist Cem Köksal "all star" diye tabir edebileceğimiz grubuyla sahne alacak: Vokallerde Murat İlkan (Pentagram), basta Çağatay Ateş (Whisky), davulda Alpay Şalt (Whisky) ve keyboard'da Koray Alarslan (Battlorn)... Yunanistan'ın en tanınmış gruplarından biri olan Homo Iratus, Türk yeraltı metal camiasının saygın grubu False in Truth ve yurtdışındaki toplama albümlerde yer aldıktan sonra ilk albümü "Aggression Treaty"yi çıkaran Crossfire festivalin diğer ilgi çekici isimleri.

Turnenin sondan ikinci konseri
Bu yaz sadece dört festivalde çalan Manowar'ın Rock The Nations konseri mini-turnenin sondan ikinci ayağı olacak. Bu yüzden komşu ülkelerden Manowar hayranlarının akın edeceğini tahmin etmek zor değil. Eğer gerçekten eğlenceli bir rock'n'roll konseri ve kendinden geçmiş binlerce hayran izlemek istiyorsanız 6 Ağustos'ta Yedikule Zindanları'nda olun. Manowar kendine ait ses rekorunu kırar mı bilmiyoruz ama o gece Türk Manowar hayranlarının seyirci sesi rekoru kıracağına kesin gözüyle bakıyoruz.

Manowar, Cem Köksal, Balance of Power, Crossfire, Gorefest, Homoiratus'un sahne alacağı Rock the Nations III, 6 Ağustos saat 13.00'den itibaren Yedikule Zindanları'nda. (www.rockthenations.net, Tel: 0212-2747120)
613
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.