Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Yönetmen İsmail Güneş ile görüştük. (Özel söyleşi)

Yönetmen İsmail Güneş ile görüştük. (Özel söyleşi)

İsmail Güneş ile son filmi "Ateşin Düştüğü Yer" üzerine görüştük. Sinema, sanat, hayata bakış. Velhasıl İsmail Güneş üzerine herşey..

Güncellenme tarihi: 09.05.2012

Yönetmen İsmail Güneş ile  4 mayısta vizyona girecek olan "Ateşin Düştüğü Yer" filmi üzerine görüştük.

 5 yıl sonra nihayet üçlemenin 3. Filmi, “Ateşin Düştüğü Yer”. Neden bu kadar gecikti?

Üçleme diye adlandırdığımız filmler: “Gülün Bittiği Yer”, “Sözün Bittiği Yer” ve nihayetinde “Ateşin Düştüğü Yer” sıralı çekilme imkânı bulamadılar. Araya başka filmler veya dizi çekimleri girdi. Mesela “Ateşin Düştüğü Yer” üçlemenin ikincisi idi, ancak filmde oynayacak oyuncu konusunda uzun süre netliğe varamadığım, filmin kış filmi olması dolayısıyla oyuncuların da dizileri olduğu için veya dizileri tercih etmek zorunda kalmaları münasebetiyle maalesef ikinci film olamadı. Asıl önemlisi filmin gerekli olan ekonomik şartlarını düşündüğüm gibi oluşturamadım. Bağımsız filmlerin böyle bir zorluğu şu anda var.

 Hayal ettiğiniz, düşlediğiniz sonuca ne kadar yaklaştınız?

Çok iyi şartları oluştursa da hiçbir yönetmenin “evet, bu film tamamdır” dediğini düşünmüyorum. Zihnimizde çektiğimiz ve kurguladığımız filmlere ulaşmamız zor oluyor. Özellikle her şeyin magazinleştiği ve televizyonların başka bir seyirci oluşturdukları ülkemizde zorluk daha da öne çıkıyor. Ama hiçbir filmin önüne “bu film çok zor şartlarda çekilmiştir” diye de bir cümle yazmıyoruz. Asıl olan seyirciye iyi bir film sunmaktır. Bu bazen seyircinin iyisi olur bazen de yönetmenin iyisi. Netice itibariyle “Ateşin Düştüğü Yer” benim ölçütüme göre iyi bir noktada duruyor.


 Kısa bir soru, Nasıl?

Çok sevdiğim iki söz var Necip Fazıl’ın: “Arı bal yapar fakat balı izah edemez.” Ve “Ağaçtan düşen elma da yerçekimi kanunundan habersizdir.” Necip Fazıl bu sözleri şiir’in poetikası için söylemiş. Ben de şiirle sinemayı aynı dili konuşuyorlar diye düşünüyorum. Bu iki cümle benim cevabımdır.

 Nerdeyse her filminizin ilk ve son planı birbirinin tekrarı gibi, bu biçimle ne demek istiyorsunuz? Demek istediğiniz anlaşıldı veya başka bir deyişle fark edildi mi? Son filminizde aynı üslup var mı?

Senaryo çalışmalarının içinde olduğum her filmimin böyle bir özelliği var. Bu artık benim tarzım diyebilirim. Bu tarzımla ne demek istediğimle ilgili gerek sinema yazarlarından gerekse seyirciden bir dönüş aldığımı söyleyemem. Almam da gerekmiyor. Genelde ne demek istediğimi söyleşilerimde kendim sorup kendim cevaplıyorum. Netice itibariyle ben bunu sürdürüyorum ve “Ateşin Düştüğü Yer” filmimde de bu tarzımı devam ettiriyorum.

1961
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.