Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Yeni dünya düzenine eleştiri

Yeni dünya düzenine eleştiri

İstanbul'daki 21. Dünya Felsefe Kongresi'nin ikinci gününde dinleyiciler, Lütfi Kırdar Kongre Salonu'na sığmadı. Filozof Jürgen Habermas, dünya basınının da büyük ilgi gösterdiği konuşmasında yeni dünya düzenini eleştirdi.

ABD'nin de katılacağı yeni bir kozmopolit siyasi kültür kurulması gerektiğini belirterek, "Gelecekteki adil uluslararası hukuk bu sayede ortaya çıkacaktır" dedi.

Dünya 21. Felsefe Kongresi'nin ikinci gününde bir konuşma yapan Jürgen Habermas, uluslararası hukuka riayet edilmesini ve Irak'ta barışın bir an önce kurulmasını talep etti. Dünya felsefe ve politika çevrelerince "yaşayan en büyük filozoflardan" biri olarak kabul edilen Habermas, konuşmasına Birinci Irak Savaşı'ndan sonra dünyada yeni bir durumun ortaya çıktığını söyleyerek başladı. Habermas, 1990'ların başında ortaya çıkan ve tek hegemonyacı gücün çevresinde oluşan yeni dünya düzeniyle birlikte insanlığın önüne yeni sorular çıktığını söyledi. 1917'den bu yana uluslararası hukukun oluşması, uluslararası ilişkileri anayasasının belirlenmesi için mücadele veren ABD'nin son on üç yıl içinde kendi koyduğu kuralları yıkmaya başladığını belirten Habermas, "Yeni anlayışa göre hegemonyacı güç, kendi bünyesinde yer alan kamu görevlilerinin savaş suçlusu olarak yargılanmasını istemiyor. Ama karşı tarafta yer alan rakiplerinin savaş suçu işledikleri için cezalandırılması gerektiğini savunuyor" dedi.

ULUS-DEVLET ERİYOR
Dünyanın suçlu devletler, başarısız devletler ve uluslararası terörizm gibi sorunlarla boğuşmaya başladığını belirten Prof. Habermas, insanlığın meselelerinin de globalleştiğini belirterek şunları söyledi: "Trafik, su, hava, despotizm, devlet ve sivil toplum, ekoloji gibi sorunlar, artık ulusal olmaktan çıkıp evrensel boyutlara ulaştı. 'Ulusötesi' devlete geçilmeye başladı. Yeni teknolojiler, ulusun ve tek bir devletin sınırlandırıcı yapısına darbe vurdu. Ulusal devletler farklı türden global oyuncularla karşı karşıya kaldı. Devletler yetkilerini birer ikişer kaybetti, Avrupa Birliği gibi bölgesel oluşumların potasında erimeye başladı. Güç birliği kavramının içeriği değişti."

Habermas, kural ve yasa tanımayan hegemonik bir güç olarak eleştirdiği ABD hakkında konuşmasının sonunda ilginç bir değerlendirme yaptı. ABD'nin bugüne kadar dünyaya egemen olan imparatorluklar ve totaliter süper güçlerden farklı olduğunu söyleyen Habermas, "Bu fark ABD'nin siyasal sisteminin demokratik geleneğe bağlı olmasıdır" dedi. Dünyanın kozmopolit bir siyasi projeye ihtiyacı olduğunu belirten Habermas, ABD'nin bu siyasi kültürün ve gelecek projesinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti. "Bu ilerde yeni ve adil bir uluslararası hukukun ortaya çıkması açısından önemlidir. Gelecekte barış projesine katkı sağlayacaktır" diyen Habermas konuşmasını Amerikalılara bir çağrı yaparak, "Liberal bir devletin vatandaşları, uzun dönemde sadece ulusal çıkarlarını gözeten bir bencilliğin gölgesinden kurtulacaklardır. Adaletin sağlanması konusunda duyarlı davranacaklardır" dedi.

2000 dinleyici salona sığmadı
Lütfi Kırdar'ın Anadolu Salonu'nda dün gerçekleştirilen "Felsefenin Rolü: Aydınlanma, Post-Modern Düşünce ve Diğer Perspektifler" başlıklı açık oturumda konuşan Habermas'ı yaklaşık 2000 katılımcı dinledi. 1700 kişilik salona sığmayan katılımcılardan bir kısmı ayakta kaldı, diğerleri salon merdivenlerine oturdu. Habermas'ın konuştuğu salonda çok sayıda yabancı haber ajansı, televizyon kanalı ve gazetenin temsilcileri de yer aldı. Özellikle Fransız, Alman ve Amerikan televizyon kanallarının, Habermas'ın konuşmasını başından sonuna kadar kaydettiği görüldü. "68 Kuşağı'nın ve yeni dünya düzenine muhalif olanların filozofu" olarak bilinen Habermas, Alman filozof Kant'ın görüşlerinden hareketle demokrasi, barış ve uluslararası adalet üzerine durdu.

Alman filozof Jurgen Habermas'ın konuşmasında önce küçük bir kürsü krizi yaşandı. Çünkü kürsü hayli uzun boylu olan Habermas'a kısa geldi. Bunun üzerine Habermas kürsünün altında bulunan platformu yana itti. Ancak bunu yaparken ellerini değil ayaklarını kullandı. Bu durum kürsünün kısalığını çok fazla azaltmadı. Habermas da ellerini ceplerine koyarak konuşmayı tercih etti.

Habermas'dan sonra söz alan Torino Üniversitesi Felsefe Profesörü Gianni Vattimo'nun konuşmasını yaparken Haydeger'in Nazi geçmişini hatırlatması, hafif tertip de olsa soğuk bir hava estirdi. Çünkü Habermas da gençliğinde Hitler Gençlik Derneği üyesiydi.
(Hürriyet)
380
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.