Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Yeliz Şar cüretkar sahneleri anlattı (FOTO)

Yeliz Şar cüretkar sahneleri anlattı (FOTO)

Oyuncu Yeliz Şar, 'Canlı Yayın' adlı yeni bir oyunla tiyatro izleyicisinin karşısına çıktı. Oyunda striptiz ve öpüşme sahneleri bulunan oyuncu, "Tiyatro uğruna 12 yıllık tabularımı yıktım" diyor.

Güncellenme tarihi: 28.04.2014

İŞTE O CESUR SAHNELER (FOTO GALERİ) 

Yeni projeniz hayırlı olsun. Bize öncelikle biraz “Canlı Yayın”dan bahseder misiniz?

- “Canlı Yayın” çok keyifli bir oyun. Alışılmış sıradan hikayelerden değil. Seri katillerin olduğu, şiddet ve cinsellik içeren sert bir oyun. Tabii içinde biraz komedi de var. Ayşen Gruda ile oynuyoruz sonuçta, komedi olmaması mümkün değil.

YELİZ ŞAR'DAN SEKSİ TİYATRO OYUNU (VİDEO)

Sizi bu kadar sert işlerde görmeye alışkın değiliz. Nasıl oldu da bu projeye “evet” dediniz?

- Aslında başka bir tiyatro grubuyla, başka bir oyun için prensipte anlaşmıştım. Ama “Canlı Yayın”da Volkan Severcan, Melda Gür ve Ayşen Gruda’nın olduğunu öğrenince kendimi tutamadım.

Bu ilk tiyatro deneyiminiz bildiğim kadarıyla... Dizi oyunculuğuyla arasında çok fark var mıymış?

- Olmaz mı? Tiyatroya başlayınca aslında 12 yıldır oyunculuk yapmadığımı hissettim! Dizilerde bize her şey hazır halde veriliyor. Karakter şudur, huyu ve mimikleri şöyledir deniyor. Tiyatroda ise tüm analizleri sen yapıyorsun, karakteri kendin yaratıyor, ona kişilik kazandırıyorsun. Benim için çok büyük bir deneyim oldu.

Bahsettiğiniz üç usta isim, size yardımcı oldu mu?

- Olmazlar mı... Özellikle de Melda Gür... Striptiz sahnem var benim. Kendisi dansçı olduğu için o sahneye hazırlanmamda büyük faydası dokundu?

OYUNCULUĞUMU İSPATLAYACAĞIM

Peki en çok hangi sahnede zorlandınız?

- O stiptiz sahnesinde... Çok çekincelerim oldu.

Neden?

- Daha önce dizilerde öpüşme sahnem bile olmamıştı çünkü. Bu oyunda ise hem öpüşme hem de striptiz sahnem var. Keskin bir geçiş... Gerçi ikinci haftamızda alıştım. Yanlış bir karar verdiğimi de düşünmüyorum.

Size tabuları yıktıran ne oldu?

- Artık oyunculuğumla var olmam gerektiğini düşündüm. Oyunculuğumu ispatlayacağım er meydanı da tiyatro sahnesiydi.

Bugüne kadar neden o kadar tutucu davrandınız?

- Türkiye’de yaşıyoruz. Örf ve adetlerimize uymuyor gibi geliyordu.

Geleneklere çok bağlısınız yani...

- Evet... Bir de anne-babama çok düşkünüm. Hâlâ onlarla yaşıyorum, evlenmeden önce baba evinden ayrılmayı düşünmüyorum. Ve bu kuralları biraz da onları kırmamak adına koymuştum.

Ne değişti peki?

- Durumumu paylaştım bu sene onlarla... “Eğer oyuncuysam, 12 yıldır bu işi yapıyorsam, 15 projede yer aldıysam, bu işi dört dörtlük yapmak istiyorum” dedim. Yani bu tabuları yıkmam gerekiyordu ve yıktım.

O İLİŞKİ BENİM İÇİN HATAYDI

Söylediğiniz gibi, 12 yıldır oyunculuk yapıyorsunuz. Kendinizi nerede görüyorsunuz, “Tamamdır ben artık iyi bir oyuncuyum” diyebiliyor musunuz?

- Yok, öyle bir şey söyleyemem. Haluk Bilginer ve Çetin Tekindor diyebilir ama beniim için imkansız... Bir gün onların seviyesine gelebilirsem eğer, o zaman diyebilirim. Biz onların iyi oyuncu olmaya çalışan öğrencileriyiz sadece...

Oyunculuk anlamında kendinizi nasıl besliyorsunuz?

- Usta oyunları takip ediyorum. Bir de oyunculuk yaşam şekli, ben bunu öğrendim. şimdiye kadar ben birçok hata yapmışım, bu saatten sonra o hataları tekrarlamam.

Ne gibi hatalar?

- Bir ilişkim vardı, çok büyük bir hataydı. şimdi çok pişmanım. O ilişkiyi hiç yaşamamalıydım. Bana hiç yakışmadı. Davul bile dengi dengine derler ya! Ama sevdiğim, aşık olduğum zaman benim gözüm hiçbir şeyi görmüyor işte. Kendi bildiğimi okuyorum. Daha doğrusu eskiden öyleydi. şimdi bunun çok yanlış olduğunun farkındayım. Büyükler her zaman doğuruyu görüyormuş.

Davut Güloğlu’ndan mı bahsediyorsunuz?

- Yok, asla isim vermem.

4 AYDIR BİRİYLE GÖRÜŞÜYORUM

Uzun zamandır gözlerden uzaktınız. Neler yaptınız o inziva döneminde?

- Çok huzurlu ve sakin bir dönem geçirdim. Dediğiniz gibi her şeyden uzak kaldım. Zaten gece hayatım yok. ıçki hiç içmiyorum. Uzak kaldım dönemde de kendi içime döndüm. Tedavi etmem gereken yönlerim vardı, onları tedavi ettim.

Yalnız kalmayı seviyor musunuz?

- Hayır, aksin yalnızlığı hiç sevmem. Çok arkadaşım vardır.

Sizce aşkın bir tanımı var mıdır?

- Ben aşka inanmıyorum. 20 yaşında aşık olmuştum, bir daha hiç olmadım.

Şu an hayatında biri var mı?

- Görüştüğüm biri var. Dört aydır görüşüyoruz. Birbirimizi tanıma aşamasındayız. Hayırlısı olsun.

Tanıdığımız biri mi?

- Yok... Bizim sektörden değil.

ŞİDDETİ ASLA AFETTEMEM

Oyunda kadına şiddet konusu da işleniyor. şiddet olaylarının artmasıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

- Bence bu, bir erkeğin çok büyük acizliği... Bir kadına el kaldırmak, o erkeğin karaktersizliğini gösterir.

Sizin başınıza gelse, affedebilir misiniz?

- Asla... Böyle bir olay yaşasam, evli de olsam, üç çocuğum da olsa fark etmez, anında terk ederim. Bana göre değil tokat, koldan tutup sarsması bile şiddettir. Affettiğin zaman da eminim ki arkası gelir.

(Büşra Bozok Aytek / Hürriyet)

835
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.