Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Vücudum popüler olmayı reddediyor'

'Vücudum popüler olmayı reddediyor'

Mucizeler Komedisi müzikalinde yer yüzüne inmiş bir meleği canlandırarak 'artistliğe' de soyunan, şarkıcılıktan çok besteciliğe önem veren Mirkelam, "Her şeye rağmen alaturka biriyim," diyor.

Donat Bayer
Radikal Cumartesi


Mirkelam, Türk pop müziğinin en sağlam kalelerinden biri. Gerek sözleri gerekse besteleri bambaşka bir şarkı dünyasına işaret ediyor. Türk müziğiyle rock'ı en iyi biçimde yan yana getirenin de Mirkelam olduğunu söyleyebiliriz. Son albümü Kalbimde Parmak İzin Var, rock'tan çok pop'a yakın duruyor ama gene en iyi biçimde. Mucizeler Komedisi müzikalinde rol alan Mirkelam'la, yoğun iş temposu arasında şarkı yazarlığı, şarkıcılığı ve müzikal üzerine konuştuk...

Çıkışınız itibarıyla sürekli pop starlığınız vurgulanmaya çalışıldı. Asıl vurgulanması gereken şarkı yazarlığınız değil mi?
Teşekkür ederim. Ben bundan çok uzun yıllar önce Sadettin Kaynak kimdir sorusuyla yola çıktım. Leyla bir Özgecandır dediği zaman babam, bana bunun Sadettin Kaynak diye biri tarafından yazıldığını ve bu adamın gerçekten bir 'kaynak' olduğunu söyledi. Çok güzel besteler yapmıştı. Dolayısıyla ben beste ve söz yazarlığıyla başladım işe. Hiçbir zaman temam Elvis Presley olmadı. İlk çıktığımda bana ilah dediklerinde de, "Ben böyle bir şey olmak istemiyorum" diyebilmiştim. Ama cezasını da çektim.
Starlığa hayır demek güç olsa gerek.
Ben asla şarkıcı olmak istemedim. Çok iyi bir şarkıcı olduğumu da düşünmüyorum. Sadece sesimi bu bestelerde iyi kullanıyorum. Ses tonum Türkiye'de çok kullanılabilen bir ton değil. 80'lere yakın. İnce, lirik tenor dediğimiz ses rengi. Benim için ilgi çekici olan işin mutfağı, alt yapısı. Şarkı söylemek çok keyifli ama bir şarkı yazmak bambaşka bir boyut. Bu şarkıları en iyi lanse edebilecek kişi olduğum için şarkı söylüyorum.

Çıktığınızda bir anda parladınız. Sonrası inişli çıkışlıydı. Sizin tercihiniz miydi?
Hem kendi tercihim, hem de mecburdum. Vücudum popüler olmayı reddediyor. Sanatçıların hepsi anti-popülisttir. Bundan 20 sene önce bambaşka bir anlayış vardı ve ben onunla büyüdüm. Popüler olmayı seven bir insan değilim. Gerçi bir şarkıcının bundan hoşlanması lazım. İlk çıktığım gün, koşarken altta 'müzisyen' yazıyordu. Bu çok önemli. Yapılan iş popüler olunacak bir iş değildi. Her Gece fazlasıyla karışıktı. Onu sevdiren tarzı, klip ve basının oluşturduğu imaj oldu. Bu saatten sonra sadece bestecilikle kalabilir misin? Hayır. Anti-popülist büyüdüm ama popülerim. Ne yapayım şimdi, intihar mı edeyim?

Rock ve alaturka
Tüm albümlerinizde rock ve Türk müziği öğelerini büyük bir uyum içinde yan yana getiriyorsunuz.
Benim avantajım, ben rock dinlerken, evde babam sayesinde sürekli alaturka müziğin dinlenmesiydi. Ayrıca babam akordeonla Fransız şansonları da çalardı. Hep bu birleşimi merak ettim. Şarkı söylemeye başladığım ilk yıllarda heavy metal söylüyordum. O dönem Saint-Joseph'te solisttim. Rock söylüyordum, ama gırtlağım hep alaturkaya kayıyordu. Makamları bilmiyordum, ama bir şeyler beni o tarafa çekiyordu. İskender Paydaş da büyük bir avantaj oldu. İskender, Led Zeppelin gibi rock gruplarını dinleyerek büyümüştü. İskender'in bilgisi, benim içimden gelenler; sonuçta böyle bir şey çıktı ortaya.

Son albümünüz rock'tan çok pop müziğe yakın duruyor.
Ben tüm albümlerimde farklı noktalara gitmeye çalışmışımdır. Hiçbir zaman aynı işi tekrarlamak istemem. Ama bu bir risk. Yeni albüme gelecek olursak, Aşk Garibi'nde altta bir 'loop' dönüyor, üstteyse makamsal bir melodi var. Bu da bir birleşim. Altta dönen ritm bir Afrika ritmi. Sonuçta her şey birikimle ilişkili. Herkesin birikimi farklı.

Şarkı sözleriniz şiiri andırıyor.
Aslında ben roman yazmak istemişimdir, şiir yazmak, şair olmak istemişimdir. Şair olamadığım için bunu yapıyorum. Film çekmek istemişimdir ama çekemediğim için klip çekiyorum. Ancak, şiir ve şarkı sözü çok farklı. Şarkı sözü insanı çok kısıtlayabiliyor. Yazmak çok zor, iyi şair olmayı gerektiriyor. Esasında ne kadar çok insanla bir araya gelirseniz o kadar iyi olur. Benim çok iyi bir bestecim, söz yazarım, klip yönetmenim olsa kendimi daha ön plana çıkarabilirim.

Yeni albüme başladınız mı?
Yeni albümü seneye çıkarmayı planlıyorum. Ben bu albümdeki şarkıları üç sene önce yaptım ama 2004'te çıkarabildim. Bunda araya giren hayat tarzı ve aranje hızının etkisi büyük. Yeni albümü diğerlerine göre daha çabuk tamamlayacağım için yardım almaya çalışıyorum. Eskiden herkes birbiriyle çalışırdı. Şimdiki müzisyenlerin sanat adına iletişimleri yok.

Mucizeler Komedisi nasıl gidiyor?
Olağanüstü bir şey. Müthiş bir kadroyla çalışıyorum, Işıl Kasapoğlu, Şener Şen, Meltem Cumbul, Özlem Tekin... Bence Türkiye'de daha çok müzikal yapılmalı. Ama çok zor, 40-50 kişiyi bir araya toplayıp iki ay çalışmak. Ayrıca bir müzikalde iyi yönetmen, iyi yapımcı, iyi aktörler, iyi şarkılar bir araya gelmeli. Şarkı söylemenin dışında dans edebilmelisin, aktörlük yapabilmelisin. İşin en çok aktörlük yanından tedirgin oluyorum. Oyundaki rolüm, korkak erkek melek. Bana çok uygun bir rol. Gerçi pek melekliğim kalmadı ama... Bir karakteri canlandırıp şarkı söylemek, 30 kişiyle birlikte dans etmek gerçek bir şölen. Bu, Türk halkının uzun zamandır karşılaştığı müzikallerin en büyüğü.
352
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.