Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Uzun sürmüş sonbahar

Uzun sürmüş sonbahar

Şöhreti 40'ından sonra yakalayan Susan Sarandon, temposundan ve güzelliğinden bir şey kaybetmedi. Oscar'lı Sarandon'ın geçen hafta Türkiye'de iki filmi birden gösterime girdi.

Cuma günü sinemalarımızda gösterime giren filmlerden 'Yeni Yıl' ve 'Aşka Davet'in ortak özelliği, ikisinin de künyesinde başrol oyuncusu olarak yer alan Susan Sarandon ismi. Uzun bir aradan sonra Türkiyeli sinefillerin karşısına iki filmle birlikte çıkan Oscar'lı oyuncu Sarandon'ı, Hollywood'un en kendine has isimlerinden biri olarak tarif etmek yanlış olmaz.

Özellikle de oyuncuların 20'li veya 30'lu yaşlarında parladığı Hollywood'da Sarandon, bu kuralın dışına çıkan bir isim. Her ne kadar oyunculuk kariyeri 1970'e kadar uzansa da Sarandon'ın sinema dünyasında en önemli çıkışını 45 yaşındayken Geena Davis ile rol aldığı 1991 tarihli 'Thelma ve Louise'le yaptı. Sarandon, toplumun muhafazakâr değerlerine acımasızca saldıran bu filmle birlikte yıllar boyu sürecek marjinal ve eleştirel yanını da ilk kez sergileme fırsatı buldu.

Ölüm Yolunda ile Oscar
Bundan sonra ise başarılarının ardı arkası kesilmedi. Bu film dahil olmak üzere 'Lorenzo'nun Yağı' (1992), 'Müşteri' (1994) filmleriyle üç kez Oscar'a aday gösterilen Sarandon, Tim Robbins'in yönettiği 'Ölüm Yolunda' (1995) ile, her oyuncunun rüyasını süsleyen Oscar'ı 'En İyi Kadın Oyuncu' dalında kucakladı.

İşini kaybetme pahasına...
Susan Sarandon'ı tanımlamak için oyunculuğu dışında çeşitli yönlerinden de bahsetmek gerekiyor. Örneğin iyi bir anne, (Oyuncunun, Franco Amurri'den bir kız, Tim Robbins'ten ise iki erkek çocuğu bulunuyor), inançlı bir politik aktivist (politik tavır sergilemekten hiç kaçınmayan oyuncu, son olarak işini kaybetme pahasına Irak müdahalesine karşı yürütülen eylemler içinde yer aldı ve ABD'deki seçim döneminde Bush karşıtı kampanyada önemli rol oynadı) ya da 60 yaşına merdiven dayamasına rağmen çekiciliğini yitirmeyen bir kadın.

2004 yılını yoğun bir tempoyla geçiren Sarandon yıl içinde üç filme imza attı. Yarın gösterime girecek filmleri dışında sanatçının Jude Law'la başrollerini paylaştığı, 60'ların İngiliz sinemasına ait bir klasiğin yeniden çekimi olan 'Alfie' de 18 Şubat 2005'te Türkiye'de vizyona girecek. ABD'nin Cinema Confidental dergisi muhabirleri bu yoğun tempo arasında Sarandon'la görüşmeyi başarmış:

Yıl içinde biri Jennifer Lopez'le biri Jude Law'la iki filme imza attın. Bütün bunlardan sonra 'Yeni Yıl' gibi çok daha mütevazı bir film neden?
Toronto'da çalışırken Chazz (yönetmen) beni görmeye geldi. Onunla çok iyi anlaştım, hikâye de çok hoşumu gitti.

'Yeni Yıl'da içine kapanık ve yalnızlığı seçen bir karakteri canlandırıyorsunuz. Böyle bir karaktere bürünmek sizin için zor olmadı mı?
Hayır, hayır. Her dışa dönük insanın içinde mahçup bir insanın var olduğuna inanıyorum. Herkeste, kendini insanların dışındaymış gibi hissetme potansiyeli vardır, herkes biriyle yakın ilişkiye geçmek için cesarete ihtiyaç duyar, herkes sevilmek ister. Ben de çok çekingen büyüdüm hâlâ da insanlar önünde konuşurken rahat edemem.

Şimdi yaşınız ilerlediği için kendinizden çok daha emin olmalısınız?
Evet; sevdiğiniz işi yaptığınızda kendinizden çok daha emin oluyorsunuz.

Chazz gibi oyunculuk deneyimi olan yönetmenlerle çalışmak nasıl?
Daha kolay, tabii iyi bir yönetmen olması öncelikli koşul. İyi geçindiğiniz, aynı dilden konuştuğunuz, ilgili ama aynı zamanda kamerayı nereye koyacağını bilmeyen insanlar da var. Bence ikisi de gerekiyor.

Kariyerinizin en verimli, en yaratıcı döneminde olduğunuz söylenebilir mi? Ajandanızda hep yeni bir film oluyor.
Daha önce de böyle dönemlerim oldu. Kariyerim hep ani hamlelerden oluştu, yalnızca çocuklarım olunca birer sene ara vermek durumunda kaldım.

Belli ki annelik sizin için öncelikli. Yoğun iş temposuyla birlikte yürütme marifetini nasıl gösteriyorsunuz?
Aslında gösteremiyorum. Her annenin bu problemi vardır. Çocuklar büyüdükçe daha fazla çalışma imkânı buluyorum.

Yaşınız ilerledikçe daha da çekici oluyorsunuz. Bu hayranlık verici görünümüzü nasıl koruyorsunuz?
Ciddi olarak cevaplayacak olursam kesin bir şey söylemem zor. İnsanlar bana bunu sordukları zaman genelde 'Sigara içmeyin' diyorum, 'cilt için çok korkunç'. Hayatıma ve çocuklarıma ilgi gösteriyorum, bu beni besliyor. Bugünlerde biraz yorgunum ancak sağlığımı korumaya özen gösteriyorum.

'Alfie' de 'Aşka Davet' de eski filmlerin yeni çekimleri. Sizi bu yapımların içinde bulunmaya teşvik eden ne oldu?
Özellikle, yeniden çekimlerde yer almak zorunda hissettiğim için değil, 'Aşka Davet'in çok neşeli olduğunu ve 'Alfie'nin muhteşem olduğunu düşündüğüm için yer aldım. Aslına bakarsanız film çevirmeyi seviyorum. Bunun en önemli nedenlerinden biri de insanların önüne umut veren filmler koyma olanağı. Benim bütün filmlerimin böyle bir yanı var.
(Radikal)
382
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.