Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Uzaylı değilim'

'Uzaylı değilim'

Yener, "televizyon programlarına katılıyorum, ama hepsine kendim olarak gidiyor ve kendi konseptimi taşıyorum. Gitmemek orayı küçümsemek olur. Ayrıca gerçekten uzaylı gibi değilim. Popüler kültürün şarkıcısıyım" dedi.

Hande Yener, medyada "iki gay'in rol aldığı ve seks oyuncaklarının kullanıldığı" diye bahsi geçen "Hipnoz" klibiyle son zamanlarda çok konuşuldu. Klip için 'sado mazo' dendi. Sonra da RTÜK yasakladı/yasaklayacak. İşte hem bu meseleyi hem de kendisiyle ilgili diğer eleştirileri, Ayşe Hatun Önal'lı dedikoduları filan sormak üzere evine gittim Hande'nin. Türkçe pop üzerine tartışılacak tespitler yapan Hande bununla yetinmedi, son klibiyle dalga geçen özel pozlar verdi.

Son klibin epey konuşuldu, didiklendi. Ama ben en çok "klipte oynayan iki gay" lafına takıldım. Kim onlar, klipte neredeler?
Herhalde o gay'lerden biri benim! Ben olduğumdan şüpheleniyorum. Bunu yazanlar kör olduğu için yapacak bir şey yok. Benimle beraber diğer klip arkadaşımı da (deriler giymiş adamdan bahsediyor) öyle yargılamış oldular.

"Gay ikonu" etiketi ve "en çok gay barda eğleniyorum" açıklamaların... Gay'ler üzerinden prim yapmaya çalışma durumu var mı?
Hayır, ama hep bu tarz sorular geliyor. "Gay ikonusunuz" diyorlar. Akabinde bir gay sorusu geliyor. Gelince de konuşuyorum.

Peki klipte son durum nedir? RTÜK duruma el attı mı cidden?
En son RTÜK Başkanı'nı aradım. "İnceleyelim bari" dedi! Yoksa öyle bir şey akıllarına bile gelmeyecekti. Çünkü RTÜK de çıkan haberlerden dolayı benim reklam yaptığımı düşünmüş. Oysa alakası yok. Sadece gazetede çıkan o haberden sonra müzik kanalları çekindiler "Acaba yasak geldi mi" diye.

Madem bu kadar sansasyon yarattı, bari daha sert bir klip yapsaydım dediğin oldu mu? Çünkü aman aman bir durum da yok klipte...
(Gülerek) Valla her an canlı yayında bir şey yapabilirim! Sonra bir daha davet etmezler herhalde!

UZAYLI OLMAK İSTEMİYORUM
Canlı yayın demişken, farklı bir müzik yapıyorsun ama sonra kalkıp Petek Dinçöz'e ya da benzeri bir programa konuk oluyorsun. Bunu hiç anlamıyorum...
Ama ben uzaylı olmak istemiyorum ki! O programlara yine kendim olarak gidiyor ve kendi konseptimi taşıyorum. Gitmemek orayı küçümsemek olur. Bir de gerçekten uzaylı gibi değilim. Popüler kültürün şarkıcısıyım. "Hande alternatif oldu" lafını kabul etmiyorum.

Bence Hande popüler müzikte bir devrim yarattı! Yeni bir standart yakalamaya çalıştı, çalışıyor. Teknolojiyi kullanıyor. Hande şu anda bunu kabul ettirmeye çalışıyor sektöre. Son iki albümüyle bunu başardı da. En büyük desteğim de dinleyici oldu. Değişimime gerçekten inandılar. Onların gözü önünde mastırımı yapıyorum şu anda.

Şu sıralar her yeni albüm çıkaran sana laf sokuşturuyor. Nasıl hissediyorsun, nasıl başa çıkıyorsun bu vıdı vıdılarla?
İnsanın bazen kafası atabiliyor. Ki bu ülkede zoru başarmışken, hálá başka bir şey konuşuluyor. Oysa konserlerim dolup taşıyor. Hayatımda en çok konseri "Romeo" şarkısı döneminde yaptım. Bunları bilmeden insanlar çok fazla yorum yapıyor. Bir de ilk kez böyle oluyor. Şaşırıyorum. Sekiz yıl boyunca alışık olmadığım için. Kendi dünyamla ilgileniyorken, başka bir şeyin mücadelesini verirken böyle garip garip saldırılar her yerden... Çok demode geliyor.

AVRUPA'DAKİ MELODİLER ÇOK GÜÇLÜ DEĞİL
Hayal ettiğin nokta nedir? Nereye kadar gidecek Hande Yener?
Kesinlikle dünyaya açılacağım. Önce hayal etmek lazım biliyorsun. Evrene bunun enerjisini yolluyorum.

Bu tarz müziği yapan çok insan var yurtdışında. Kendini nasıl kabul ettireceksin?
Şu anda melodisi çok güçlü şarkılar görmüyorum Avrupa'da. Soundlar, fikirler yeni, ama bir sadeleşme var. Öncelikle "Romeo" şarkısına çok güveniyorum. Yeni bir düzenlemeyle çıkaracağız o şarkıyı.

Avrupa derken, Londra herhalde... Orayı mı hedefliyorsun?
Evet tabii. Almanya da olabilir. Orada da büyük firmalar var. İngiltere pazarına girmek ilk başta zor. Kendi şarkıcılarıyla daha çok ilgileniyorlar. Ama bu iş kısmet. Benim inadım ya da iddiam, orada bir şey göstereceğim durumu değil. Kendi müzikalitemi o derece yükseğe çekmek istiyorum. Dünyanın dikkatini çekecek kadar. Türkler'e nasıl baktıklarını sen de biliyorsun. Bir şekilde hepimizin bu yelpazeyi göstermesi gerekiyor.

O LEVEL'I BEYİNDE ATLAMAK LAZIM
Son albümündeki şarkılar için "şarkı gibi değil" ve "birbirinin tekrarı olmuş" eleştirilerine ne diyorsun?
Okumadım bu eleştirileri, ama biraz albümü dinlemek lazım. Yeni bir tarza alışmanız için o tarzı çözmeniz gerekiyor. Eskisiyle karşılaştırmamalı. O level'ı beyinde de atlamak lazım. O yüzden çok dinlemeli ya da biraz daha zaman vermeliler.

Bir de "Pinokyo" şarkısıyla "Romeo" şarkısının yakın akraba durduğuna dair yorumlar var.
İsim benzerliği sadece, yoksa melodileri değişik. Birinde üç tekrar var, diğerinde iki. Ayrıca şarkıların yürüyüş ritmi ve bas reef'leri çok farklı. Elde bir siyah beyaz kumaş var. Ama farklı şeyler üretilmiş. Alakası yok. Aslında "Yarasa" daha çok benzer "Romeo"ya.

Eski bir şarkını bu formatta, yani elektronik düzenlemeyle yeniden söyler misin?
Şişhane ile kaval durumu olur! Öyle bir şey yapamam. Müzikle dalga geçemem. Pop müzikte üç stil var. Biri Sezen stili. İkincisi, Nilüfer'in Kayahan'la beraber oluşturduğu stil. Üçüncüsü de Ajda Pekkan'ın cover şarkılarla dolu stili. Onun dışında başka bir stil yok. Onların devamı ya da yan sanayileri var. Bu yüzden de Türkçe pop batmıştır! Şimdi o yan sanayiler de yok. Son 15 yılda çıkanların hiçbiri eski popülerliklerinde değil. Bunu gördüğüm için ilerledim.

Kenan Doğulu ve Tarkan?
Hayır, onlar devam ediyorlar.

AYŞE HATUN ÖNAL'A DESTEK OLDUM
Anlaşıldı, asla "best of" yapamayacaksın. Eski şarkılar içinde olamayacağına göre...
Bir best of olursa "Apayrı" albümünden itibaren olur. Eski şeyleri sevmiyorum. Ayrıca yeni nesil de beni yeni tarzımla tanıyor.

Ya ilk çıktığın gibi devam etseydin?
Türkçe popa öyle devam etseydim, müziğe devam edemeyebilirdim! Son zamanlarımda artık sahnede saat sormaya başlamıştım. Ne zaman bitecek diye. "Napıyoruz ki biz?" diyordum. Millet eğleniyordu tabii. Şu anda da eğleniyorlar, değişen bir şey yok.

Evet, Serdar Ortaç'la... Peki o ne yapsın?
Soru neydi? Duyamadım!

Tazminat ödeyecek misin Serdar Ortaç'a? Öyle bir karar çıkmış.
Temyize gittik şu anda.

Şu dedikodu doğru mudur: Ayşe Hatun Önal, albüm hazırlığı yaparken seninle beraber çalışan aranjör Erdem Kınay'la düzenlemeleri yapmak istemiş. Ama sen iki katı para verip Erdem'e, "Hayır, benimle çalışacaksın" demişsin!
Birincisi, iki katı para kimseye vermem! Ayrıca ben çok destekledim Ayşe Hatun'u. Albümünün çıkması için Erol Köse'yle görüştürdüm. Ama anlaşamadılar. Erdem'le ise sahnede sorunlar yaşadık. Ondan yeni albüm yapma enerjisi alamadım. Ben de işime baktım. Kimseyi kapatmam da söz konusu değil.

"ŞU YAŞA GÖRE GİYİN" GİBİ ŞEYLERE TAKILMAM
Şu anda belki sırat köprüsünde yürüyormuşum gibi görünüyor. Ama niye on sene sonra yapayım ki istediğim müziği? Ayrıca şimdiki gençliğe çok inanıyorum. Enerjileri çok üstün.

Madonna'nın varlığını bilmek çok iyi bir his. İnancımı yüzde yüz verenlerden biri odur!

Son albümü yaparken hakikaten hipnoz olduk. Son altı ayımızı hatırlamıyoruz! Hatta Erol Temizel evlenecekti, bir türlü evlenemedi. "Şu albüm bitsin, daha sonra" dedi. Ve nihayet dün evlendi.

"Nasıl Delirdim" bir deneydi, bu albüm daha bilinçli bir deney oldu. Ama artık bu kadar sık albüm yapmayacağım. Biraz duracağım.

Yaş olayını aştım. Şu yaşa göre giyin, şöyle davran gibi şeylerim de kalmadı. Zaten bunları atlatınca hiç sorun kalmıyor.
(Hürriyet)
421
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.