Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

TÜSİAD: Cinsiyet ayrımcılığı her yerde

TÜSİAD: Cinsiyet ayrımcılığı her yerde

TÜSİAD tarafından hazırlatılan bir raporda, cinsiyet ayrımcılığının kadınların eğitim, iş ve politik temsil ve olanaklardan yeterince yararlanmasına engel olduğu ifade edildi.

TÜSİAD tarafından hazırlatılan "Kadın Erkek Eşitliğine Doğru Yürüyüş" adlı rapor, kadınların eğitim olanaklarından yeterince yararlanamadığını, çalışma yaşamında yeterince yerini alamadığını ve siyasal süreçlere aktif olarak katılamadığını ortaya koydu.

TÜSİAD raporuna göre, 1999 yılında 12 ve üstü yaş grubunda okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 94.2ye ulaşırken kadınlarda bu oran yüzde 77.4te kaldı.

262 sayfadan oluşan raporu Ankara Üniversitesi (AÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Mine Tan ve Doç. Dr. Serpil Sancar Üşür ile ODTÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Yıldız Ecevit, altı aylık çalışma sonucunda hazırladı.

Rapor, "Eğitimde Kadın-Erkek Eşitliği ve Türkiye Gerçeği", "Çalışma Yaşamında Emeğinin Kullanımı ve Kadın-Erkek Eşitliği" ve "Siyasal Süreçlere Katılımda Kadın-Erkek Eşitliği" başlıkları altında üç bölümden oluşuyor.

Sekiz yıllık zorunlu eğitim kadınların yolunu açtı

Prof. Dr. Mine Tan, Türkiye'deki eşitsizliğin okul öncesi eğitimden başladığını, ilköğretimde de devam ettiğini kaydederek, 8 yıllık zorunlu eğitime geçişle birlikte son üç yılda kız öğrenci sayısının arttığını belirtti.

Rapora göre, kadınların eğitim alanında durumu şöyle:

- 1999 ylı verilerine göre 12 ve üstü yaş grubunda okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 94.2'ye ulaşırken kadınlarda yüzde 77.4'te kalmıştır.

- 1998 yılı verilerine göre Türkiye'de 15-49 arasında hiçbir eğitimi olmayan kadın oranı yüzde 16.7'dir. Mutlak sayılarla ifade edildiğinde bu, 2 milyon 877 bin 857 kadının eğitime erişim hakkıyla ilgili hiçbir olanaktan yararlanamadığı anlamına gelmektedir. Bu kadınların yüzde 42'si Diyarbakır, Erzurum ve Şanlıurfa'da yaşamaktadır

- Eğitimsiz kadınların oranı Batı'dan Doğu'ya doğru ve göç alan bölgelere doğru artmaktadır. İzmir çevresinde yüzde 8.1 olan bu oran, Diyarbakır yöresinde yüzde 42 ile en yüksek noktaya ulaşmaktadır

- 1999-2000 ders yılında Türkiye üniversitelerinde 23 bin 99 kadın öğretim elemanı çalışıyor ve kadınlar toplamın sadece yüzde 35.42'sini oluşturuyor.

Kadın emeği geriliyor

Raporun, "Çalışma Yaşamında Kadın Emeğinin Kullanımı" ile ilgili bölümde ise çalışma yaşamındaki ayrımcılığa yer verildi. Buna göre, kadınların işgücüne katılım oranları 1950'li yılların ortalarından beri sürekli düşüyor.

Raporda şu veriler yer alıyor:

- 1955'de yüzde 72 olan işgücüne katılım oranı 1999'da yüzde 29.7'ye geriledi.

- Kentlerde kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 15.8 iken kırsal alanda bu rakam 47.6 olarak gerçekleşiyor.

- Kadınların işgücüne katılımları yaşa bağlı olarak da önemli dalgalanmalar göstermektedir. Bu dalgalanmalar kentsel alanlarda öne çıkmaktadır. Kentlerde kadınların işgücüne katılımları en yoğun olarak 20-24 yaş grubunda gerçekleşmektedir.

Bu yaş grubundan sonra evlilik, ev işleri ve çocuk doğurma gibi nedenlerle katılım düşmekte ve 40 yaşlarından itibaren işgücüne katılım zayıflamaktadır.

Kadınlar Mecliste temsil edilmiyor

Kadınlara yönelik cinsiyet ayımcılığı eğitim ve istihdam ile sınırlı kalmıyor. Siyasal süreçlere katılımda da kadınlar karşı cinse göre hayli geride bulunuyor. Türkiye'de kadınların parlamentodaki oranı yüzde 4.2 ile sınılı kalıyor. Dünya üzerinde kadınların parlamentodaki dağılım oranları incelendiğinde Türkiye 101. sırada yer alıyor.
288
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.